Kadın direnişinin adı 8 Mart
13:21
Gülşen Koçuk / JINHA
8 Mart kutlamalarının ilk ortaya çıkışının doğrudan işçi kadınlarla ilişkili olduğunu tarihsel bir gerçek olarak belirtelim.
8 Mart 1857’de New York’ta bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, 16 saatlik işgününün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle greve başlamıştı. 40 bin kadın işçinin örgütlediği bu grev o zamana kadar ki en kitlesel kadın eylemlerinden biriydi. Eylemi durdurmak isteyen polis kadın işçilere saldırmış, fabrika yönetiminin de desteğiyle binlerce işçinin fabrikaya kilitlenmişti. Bu sırada çıkan yangında içeride kilitli kalan işçilerden 129’u yanarak can vermişti.
Dünden bugüne 8 Mart
II. Enternasyonal'in bünyesinde 17 Ağustos 1907 tarihinde Stuttgart'ta "Birinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı" toplandı. Bu konferans bir "Uluslararası Sosyalist Kadınlar Sekretaryası" oluşturur. Bu görevi, 1917 yılına kadar Klara Zetkin yürütmüştür. Bu konferans kararlarının tümü, kadının iktisadi ve toplumsal hayatta tam eşitliğini şiar edindi. Kadınlara ayrımsız oy hakkı da alınan kararlar arasındadır. Bu ilk konferansta, aynı zamanda "Eşitlik" adını taşıyan bir kadın gazetesinin yayınlanmasına karar verilir. Bu gazetenin editörlüğüne Klara Zetkin seçilir.
II. Enternasyonal'e bağlı olarak gerçekleşen "İkinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı" ise 26-27 Ağustos 1910 tarihinde Kopenhag'da yapıldı. Bu konferansın gündemini ve sonuçta alınan kararları, kadın işçilere günde sekiz saatlik çalışma süresi talebi, hamile kadın işçilere doğumdan önce 8 haftalık doğum izni talebi, emziren kadınlara süt izni, 12 yaşından küçük çocukların çalıştırılmasının yasaklanması, işsiz kadınlara sosyal güvenlik talepleri oluşturuyordu. Ayrıca, kadınlara oy hakkı talebi, bu konferansın diğer bir gündemiydi ve karara bağlandı. Ancak her sınıftan kadınların oy hakkına bakışlarının neticede farklı olduğu da bu konferansta dile getiriliyordu. Burjuva kadın hareketinin talep ettiği oy hakkından ayrı olarak, proleter kadınların oy hakkının gözetilmesi gereği öne çıkarılıyordu. İşte bu konferansta, Klara Zetkin, ayrıca her yıl sosyalist kadınların uluslararası çapta bir kadınlar günü düzenlemesini önerir. Bu önerge şu şekilde sunulmuştur:
"Her ülkenin sosyalist kadınları, kendi ülkelerinde proletaryanın sınıf bilincine sahip politik ve sendikal örgütleriyle mutabakat içinde, esas olarak kadınlara oy hakkının ajitasyon ve propagandasına hizmet etmek üzere, her yıl bir kadınlar günü düzenler. Bu talep, sosyalist anlayışın kadın sorununa yaklaşımına uygun olarak gündeme getirilmelidir. Kadınlar günü uluslararası bir karakter taşımalı ve özenle hazırlanmalıdır."
Görülebileceği gibi, ‘proleter’ ve ‘sosyalist’ içerik, ‘kadın sorunlarına özel bir gün’ fikrinin ilk ortaya çıkışında var. Daha sonraları, her ülkede farklı tarihlerde, düzensiz olarak kadınlar için bir gün kutlanır.
8 Mart 1857'de New York'lu tekstil işçisi kadınların grevi anlatılır. Grevci işçilerin talepleri arasında 16 saatlik işgününün 10 saate indirilmesi ve ücretlerin yükseltilmesi bulunuyordu. Bu grevin ardından tekstil ve tütün sanayiinde birbiri ardına grevler patlak verdi.
İkinci olay, bu direnişi anmak üzere, 8 Mart 1908 yılında yine New York'ta "Cotton" tekstil fabrikasında kadın işçilerin daha iyi çalışma koşulları için greve çıkmalarıydı. Bu grevde patronlar kadın işçileri, dışarıdan destek görmelerini engellemek üzere fabrikaya kilitledi ve çıkan yangında 129 kadın can verdi.
Klara Zetkin'in önerisinin kabul edilmesinden sonra, ilk defa çok kitlesel olarak ve uluslararası çapta, 19 Mart 1911’de Almanya, Avusturya, Danimarka, İsviçre ve ABD'de bu gün kitlesel bir biçimde kutlandı. Bu kutlamalar, özellikle kadınlara oy hakkı talebi ile birleşiyordu. Eşit işe eşit ücret, sekiz saatlik işgünü, analık hakları ve de emperyalist savaşların son bulması gibi talepler kadınların önemli talepleri arasında yer alıyordu. Sonraki yıllarda ‘emekçi kadınların sorunlarına ayrılan bu bir gün’, böylesi bir alışkanlık ve gelenekten yola çıkarak, uluslararası çapta Mart ayının çeşitli günlerinde kutlanmaya devam etti.
