‘Kadınlar barışta da çözümde de rollerinin farkında’
09:33
Mizgin Tabu – Derya Ceylan / JINHA
AMED – Bugün Diyarbakır Evi’nde iş kadınları ile gerçekleştirilen kahvaltıyı değerlendiren DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk, “Burada gördük ki kadınlar artık kendine güveniyor ve kendilerini değişim gücü olarak görüyor. Kadınlar, barışta da çözümde de rollerinin farkındalar” derken; savaşlardan sonra toplumların sendrom yaşadığını dile getiren DOGÜNKAD Yönetim Kurulu Başkanı Nevin İl ise, “Savaş sonrası kadınlar evlerine çekilmişlerdir. Biz de dünyada yaşanan bu örnekleri tersine çevirebiliriz” şeklinde konuştu.
Demokratik Toplum Kongresi(DTK), Demokratik Özgür Kadın Hareketi(DÖKH) ve Diyarbakırlı İş Kadınları, Diyarbakır Evi’nde kahvaltıda bir araya geldi. Diyarbakırlı iş kadınlarıyla gerçekleştirilen ilk kahvaltıda kadınlar, sürece ilişkin tartışmalar yürüttü. Kadın olarak sürece nasıl dahil olacaklarını, taleplerini nasıl dile getireceklerini tartışan kadınlar, çözüm sürecinin gelişimine olumlu bakıyor.
‘Silahların susmasını, iş kadınları olarak çok önemsiyoruz’
DOGÜNKAD Yönetim Kurulu Başkanı Nevin İl, Ortadoğu ile birlikte Bölge’de de bir hareketlilik başladığına dikkat çekti. PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla silahların geri çekilme sürecinin başlayacağını dile getiren Nevin, “Bizim açımızdan çok önemli ve olumlu bir gelişmedir. Silahların susmasını iş çevresi ve iş kadınları olarak çok önemsiyoruz. Bunun hem Kürtler açısından hem de kadınlar açısından bir fırsat olduğunu düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Gerçekleştirdikleri sohbette süreci tartıştıklarını belirten Nevin İl, “Yeni şekillenen bölgemizde kadınlar olarak biz nasıl birlikte davranacağız? Neler yapacağız? Ortak bir şekilde nasıl çalışacağız? Yeni oluşan süreçte biz nasıl yerimizi alacağız? Taşların yerinden oynatıldığı bu süreçte bizim etkimiz ne olacak? sorularını tartıştık” dedi. Kürt kadını ve iş kadını kimliğiyle tartışmaların devam ettiğine işaret eden Nevin, kadınlar olarak sürecin içinde yer almanın, kadının özgürlüğü konusunda ciddi etkiler yaratacağını düşündüğünü kaydetti.
‘Kadınlar, süreci tersine çevirebilir’
Savaş sonrası ülkelerde ciddi sendromlar yaşandığına da vurgu yapan Nevin, Kürt halkının da aynı tehlikeyle yüz yüze kaldığını söyledi. Nevin İl, konuya ilişkin “Savaş sonrası kadınlar evlerine çekilmişlerdir. Biz de dünyada yaşanan bu örnekleri tersine çevirebiliriz. Bu açıdan bu tür çalışmaları çok önemsiyoruz ve katılacağız. Kadınların tekrar savaş sonrası eve dönmelerini engelleme konusunda elimizden geleni yapacağız” açıklamasında bulundu.
‘Süreç, iş dünyasında da yeni bir çığır açtı’
Oluşturulan komisyonun ‘Akil Adamlar Komisyonu’ yerine ‘Akil İnsanlar Komisyonu’ olmasını beklediklerini belirten Nevin, kadının temsiliyetinin de komisyonda olması gerektiğini dile getirdi. Nevin, barış talebini en çok kadınların dillendirdiğini söylerken, “Savaşın mağdurları kadınlar ve çocuklardır. Acısını da kadınlar yaşar. Bu açıdan akil insanlar bir söz söyleyecekse, bunun yarısı kadınlar, barış anneleri, şehit ailelerinin olmalıdır. Tüm kesimlerden kadınların temsiliyetinin sağlanması önemsenmelidir. Her iki tarafın da bu konuda hassasiyet göstermesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Sürecin iş dünyasında da yeni bir çığır açtığını vurgulayan Nevin İl, “Bölgemizin de iş dünyasının da bu fırsatları çok iyi değerlendirerek Kürt sorununda atılacak demokratik adımlarla gerekeni yerine getirecek ve Ortadoğu’dan payını alacaktır” şeklinde konuştu.
