‘Erken yaşta evlilik, kadın kırımıdır’

16:11

JINHA


AMED -  Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) bileşeni kadınlar öncülüğünde, Diyarbakır Sümerpark Resepsiyon Salonu’nda dün başlayan “Erken Yaşta Evlilik Çalıştayı” bugünde atölye çalışmaları ile devam etti.


DÖKH bileşeni kadınlar, “Erken Yaşta Evlilik Çalıştayı”nı, bugün yaptıkları atölye çalışmaları ile sürdürdü. Kadınlar, “Erken yaşta evlilikte eğitim”, “Sağlık”,“ Hukuk ve Medya” başlıkları altında tartışma yürüttü.  İlerleyen günlerde açıklayacakları sonuç bildirgesinde, bu sorunlar üzerine atılacak adımları ortaya koyacaklarını belirttiler.


Koşulsuz 18 yaş sınırlaması


Erken yaşta evliliklerde hukuk sorunlarına değinen Av.Ruşen Seydaoğlu, “Çocuk yaşta evlilikler aynı zamanda bir kadın kırımı politikası olup, devlet tarafından kurumsallaşmıştır. Anayasada yer alan 18 yaş sınırlaması koşulsuz olarak yasaya geçmeli ve ebeveyn izni gibi çocuk evliliklerin önünü açan şartlar ortadan kaldırılmalıdır. Aynı zaman da ulusal mevzuatta çocuk tanımının yeniden yapılması gerekli” ifadesine yer verdi.


Kadınların gördüğü şiddet ve toplumsal baskıyı basın ve sinema boyutuyla ele alan Özlem Çelik ve Devin Özgür Çınar, “ Basın dilinin değişmesi için haberciliğe ilk başlandığı an da ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği’ dersi verilmelidir. Kadın cinayetlerinde kadından ziyade,  katili erkek ön plana çıkartılmalıdır” diyerek, gazetelerin internet portalında sürekli bir kadın bedeni kullanımının söz konusu olduğunu belirtti. Devin ayrıca, reyting uğruna kadınların kullanıldığına işaret ederek,” Ekranları açtığınızda spor haberlerine bakıyorsunuz, karşınıza sporla alakası olmayan oldukça genç ve alımlı kadınlar çıkıyor. Bu kadınlar 30’lu yaşlarını aştıklarında ise onları ekranda göremezsiniz” dedi.


Kadın Akademisi’nden Zöhre Taş, “Erken yaşta evliliklerin önüne geçmek için alternatif eğitim alanları oluşturmalıyız. Bir bütün sistemden kopmamız mümkün değil ama onu dönüştürecek güce sahibiz” derken,  Ses Genel Merkez Kadın sekreteri Bedriye Yorgun, çocuk yaşta evliliklerin bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olduğunu belirtti. Bedriye, “Çocuk gelinlerin cinsellik, annelik, doğurganlık, doğum kontrol noktasındaki toplumsal durumunun yanında eğitim durumunu da tartışarak kadın bedeni üzerindeki dinsel ve bilimsel bakışı irdeledik” açıklamasında bulundu.


Fotoğraf: Esra Gültekin


(eg/zd)