‘Bolivya’dan Amed’e, barışın ve mücadelenin sesi kadınlar’

13:38

JINHA  


AMED Her biri ayrı etnik gruplara mensup Bolivyalı kadın senatörler, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın mektubunu değerlendirerek, “Kürt Halk önderini tebrik ediyorum. Diyalog şart, çözüm için en iyi yol, diyalog kurulmasıdır. Sadece karşılıklı diyalog ile sorunlar çözülür. Bu mesajla beraber,  iki tarafında anlaşması önemli” dedi.


ABD’nin “arka bahçesi” olarak tanımlanan Latin Amerika, 2005 Aralık ayı sonlarına doğru ciddi bir hareketlenme yaşar. Aralık ayının son demlerinde Bolivya’da yapılan Devlet Başkanlığı ve parlamento seçimlerinde, ilk kez işgal edilen toprakların gerçek sahiplerinden bir yerli, Sosyalizme Doğru Hareket Partisi’nin lideri Eva Morales seçimi kazanır. Şüphesiz sonrasında gelişen süreç, Bolivya halkı açısından tarihi niteliktedir.


Amed 2013 Newroz’una katılanlar arasında, Sosyalizme Doğru Hareket Partisi senatörü kadınlar Mary Medina Zabaleta,  Rossemary Carlo Lucas, Sonia Guardia Melgar ve danışman Dr. Sandra Quiroz’den oluşan bir heyette yer alıyordu.  Newroz atmosferinin ve okunan mektubun kendilerinde bıraktığı izlenimi konuştuğumuz kadınlar,  Bolivya halkı olarak verdikleri mücadele ve kazanımlarına ilişkin değerlendirme yaparak JINHA’nın sorularını cevapladı:


 -Sosyalizme Giden Yol Partisi’nin geçmişi ve ilkelerine ilişkin bilgi verir misiniz?


Rossemary:  Hem sosyalist hem de ulusal bir parti olarak gücümüzü halktan alıyoruz. Bu yüzden diyoruz ki örgütümüz halktan gelip halka giden bir örgüt. Hedefimiz güzel bir yaşam.  Bunun için öncelikli olarak ülkemizdeki yoksulluk ile mücadele ediyoruz.


-Yoksullukla mücadelede nasıl bir yol izleniyor?               


Sandra: Eğitim, sağlık ve beslenme gibi 3 temel faktör var. Bizler bu üç faktör doğrultusunda ilerleyip sorunu çözmeye çalışıyoruz.


Mary Medina: Bizler 12 yıl sonra Bolivya’da her şeyi üretip yiyebiliyoruz ve belki ileride ithal edeceğiz.   Eskiden bizim kaynaklarımız emperyalist sistemin elindeydi, oysa şimdi bizim elimizde. Bildiğiniz gibi Bolivya’da oldukça fazla maden kaynağı var. Biz bu kaynaklardan faydalanıp üretmek ve ihraç etmek istiyoruz.


-Bolivya’da, sosyalist sistemin inşasından sonra halklar nasıl yaşıyor? 


Mary Medina:  Ülkemiz açısından en önemli noktalardan biri, eskiden tek dil ve tek ırk üzerine kurulu olmasıydı.  Ama şu anda bütün etnik gruplar birbirlerine saygı duyuyor, kendi dil ve kültürlerine sahip çıkarak onu en güzel şekilde yaşıyor.                


Rossemary: Bu gelişmeler halktan da gelebilir, parlamentodan gelebilir. Her ikisi de var. Her şey koordinelidir.  Bütün bölgelerden halka soruluyor önce, sonra karara bağlanıyor.


-Bolivya’nın 36 resmi dili var. Bolivya’daki bu süreçten, bütün etnik grupların kendisini orada var etmesinde kadın neredeydi?        


Mary Medina:  Kadınlar ülkemizde her yerde, her alanda vardı. Örgütlendi ve güçlenerek büyük rol oynadı. Protestolardan, açlık grevlerine her zaman her alanda aktif rol oynadı. 


Sonia:  Başlangıçta kadın ve erkek el ele mücadele etti ama daha sonra kadınlar daha fazla öne çıktı. Bunun en büyük örneği bizleriz aslında, Bolivya’lı kadınlarız ve buradayız. Bizler örgütlendik, çok organizeli çalıştık. Başkanımız Eva Morales’ten çok büyük destek gördük bu süreçte.  Genel olarak yeni anayasamız eşitlik üzerine kurulu. Yüzde elli erkek, ve yüzde elli kadın. Tabiî ki bunlar yetersiz ve yolumuz uzun.             Eskiden yerli bir kadının hükmet binasına girmesi bile yasaktı.  Oysa şimdi, uzun zamanlardan sonra bir yerli başkan var.    


Mary Medina:  Şimdi de gördüğünüz gibi yerli kadınlar senatör olabiliyor, milletvekili olabiliyor. Eskiden mecbur takım elbise giyerdi milletvekilleri ama şuan öyle değil.  Sadece bir dil vardı ve İspanyolca idi. Ama şuan İspanyolcada var diğer dillerde var.


