‘Eşit, özgür ve barış içinde yaşamak istiyoruz’
16:20
JINHA
AMED - 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ramak kala kadınlar, kendilerine uzatılan mikrofonlara beklentilerini aktardı. Kadınlar birkez daha barıştan ve özgürlükten yana tavır sergileyerek, mücadelelerine devam edeceklerini dile getirdi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesi ile Diyarbakırlı kadınlarla yapılan röportajlarda, kadınlar katledilen 3 kadın siyasetçiyi anarak faillerin biran önce yargı önüne çıkarılmasını istedi. Ayrıca kadınlar son dönemlerde artan taciz, tecavüz, şiddet ve kadın cinayetlerine de vurgu yaptı.
Trans kadınlar yaşam hakkı istiyor
HEBUN LGBT Başkanı Öykü Sezer: Kadınların, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Ne yazık ki ülkemizde sistem tarafından ötekileştirilen trans kadınların hayatı oldukça zor. Amed’de yaşıyorum ve hepten yok sayılıyoruz. Görmezlikten geliniyoruz. İşkencelere maruz kalıyoruz. Ev tutamıyoruz. Sağlık sorunlarımız olduğu zaman sağlık kuruluşlarına gidemiyoruz, kimliklerimiz mavi olduğu için. Özellikle istihdam bizim için büyük bir sorun. İş bulamıyoruz ve birçok arkadaşımız zorunlu seks işçiliği yapıyor. Dört duvar arasında yaşamaya mahkum bırakılıyoruz. Yolda yürüdüğümüz zaman şiddete uğruyoruz, taciz ediliyoruz, tecavüze uğruyoruz. Yani benim bir trans kadın olarak tek dileğim, 8 Mart etkinliklerinde trans kadınların da artık yaşam hakkının verilmesi, istihdam edilmeleri ve istemedikleri hiçbir şeyi yapmak zorunda kalmamalarıdır. Tek dileğim bu…
‘Yarın Dêrsim’de olacağız’
Barış Anneleri İnisiyatifi’nden Nezahat Teke: Tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Eğer kadın olduğunuzun farkındaysanız bugüne sahip çıkın. Diliyorum ki her gün kadınlar günü olsun. Kadın özgür olmadıkça toplum da özgür olmaz. Bunun için kadınların direnişini yükseltmesi gerekiyor. Öncelikle 3 kadın arkadaşımız, 3 barış öncüsü Sakine, Fidan ve Leyla’nın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Ve diyoruz ki, onlara söz veriyoruz; yolunuz yolumuz, sözünüz sözümüzdür! Onları katlettiler, bu 3 şehidimizin yaşamını yitirmesi hem bizi yasa boğdu. Bu kadınlar mücadelede saf tuttuğu için engellendi. Eril zihniyet iktidarını kaybetmekten korktuğu için kadınları katlediyor. Eril zihniyet biz kadınlardan korkuyor… Sakine, Fidan ve Leyla belki yaşamını yitirmiş olabilir, şahadetlerinden üzüntü duymuş olabiliriz, aramızdan ayrılmış olabilirler. Ancak kadın özgürlüğü için milyonlarca barış tohumlarını serptiler bu topraklara. Bu yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Dersim’e gideceğiz. Binlerce kadın Sakine Cansız’ın mezarına yürüyecek. Özgürlük çağrısı yapacağız. Direniş çağrısı yapacağız. Onların serptiği barış tohumları, direnişimizle filizlenecek.
‘Bizler savaşın son bulmasını istiyoruz’
Diyarbakırlı Kadriye Akbaş: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. Biz kadınlar, kadının özgürleşmesini ve kadınların haksızlığa uğramamasını istiyoruz. Biz kadınlar savaşın bitmesini istiyoruz. Önderliğimizin özgürlüğünü istiyoruz. Başbakan Erdoğan’ın bizi kandırmasını kabul etmeyiz, kandırmaca istemiyoruz. Eğer çözüm istiyorsa toplumun yararınadır. Çözümü getirmeyerek bizi oyalarsa hayatımız boyunca bir daha da sözüne itibar etmez ve inanmayız. Kürt sorunun çözümü için muhatapların bir araya gelmesini istiyoruz. Savaşın bitmesini, herkesin evine dönmesini istiyoruz. Kimse zulme uğramadıkça ailesini geride bırakıp dağlara sığınmaz. Biz evlatlarımızın evlerine dönmesini istiyoruz, bunu sağlasınlar.
