‘Siyah Puşimi başımdan eksik etmemem tarihimdendir’

17:31

Eylem Daş – Zehra Doğan / JINHA


DÊRSIM – “Ben barış istiyorum, barış olana kadar da bir diyeceğim yok” diyen Çiçek ana Beyaz tülbendini barış getirsin diye takıyormuş. “Ben bu beyaz tülbendi takarken tarihimin o karanlık sayfalarını hiç kapamadım. Bu yüzden siyah puşimi başımdan hiç eksik etmedim” diyor.


Dağlar, gürül gürül akmaya devam eden Munzur, Gola Çeto, Seyit Rıza Anıtı, anneler… Şöyle bir kulak kabartsan Dimîlkî söylenen bu türkülere, belki anlarsın neler çektiğimizi diyor  80 yaşındaki Çiçek Çetinkaya... Mikrofonu uzatıp kadınlar günü ne anlama geliyor  diye sorduğumuz da bile derinden gelen o masum yüreği ürktü ve, “Ben bir şey bilmem… ma ben size ne diyem” diyerek uzaklaştı.


Biraz zoraki, biraz da sohbetin verdiği o hazla konuşmak ister gibi oturan Çiçek ana şöyle bir süzdükten sonra nerden geldiğimizi sordu.  Amed’ten geliyoruz ana…


Amed’ten geldiğimizi söyler söylemez kırışıklıklar içinde bir yerlere gizlenmiş koca gözlerini açarak, “Haa siz arkadaşsınız” dedi. Evet biz arkadaşız dedik… Belki yaşımız bunu anlamaya yetmiyordu ama, Çiçek ananın ne demek istediğini yarım yamalak anladık. Evet biz arkadaşız, çünkü aynı kara tarihi paylaşmıştık…


Kendi işlediği beyaz tülbendinin altına bağladığı siyah puşisini şöylece bir düzelterek, “Ma biz kötülük istemedik, Biz barış istedik. Dedik analar ölmesin kurban olam…” Çekime başlar başlamaz, tülbendine tarih kokan o güzel ellerini atmasının özel bir nedeni olmalıydı. Onun için bir değer taşımasındandı belki de çarçabuk el yordamıyla düzeltmesi…


“Ben barış istiyorum, barış olana kadar da bir diyeceğim yok” diyen Çiçek ana Beyaz tülbendini barış getirsin diye takıyormuş. “ Ben bu beyaz tülbendi takarken tarihimin o karanlık sayfalarını hiç kapamadım. Bu yüzden siyah puşimi  başımdan hiç eksik etmedim” diyor.


Dersim kültürünü sıcacık yüreğinde yaşatan Çiçek ana, adı gibi mis kokan el hareketleriyle bizi baharın çiçek kokan bahçelerine doğru götürüyor. Çiçek ana kalacak yerimizin olduğunu sorarak,”Kadan alam, kalacak yerinizin olmadığını söylemiyorsanız, bütün günahım boynunuza” diye evine götürmek istiyor. Fakat bizim, bu cennet memleketin güzel insanlarıyla yapacak çok işimiz var. Çiçek ana gibi daha bir çok kadınla 8 Mart için bir arada olmanın heyecanını yaşayacağız belkide. Evine gidemiyoruz ama, o güzel ellerden kocaman bir öpücük alarak yolumuza devam ediyoruz…


Fotoğraf: Eylem Daş


(zd/la)