‘Tarih, bu rapora olumlu oy verenleri unutmayacak’
16:14
JINHA
ANKARA - TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nun 28 Aralık 2011’de sınır ötesi operasyonla Türk Hava Kuvvetlerine bağlı uçaklarca 34 köylünün bombalanarak katledilmesi olayını araştırmak amacıyla oluşturduğu Uludere Alt Komisyonu'nun hazırlamış olduğu raporu oylamak için toplanması üzerine, İnsan Hakları Örgütleri, 27 Mart 2013 tarihinde TBMM önünde bir araya gelerek, oylanacak rapora ilişkin kaygı ve hassasiyetlerini dile getirdiler.
MAZLUMDER, İHD, THİV ve Roboski İçin Adalet Girişimi'nin düzenlediği ve örgüt temsilcilerinin açıklamalar yaptığı eylemde MAZLUMDER adına, yapan Ahmet Faruk Ünsal, “28 Aralık 2011’de, Türk Hava Kuvvetlerine bağlı uçaklarca 34 köylünün öldürüldüğü olayı araştırmak üzere TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tarafından oluşturulan Uludere Alt Komisyon Raporu, muhalif oylara karşın Alt Komisyon tarafından oy çokluğuyla kabul edildi” diyerek raporun Komisyon gündemine alınıp onaylandıktan sonra resmileşeceğini belirtti.
Ahmet konuşmasında şunları kaydetti:
“Rapor’da, ilgili devlet birimlerinin verdikleri bilgilerden anlaşıldığına göre, operasyon, üst düzey bir PKK yetkilisinin kaçakçı grubuna karışarak Türkiye’ye geçiş yapacağı istihbaratının şartladığı psikoloji altında gerçekleşmiştir. Her gün rutin bir ticari faaliyet olarak kimi zaman 100’e yakın kişinin Irak tarafına gidip geldiği bir bölgede, Türkiye sınırına yaklaşmakta olan mağdur grubun kaçakçı olup olmadığı sorusu sınır birliklerine ve yerel istihbarat kaynaklarına sorulmamış ve hava saldırısına hedef yapılarak katledilmişlerdir. Bu yönüyle operasyon başlı başına bir felaket olmakla beraber daha önce defalarca vurguladığımız bir başka önemli hususla ilgili olarak Rapor’da herhangi bir aydınlama da sağlanmamıştır. Ayrıca, olay olup bittikten ve her şey anlaşıldıktan sonra, sağlık ekiplerinin bombalanan insanları hastanelere nakletmesine engel olunması ve yaralıların kan kaybından ya da donarak ölmelerine sebep olunması kasıt değilse ne ile izah edilebilir.”
Meclis Komisyonun katliamı araştırmakla yükümlü olduğuna işaret eden Ahmet,”Katliamı failsizleştirmesi, buna mukabil üzerine hiç vazife olmayan işlerden olan niyet ve kasıt araştırmasına yönelerek katliamı ‘olur böyle vakalar’ lakaytlığına indirgemesi, en hafifinden, Alt Komisyon’un görev kusurudur” dedi.
Ahmet, “Bakanların, parti genel başkanlarının, milletvekillerinin ve başbakan eşinin mağdurları ziyaret ederek yaraların sarılacağı ve adaletin getirileceğini vaad ettikleri bir katliamın faillerinin karartılması, an az katliam kadar acıdır” diyerek şahısların tekrar seçilebilme motivasyonuyla yazıldığı izlenimi vererek, insan vicdanına, aklına ve adalet duygusuna olduğu kadar TBMM’nin güvenilirliğine de darbe vurduğunu söyledi.
Hükümetin katliama dair hiç kimseyi soruşturmayla açığa almadığının altını çizen Ahmet, “Yargı önüne çıkarmamasına mukabil, mağdur köylülere idari para cezaları kesmesi ve mağduriyetlerini seslendirmek isteyenleri kolluk ve yargı baskısıyla susturmaya çalışması adeta Uludere Alt Komisyonu’na örnek olmuştur. Alt Komisyon vicdanın ve adaletin aklıyla değil devlet(!) aklıyla raporunu kabul etmiştir” ifadelerine yer verdi.
TBMM İnsan Hakları Komisyonun , Alt Komisyon raporunu ele alırken adına ve misyonuna yaraşır bir yaklaşım içinde olması gerektiğine değinen Ahmet, tarihin ve insanlık vicdanının, bu Rapor’a olumlu oy verenleri unutmayacağının altını çizerek konuşmalarına son verdi.
(zd)

