‘Komisyona bir kadın koymak, süreçle dalga geçmektir’
09:08
JINHA
AMED – ‘Akil İnsanlar Komisyonu’ için isimlerin belirlenmesi noktasında uygulanan tarzın yanlış olduğuna vurgu yapanlardan gazeteci yazar Esra Çiftçi, “Komisyona bir kadın koymak, süreçle dalga geçmektir” derken, HDK Milletvekili Sebahat Tuncel ise, “Ne kadınların ne de sivil toplum kuruluşlarının görüş ve önerileri alınmadı. Kadının olmadığı bir sürecin başarılı olması imkansız” ifadelerine yer verdi.
Günlerdir gündemde olan ve her kesimden tepkiye yol açan “Akil Adamlar(!) Komisyonu” için çağrılar yapılıyor. İlk tepkiyi adındaki “Adam” ile alan komisyon, 25-30 kişilik bir komisyon ve 7’şer kişiden oluşan alt komisyonlar şeklinde oluşacak. Komisyon için açıklanan isimler de, adından pek farklı değil. Adamlar Komisyonu! Fakat kurulması önerilen komisyon adam değil, insan komisyonu idi ve hala da öyle. Kadınların da bugüne kadar barış sürecine aktif katılarak bir özne olma mücadelesinin sonucunda sadece bir kadının -Jülide Kural- komisyonda yer alması, kadın mücadelesini boşa çıkarır niteliktedir. Ayrıca açıklanan isimler ve komisyon için sivil toplum kuruluşları gibi mekanizmalara başvurulmaması ayrı ve önemli bir ayrıntı olarak karşımıza çıkıyor. Gazeteci Esra Çiftçi ve Halkların Demokratik Kongresi İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel “Akil İnsanlar Komisyonu”ndaki eksiklikler üzerine konuştu.
‘Kadın barışçıdır, öznedir, anaçtır…’
‘Akil Adamlar Komisyonu’na ilişkin konuşan gazeteci-yazar Esra Çiftçi, ‘akil adamlar’ kelimesinin baştan sakıncalı ve sakat bir ifade olduğunu ‘akil insanlar’ kavramının daha doğru olduğunu belirtti. ‘Akil İnsanlar Komisyonu’nda tek bir kadının olmasına dikkat çeken Esra, “Bu toplumun yarısından fazlası neredeyse kadınlardan oluşuyor ve kadınların çoğunluk olduğu bu toplumda kadınların olmadığı bir inisiyatifin çok da sağlıklı olacağını düşünmüyorum” dedi.
Kadınların komisyonda ‘vitrin(!)’ gibi değil, özne olarak yer alması gerektiğini belirten gazeteci-yazar Esra Çiftçi, “Diyoruz ya; kadın doğası gereği barışçıdır, öznedir, anaçtır, yapıcıdır… Erkekler savaşırken biz kadınlara sormadı ama barışırken biz kadınlara danışmak ve sormak durumundadır” dedi. Basına yansıyan kişilerden oluşan komisyonun bir bütünlük oluşturmadığına işaret eden Esra, kurulacak olan sivil inisiyatiflerde kadınların erkeklerle sayısal ve düşünsel anlamda eşit olmasını savunduğunu söyledi. “Bir tek kadının olacağı bir inisiyatifte elbette ki ne bir kadın temsiliyeti olur ne de bir barış temsiliyeti olur” şeklinde konuşan Esra, bu komisyonda da söz sahibi olarak erkeklerin var olacağını dile getirdi.
