‘Kürdistan’da direnişin bir diğer yüzü de kadındır’
17:43
Esra Gültekin – Kübra Bakıcı / JINHA
AMED – Baharın kendini yavaş yavaş hissettirmeye başladığı şu günlerde, doğadaki değişim ve dönüşümün yansıması insanda da vücut bulmaya başlıyor. Eriyen karın toprağı aşındırıp aldığı yola, insan da bütün hücreleri ile katılıyor. Dışarı çıkmak, haykırmak, durmadan, yorulmadan…
Mart ayı Kürtler açısından durmaksızın bir yürüyüş halidir. Hem acının hem de coşkunluğun habercisi olur. Bir tarafta Halepçe katliamının burukluğu, diğer tarafta ise Newroz ateşinin heyecan veren sıcaklığı. Acıda da coşkunlukta da değişmeyen tek renk, kadının rengi olur. Her zaman olduğu gibi kadınlar, kendi mücadelelerini kent kent, sokak sokak büyüterek ilerler. 21 Mart’ta Diyarbakır’da büyük Newroz finali gerçekleşecek. O gün, tarihi bir sürecin başlangıcı olarak nitelendirilirken, hazırlıkları da olağanca hızıyla sürmekte. Kadınlar, tıpkı 8 Mart’ta olduğu gibi, Newroz’da da ne kadar önemli bir rolü olduklarını vurguluyor. Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Gülistan Erek, Newroz tertip komitesinden Aynur Leygara ve Yeni Demokrat Kadın’dan Kübra Gündüz ile Aylin Kırıkçı, o kadınlardan sadece bir kaçı.
‘Newroz’un özgürlük ve direniş Newroz’u olmasını diliyorum’
Newroz tertip komitesinde yer alan Aynur Leygara, “Newroz dağlara bir selamdır. O günü bir barış, bir güzellik günü olarak düşünüyorum. Kadınlar olarak bizler, Newroz’da kendimizi çok özgür hissederiz, kimliğimizi hissederiz. Özellikle şimdiki barış sürecinde, biz kadınlar daha ön planda olmalıyız. Sakinelerin izinden gitmeliyiz” sözleriyle duygularını dile getiriyor.
Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Gülistan Erek ise, “Başta başkan Abdullah Öcalan’ın, zindanlarda direnen kadınların ve Paris’te katledilen 3 fidanımızın Newroz’unu kutluyorum” diyor. Bu yılki Newroz’un direniş ve özgürlüğün Newroz’u olmasını dilediğine değinen Gülistan Ana, Newroz’un barışa ve kardeşliğe vesile olacağına inandığını dile getirdi. Kadının özgürlüğü için mücadele ettiklerine dikkat çeken Gülistan Ana, özgürlük ve barış için her türlü bedeli vermeye hazır olduklarına vurgu yapıyor.
‘Mücadelenin de, direnişin de yarısında biz varız’
Yeni Demokrat Kadın bileşeni olarak Diyarbakır’da faaliyet yürüten Kübra Gündüz ve Aylin Kırıkçı ise, Newroz’a katılımı arttırmak amacı ile bildiri dağıtıp kadının her alanda yok sayılan emek sömürüsünü daha gür haykırmak için kadınları alanlara çıkmaya çağırıyor.
Kübra Gündüz, Diyarbakır’da kadın faaliyetleri yürütüyor. Sanat Sokağı’nda açtıkları stantta Newroz için yaptıkları bileklikleri satıyor, hem de ellerindeki bildirilerle, geçen her kadına Newroz’a katılmanın kadınlar için neden önemli olduğunu anlatıyor. “Biz göğün yarısı olarak her yerin yarısını kaplıyoruz ama emeğimiz, kimliğimiz, her şeyimiz yok sayılıyor” diyen Kübra, “Kimliğimize, kültürümüze, cinsiyetimize yönelik baskıları, daha fazla her alanda görünür kılmak için Newroz gibi alanlara kadınlar olarak daha fazla gidip sesimizi duyurmamız gerekiyor” sözleriyle kadınlara sesleniyor.
Kübra, direnişin, mücadelenin de yarısında kadınların olduğunu belirterek Newroz alanının kadınların kendi taleplerini, yok sayılışını ve devlet terörünü haykırabileceği, özgürleşeceği bir alan olduğuna vurgu yapıyor. Son olarak Kübra, kadınların Newroz’da kadın kimlikleriyle ve renkleriyle seslerini duyurmaları gerektiğini söylüyor.
‘Kadın bu coğrafyada iki kere sömürülüyor’
Diyarbakır’da kadın faaliyetleri yürüten bir diğer isim ise, Aylin Kırıkçı. Yeni Demokrat Kadın adına kadın çalışmalarında yer alan Aylin, kadının bu coğrafyada ne kadar önemli olduğunu dile getirirken, “Kadının emek yönünden sömürüsü Bölge’de Kürt kimliğinin sömürüsü ile birleşince çok farklı bir şekilde vücut buluyor. Kürdistan’da direnişin bir diğer yüzü de kadındır. Bu yönünü vurgulamak için Newroz’da kadınların alanda olmalarının daha önemli olduğunu düşünüyorum” diyor.
(eg-kb/gk)