-36 farklı dilin kabul edilmesi kanunun kabul edilmesinde bir zorluk yaşadınız mı? Bu bir bütünlük mü oluşturdu yoksa bugün Türkiye’de olduğu gibi bölünme korkusu mu oluşturdu?             


Sandra:  Bildiğiniz gibi bizler eskiden beri sürgün, zulüm, kolonyalizme karşı mücadele verdik. Bolivya da şuan yeni bir dönem ve gücümüz var.  Hiçbir kazanım kolay olmamıştır, büyük zorlukları vardır.


Sonia:  Tabi ki bu iş çok kolay olmadı. Emperyalizm ile her gün mücadele ediliyor.  Emperyalistlere göre şu an bir yerlinin bir ülkeyi yönetmesi büyük problem. Onlar karşı çıkıyor ama biz de mücadele ediyoruz. Birbirinden farklı gruplar bölünmekten çok birlikteliği oluşturdu. Çünkü ülkemizde insanlar birbirlerinin düşüncesine saygı duyuyor.


Bildiğimiz kadarıyla Venezüella, Küba, Ekvator,  Nikaragua, Arjantin, Brezilya ve diğer ülkelerle birleşik bir Latin Amerika için mücadele veriliyor,  Abdullah Öcalan’da birleşik ve konfederal bir Ortadoğu öneriyor. Bu tutumun neden bu kadar önemli olduğunu değerlendirebilir misiniz?       


Mary Medina:  Bizler uzun süredir bir rüya görüyoruz.  Tek bir Bolivya değil, bütün Güney Amerika ile birleşmek ve özgürleşmek istiyoruz. Yavaş yavaş liderimiz bir birleşime doğru gidiyor, böyle olursa bağımsızlık başarılı olacak.                             


Sonia: Kürt Halk önderini tebrik ediyorum. Diyalog şart, diyalogsuz olmaz. Umarım diyalog ile bütün ezilen halklar özgürlüklerini elde eder.            


-Bolivya’da yürütülen mücadele ile Kürt Ulusal mücadelesi arasında benzerlik görüyor musunuz?


Rossemary: Bolivyalılar ve Kürtler arasında benzerlikler çok fazla. Bu kardeşliği Kürt halkı ile paylaşmak istiyoruz. Bolivya halkı olarak sizlere ve önderinize desteklerimizi sunmak istiyoruz.


Sonia: Ne kadar tesadüf ki bizim renklerimiz ve sizin renkleriniz aynı çok benzerlik var. Bu kırmızı, yeşil ve sarı bizim bayrağımızdır. Tıpkı sizinki gibi.


-Bolivya’daki kadın sorunları ne düzeyde? Ayrıca Bolivya’da kadın kooperatifi var mı?


Sonia:  Ne yazık ki geçen sene 400 kadın öldürüldü.  Kadının erkekten bir farkı yok, aynı kapasiteye kadınlarda sahip. Biz eşitlik istiyoruz, şiddetin karşısında duruyoruz.  Her zaman söylüyoruz, “seven kişi öldürmez” diye. Oysa bütün katliamlarda katil en yakınındaki oluyor.        


Rossemary: Kadın kooperatifleri hemen her yerde var. Bunlardan biri ulusal kadın kooperatifi, diğerleri ise yerel kadın kooperatifidir. Kadınlar tarım, hayvancılık, el sanatı, dokuma gibi işlerde çalışarak gelirlerini elde ediyor.            


-Amed’te tarihi bir Newroz bayramı gerçekleştirildi. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce iki taraf da bu sürece ilişkin olumlu bir tavır sergileyecek mi?


Mary Medina:   Bizler dün Kürtlerin ne kadar güçlü olduğunu gördük aslında. Bize göre önderinizden gelen mesaj oldukça önemli. Çözüm için en iyi yol, diyalog kurulmasıdır. Tabiki bu mesaj da iki tarafında anlaşması lazım.  Bizde silahlı mücadele yoktur, bu yüzden sorunlar karşılıklı diyalog ile çözülür.               


-Burada görüştüğünüz Kürt kadın gruplarından edindiğiniz izlenim nedir? Nasıl gördünüz kadın mücadelesini ve bundan sonra ne önerirsiniz?    


Sonia: Oldukça çok şaşırdık. Benzerlik zaten çok fazla var, ama Kürt kadınları iyi mücadele ediyor. Bizler onlardan ancak öneri alabiliriz.             


Sandra: Büyük onur duyuyoruz sizin mücadelenizle.  Bolivya’da gençlerle çalışıyorum ve gidince bu deneyimlerimi onlarla paylaşacağım.


Mary Medina:  Kadın olarak her yerde şiddet gördük ve hala yaşıyoruz. Nerede olduğu önemli değil.  Fark ettik ki Kürt kadınları gözlerinde hep dertli.  Ama bu birliklerinden doğan güç önemlidir ve her zaman umutlular.    


Rossemary:  Kürt kadın mücadelesi bizim için büyük bir örnektir.  Tabi ki koşullarımız farklıydı. Umuyoruz ki güzel gelişmeler gelecek. Mücadele anlamında Kürt kadınlarından aldığımız büyük deneyimlerde oldu.


Fotoğraf -  Kamera: Esra Gültekin / Mizgin Tabu              


(ag/zd)