‘Kentin kimliği ve yüzünün netleştiğini görüyoruz’
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Üyesi olan iş kadını Vecdet Dikan Şeyhanoğlu, tarımsal faaliyetlerle ilgilenmekte. Vecdet, erkeklerin bir araya geldiğinde genelde paradan konuştuğunu söylerken, kadınlar olarak kendilerinin sıcak ve verimli bir sohbet gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Diyarbakır’ın süreçten etkilenmesinden kaynaklı ticari anlamda bir ivme kazanamadığını dile getiren Vecdet Dikan, sürecin kentte gelişecek turizm ile ticari yapısının da etkileneceğini belirtti. Kentin dışarıya verdiği göç ile birlikte iş kadınları ve iş adamlarının da tutunamadığını dile getiren Vecdet, “Bugünden sonra kentin kimliğinin ve yüzünün netleştiğini görüyoruz” şeklinde konuştu.
‘Kadın dayanışması, sürece farklı bir anlam kazandıracak’
Demokratik Toplum Kongresi(DTK) meclis üyesi ve inşaat mühendisi olan Fatma Kuyucu, bugüne kadar sivil toplum örgütleri ve siyasal alandaki kadınların bir araya geldiğini fakat iş kadınları ile çok az bir araya gelindiğini ifade etti. Yaşamın tüm alanlarında devam eden mücadelenin yeni bir süreç başlattığını dile getiren Fatma, bu sürece iş kadınlarının da katkısı olacağına olan inancını belirtti.
Kadın dayanışması ile sürecin farklı ve anlamlı bir boyut kazanacağının altını çizen Fatma, “Savaşı getiren erkektir. Bu nedenle çalışmaları yürütecek komisyonlar için kadınların ‘Biz de varız’ demesi gerekiyor. Savaşı getiren erkek oldu, barışı getiren kadın olacak” ifadelerine yer verdi.
‘Kadınlar süreç için heyecanlı’
Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı ve Van Bağımsız Milletvekili Aysel Tuğluk, Amed’de ilk defa iş kadınlarıyla bir araya geldiğini söyledi. Hem Kürt halkı hem de kadın mücadelesi açısından kadının özne olmasını, iradesini açığa çıkarmasını kader tayin edici bir anlam ifade ettiğini kaydeden Aysel, gerçekleştirdikleri toplantıda içinde bulunduğumuz süreçte kadınların nasıl etkin olabileceği, kadınların taleplerinin nasıl açığa çıkarılacağı, gerçek bir barışın ve çözümün nasıl olabileceği konusunda birebir sohbet ettiklerini dile getirdi. PKK Lideri Abdullah Öcalan tarafından başlatılan sürece dair bütün kadınların heyecan, destek ve katkı sunma isteği olduğunu ifade etti.
‘Mezopotamya’da Kürt halkına kötü bir kader tayin edildi’
Mezopotamya gibi kimliklerin, kültürlerin bir arada yaşadığı bir coğrafyada Kürt halkına kötü bir kader tayin edildiğine vurgu yapan Aysel Tuğluk, “Kadın kimliğinden dolayı Kürt kadınları dışlandı, yaşamın dışına itildi. Burada gördük ki kadınlar artık kendine güveniyor ve değişim gücü olarak görüyorlar. Barışta da çözümde de rollerinin farkındalar” ifadelerine yer verdi. Bugünden sonra kadınların daha çok ortak seslerini çıkaracağı mücadele alanları yaratma gerekliliğine de işaret eden Aysel, şöyle dedi:
“Kimimiz iş kadını, kimimiz siyasetçi, kimimiz ev kadını olabiliriz. Fakat kadın olmaktan dolayı ortak sorunlar yaşıyoruz. Kürt kadınları artık kendi kaderlerini değiştirebileceklerine inanıyorlar. Eşitlik özgürlük demokrasi mücadelesinde kendi rollerini ve misyonlarını doğru tanımlıyorlar. Kürt kadını çok bedel ödedi… Mücadeledeki yeri çok önemlidir. Böylece kadınlar kendi kimliklerini kabul ettirdiler. Yine mücadele ederek ve bedel ödeyerek kendi özgürlük mücadelemizi kadın olmaktan kaynaklı haklarımızı; hem kadın kimliğimizi hem de ulusal kimliğimizi başarıya ulaştıracak güçteyiz. Kendimize inanıyoruz ve güveniyoruz. Kürt kadınları bir şey yapmak isterlerse mutlaka başarılı olurlar. Biz de özgürlük ve demokrasi bayrağını yükseltme temelinde bir kararlaşmayı yaşıyoruz. Buradaki kadın arkadaşlarımızla aynı duyguyu hissetmek bir şeyler yapma ve bir şeyler katma konusundaki iradeleri çok umut vericidir.”
Foto: Derya Ceylan
Kamera: Mizgin Tabu
(gk)

