Kürt kadınları 8 Mart’ta Lefkoşa’da bir araya geldi
15:22
JINHA
LEFKOŞE - Kıbrıs’ta yaşayan Kürt kadınlar Lefkoşa’da, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Organizasyon Komitesinin organize ettiği 8 Mart eyleminde bir araya geldi. Birçok örgüt ve sendikanın katılımı ile gerçekleşen eylemde Kıbrıs’ın farklı bölgelerinden gelen Kürt kadınlar da kendi renkleri ve kendi dilleri ile kadının özgürlüğünün toplumun özgürlüğü olduğunu haykırdılar.
Açılışı 8 Mart’a atfen 10 Mart’ta yapılacak olan Poseidon Gençlik Kültür ve Sanat Derneği çatısı altında bir araya gelen Kürt kadınlar, 8 Mart’a Özgür Kadın İnisiyatifi adıyla katılarak Kıbrıs’taki diğer örgütlerle dayanışma içerisinde özgürlüğe, barışa ve eşitliğe olan özlemlerini haykırdılar.
Meclis önünde bir araya gelen örgütler buradan Dereboyu Caddesi’ne yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca sık sık “Jin jiyan azadi”, “Jin şer naxwazin, aşiti dixwazin”, sloganları atan Özgür Kadın İnisiyatifli kadınlar “Jin Jiyan Azadi – Kadın Yaşam Özgürlük” ve “Rosalardan Sakinelere Sözünüz Sözümüz Yolunuz Yolumuzdur” pankartı taşıdılar.
Kadınlar yaptığı ortak açılamada şunları belirtti:
“8 Mart Organizasyon komitesi olarak, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi taleplerimizi hep birlikte dile getirmek için bir araya geldik. Kadınlar ve LGBTQ bireyler olarak, yaşamın her alanında karşı karşıya kaldığımız ekonomik, sınıfsal, sosyal, siyasi ve kültürel hak ihlallerini dile getirmek, toplumsal cinsiyet eşitliği ve insan hakları temelinde inşa edilecek adil bir düzen talebimizi haykırmak için bu yıl da sokaklarda olacağız!
Bizler, uzunca bir süredir dünyanın çeşitli yerlerinde uygulamada olan neoliberal politikaların, başta kadınlar olmak üzere, çocuk, göçmen, azınlık, engelli ve benzeri birçok sosyal grubun daha çok yoksullaşmasına, sömürülmesine ve ötekileştirilmesine neden olduğunun farkındayız. Bir süredir ülkemiz Kıbrıs’a da “kalkınma” ve “çağdaşlaşma” adı altında TC’den dayatılan ve emekçilerin haklarının budanması, kurumlarımızın yeşil sermayeye peşkeş çekilmesi, ekolojik sistemimizin mahvedilmesi ve insanlarımızın yoksullaştırılmasına hizmet etmekten başka bir işe yaramayan neoliberal paketlerin yarattığı yıkıma karşı ses veriyoruz! Çünkü bizler neoliberal politikalar sonucunda ortaya çıkan sosyal güvenlik haklarındaki erozyon, gayri resmi sektörün genişlemesi, sendikal haklarda gerileme, esnek çalışma saatleri vb. gibi durumların kadın emeği ve bedeni üzerinde yarattığı yıkımı çok iyi görüyor ve bu yıkıma isyan ediyoruz! Sosyal güvenlik hakları garanti altına alınmamış ev eksenli, göçmen, kayıt-dışı, sendikalaşma hakkı olmayan tüm kadınların insanca çalışma koşullarına ve adil ücret uygulamalarına kavuşmaları için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu mücadeleyi verirken, kadınların ekonomik haklarının sadece “eşit işe eşit ücret” ilkesinden ibaret olmadığını söyleyecek, “kadın görevi” olarak ezberlenmiş bakım hizmetlerini ücretsiz olarak verecek kreş ve yaşlı bakım evlerinin açılması talebimizi de dile getirmeye devam edeceğiz.”
“Kadına yönelik şiddettin ırkının, dilinin, dininin veya milliyetinin olmadığı gerçeğinden hareketle, ülkemizde devlet eliyle yürütülen seks köleliğinin son bulması için başlattığımız mücadeleyi de kararlı bir şekilde devam ettireceğiz” vurgusunu yapan kadınlar, “Seks kölesi yapılan kadınların uyruğuna bakarak, onların maruz kaldığı sömürüyü görmezden gelen ırkçı ve milliyetçi zihinsel yapıların, sadece toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı bir düzen için değil, çoğulcu ve barışçıl bir Kıbrıs için de engel olduğunu düşünüyoruz. Kıbrıs Sorunu’nun çözümü için mücadeleye devam ederken, inşa edilecek barış sürecinin sadece Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum halklarının değil, ülkemizde yaşayan göçmenlerin ve azınlıkların da çıkarlarını gözetmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi
(do/la)