‘Anadil haktır hakkımızı alacağız’
Caide: Kürdistan’daki tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum. Cezaevlerindeki tutsak kadınların da kadınlar gününü kutluyorum. Bizler kadınız, barış istiyoruz. Çocuklarımız var, yüreğimiz yanıyor. Biz kendi çocuklarımızın ve de Türk çocuklarının ölmesini istemiyoruz. O çocuklardan hangisi yaşamını yitirse yüreğimiz yanıyor. Bu yüzden barış istiyoruz. Başbakan Tayyip Erdoğan’a söylüyorum, kendisi de bir kadının oğludur, evladıdır. Annesini düşünsün, eşini düşünsün, kızını düşünsün… Kendisi “benim de annem var” diyor. “Benim de kızım var”. “Akşam işimden evime döndüğümde annemin yanındayım, eşimin, kızımın yanındayım”. Biraz eşini düşünse, kızını düşünse ve bizim yaşadıklarımızı hisseder ise o zaman barışı getirir diye düşünüyorum. Artık bu akan kan dursun. Gençlerimiz, evlatlarımız evlerine dönsün. Biz de akşam evimize gittiğimizde bilelim ki çocuklarımız yanımızdadır, yüreğimiz yanmasın. Çünkü çocuklarımız akşam evden çıktıklarında, acaba eve sağ dönecekler mi diye pencere köşelerinde bekliyoruz. O da bilsin bunu. Dünyadaki diğer insanlar gibi herkesin hakları varsa Kürtlerin de olsun. Biz de hak sahibiyiz. Bu dili bize Allah verdi. Biz bu dili okullarda öğrenmedik. Başkaları tarafından bize öğretilmedi. Anadilimizdir ve dilimiz için mücadelemizi sürdüreceğiz. Halkımızla, gençlerimizle, şehitlerimizle, tutsaklarımızla kendi dilimizi konuşacağız.
‘Kadınlar diyalog sürecine müdahil olacak’
Diyarbakır İl Eş Başkanı Zübeyde Zümrüt: 8 Mart aslında tarihi bir gündür ve bu günü ilan eden de kadınlar oldu. 8 Mart’ı kadınlar tarihe yazdı. Bu yıl ki 8 Mart’ı çok önemsiyoruz. Bu yıl ki 8 Mart’ı üç devrimci yoldaşımıza atfettik. Paris’in göbeğinde kentin çok işlek olduğu bir yerde Sakine Cansız ‘ı iki yoldaşımızla birlikte katlettiler. Bunun arkasında kim olursa olsun bu üç fidana kıyan zihniyet ne olursa olsun bu aslında Kürt kadınını ve Kürt Kadın Hareketini hedef almıştır. Bu aslında Kürt kadınına verilen bir mesajdır. 8 Mart için Diyarbakır’da kadınlarla bir dizi toplantımız oldu. Bu toplantılar da kadınlar son süreci değerlendirerek rol almak gerektiği üzerinde görüşlerini dile getiriyor. 35 ve 40 yıla yakın Kürdistan da bir savaş söz konusudur ve bu savaşlarda en çok kadın bedel ödüyor. Bundan sebeple kadınlar başlatılan sürece öncülük yapmak istiyor. Bu yıl ki final mitingi Dersim’de yapılacak. Diyarbakır’dan binlerce kadın mitinge katılım sağlayacak. Dersim’deki miting Sakine yoldaşın şahsına yapılan mitingtir ve önemsiyoruz. Bizler yarın Dersimde olacağız.
(kb-ef-ga/la)