Kadınların barış girişimlerinin her zaman amacına ulaştığına vurgu yapan Esra, İsrail’de Pismau Diyeyani kadınların öncülüğünde ‘Barış Hemen Şimdi’ adıyla kurulan sivil inisiyatiflerle barış sürecinin geliştiğini hatırlattı. Esra, yakın zamanda da Arjantin’de Maya Anneleri’nin böyle bir sürece öncülük ettiğini ifade etti. Bölge’de de Barış Anneleri, kadın kurumları, inisiyatifleri, kadın aydın ve sanatçıların olduğunu belirten Esra, oluşturulacak komisyonlarda yer alacak kişilerin 30-35 yıllık bu süreçte tahlillerinde, yaklaşımlarında, duygularında vicdanlarıyla hareket etmiş insanların olması gerektiğine dikkat çekti. “Salt, popüler isimlerden oluşan bir komisyonun olması, meseleyi sulandıran bir durumdu” diyen Esra, “Komisyon konusu hepimizi ilgilendiren ve barış için çok önemli bir meseledir. Komisyona bir kadın koymak, süreçle dalga geçmektir” ifadelerine yer verdi.
‘Uluslararası alandaki kadınların da olduğu bir platform oluşturulabilir’
Esra Çiftçi, içinde Kürt ve Türk kadınların da bulunduğu uluslararası alandaki kadınlardan oluşan bir platform oluşturulabileceğini dile getirerek, oluşturulacak inisiyatifin arış sürecine katılması gerektiğini kaydetti. Kadınların, kendilerinin olmadığı bir sürece itiraz etmeleri gerektiğini vurgulayan Esra, barış sürecine dahil olmak için beklemeye vakit olmadığını söyledi.
21 Mart 2013’de Amed Newrozu’nda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın verdiği mesajın başta Kürtler ve Türkleri olmak üzere bütün dünyayı ilgilendiren bir mesaj olduğunu da dile getiren Esra, kadınların bir an önce bir inisiyatif oluşturarak sürece müdavim olması gerektiğine vurgu yaptı.
‘Barışı haykıran kadınlardı’
Yaşanan Kürt Sorununun çözüm tartışmalarının uzun süredir devam etiğini ifade eden HDK İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, kadınların, barış için hep sokaklarda ortak etkinlikler yaparak barışı haykırdığına dikkat çekerek, savaş mağduriyetini kadınların yaşadığını ve barış ve çözüm sürecinde kadınların özne olması gerektiğini dile getirdi. Komisyonun adının komisyonu oluşturan zihniyetin bir yansıması olarak değerlendiren Sebahat, Barış İçin Kadın Girişiminin de kadınların, müzakere, çözüm ve barış sürecinde aktif rol almaları için mücadele yürüttüğünü ve yürüteceğini ifade etti. “Çözüm sürecinde özne olmak, Kürt kadın mücadelesi için önemli” sözlerine yer veren Sebahat Tuncel, kadınların mutlaka oluşturulacak komisyonlarda yer alması gerektiğine işaret etti.
‘Görüş ve öneriler alınmadan komisyon oluşturuldu’
‘Akil İnsanlar Komisyonu’nda sadece bir kadın olduğuna vurgu yapan Sebahat, açıklamasına şöyle devam etti:
“İmralı’ya giden iki heyette de kadın var. Bu, çözümün diğer muhatabı olan Sayın Abdullah Öcalan’ın da kadınların sürece dahil olmasını önemsediğini açıklıyor. Buna karşın ‘Akil İnsanlar Komisyonu’nda ise bir kadın var. Bu komisyon oluşturulurken ne kadınların ne de sivil toplum kuruluşlarının görüş ve önerileri alınmadı. Bu nedenle eksiktir. Kadınların olmadığı süreç başarılı olamaz. Birkaç alt komisyon oluşturulacak. Her komisyonda kadınlar yer almalı. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) ve Türkiye’deki Kadın Hareketlerinden kadınlar, bu komisyonlarda yer almalı.
Barış İçin Kadın Girişimi’nin, kadınları bu sürece dahil etmeye yönelik çalışmaları var. Ayrıca DÖKH’ün de önerileri olacak. Kalıcı barış için herkes görev almalı. Özellikle de kadınlar…
Türkiye’de yeni bir dönem başlıyor. Demokratik siyasetin güçlendirilmesi, kapitalist modernitenin karşısında demokratik modernitenin inşasında kadınlar mutlaka mücadele vermeli.”
Kamera-Foto- Mizgin Tabu
(gk)