Bir kadın yazar 1911’deki 8 Mart gösterilerini anlattığı yazısında şu ifadeleri kullanmıştı:
“İlk Uluslararası Kadınlar Günü 1911’de gerçekleştirildi. Başarısı, beklenenin çok üstündeydi. Her yerde toplantılar düzenlendi. Küçük yerleşimlerde, hatta köylerde bile salonlar öyle tıklım tıklımdı ki kadınlar toplantılara katılan erkeklerden kendilerine yer vermelerini istedi. Bu gün kesinlikle çalışan kadının ne kadar militan olduğunun ilk göstergesi oldu. Erkekler evde çocuklarıyla kalırken kadınlar toplantılara koştu. Hatta o gün yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı sokak gösterilerinde polis pankartları toplamaya karar vermişti, ancak kadınlar polise direndi.”
Emekçi kadınlar gününün artık resmen Mart'ın 8'i olarak belirlenmesi ise, bundan çok sonra, 1921 yılında Moskova'da yapılan II. Uluslararası Komünist Kadınlar Konferansı'nda gündeme geldi. Şubat Devrimi Çarlık Rusyası takvimine göre 23 Şubat'a, yani bugün kullandığımız takvime göre 8 Mart 1917 tarihine denk geliyordu. Ve bu devrimin kıvılcımını çakan, Petrograd'lı tekstil işçisi kadınlar tüm işyerlerinde birden o tarihte, yani bugünkü takvime göre 8 Mart'ta çıktıkları grevler ve direnişler oldu. Bahsettiğimiz 1921 yılındaki konferansta, Nadejda Krupskaya ve Klara Zetkin de yer almışlardı. Bu konferansta 8 Mart, Petrograd'da Şubat Devrimi'ni başlatan tekstil işçisi kadınlara ithaf edildi.1913’te 8 Mart’ta düzenlenen kadınlar günü Rusya’da da kutlandı. Çarlık Rusyası şartlarında açık gösteri düzenlemenin neredeyse imkansız idi. Ancak birkaç yıl sonra devrim saflarında savaşacak öncü sosyalistler, kadınlar gününün gizli etkinliklerle kutlanmasını, iki yerel işçi gazetesinde günün anlam ve önemini anlatan yazılar yayınlanmasını sağladılar. Hatta bu yazılarda Clara Zetkin’in dayanışma duygularını ilettiği ifadelere yer verdiler.
Bir başka kadın yazar ise 1920’de yazdığı bir yazıda, 1913’te gerçekleşen Rusya’daki ilk kadınlar günü kutlamasını şu sözlerle anlattı:
“O karanlık yıllarda toplantı yapmak bile yasaktı. Fakat Petrograd’da partili kadınlar “Kadın Sorunu” başlıklı bir etkinlik düzenledi… Bu illegal bir etkinlikti ama salon tıklım tıklım doluydu. Parti üyeleri konuşmalar yaptı. Fakat bu gizli toplantı polis baskını ile yarıda kesildi ve konuşmacıların çoğu tutuklandı. Bu etkinlik Çarlık baskısı altında yaşayan Rusya’daki kadınların Uluslararası Kadınlar Günü’ne katılımı ve desteği açısından önemliydi. Bu Çarlık hapishanelerinin, idam sehpalarının Rusya’daki işçilerin mücadele ruhunu öldüremeyeceğinin, Rusya’da bir şeylerin sarsılmakta olduğunun ilk işaretiydi.”
Sovyetlerde 8 Mart
Ekim Devrimi’nin ardından Sovyetler Birliği’nde 8 Mart coşkuyla kutlanan bir mücadele gününe dönüşmüştü. Bununla birlikte kadınların sosyal ve siyasi yaşama katılması, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması yönünde pek çok düzenlemeye imza atılmıştı.
İşçi hareketi canlandığı ve legal gösteri vb. yapma olanakları arttığı ölçüde, kadın işçiler arasında yürütülen çalışmaların ürünleri de ortaya çıkmaya başladı. RSDİP, 8 Mart 1913'te Uluslararası Kadın Günü'nü ilk defa Petersburg'ta kitle gösterileriyle kutlama kararı aldı. Bu tarihten itibaren Pravda'da özel bir kadın sayfası açıldı. 8 Mart kitle gösterilerine kadın tekstil işçileri öncülük ettiler. Bunu izleyen yıl gösteriler Petersburg'u aştı; Moskova, Samara, Saratov ve diğer büyük kentlerde de 8 Mart gösterilerle kutlandı.
(Pravda gazetesi ilk kez 1908'de LevTroçki yönetiminde Viyana'da basılmaya başlanarak, kaçak yollardan Rusya'ya sokuluyordu.1912'de Petersburg'da gizli bir gazete olarak yayımlanmaya devam edildi. Çarlık rejiminin polis örgütü tarafından sürekli olarak kapatılan gazete, her defasında başka bir adla yeniden çıktı. Sonunda 1917 Sovyet Devrimi'nden sonra partinin resmi yayın organı haline geldi (1918).
Bolşeviklerin kadın işçilere yönelik ilk gazetesi, Rabotnitsa'nın (İşçi Kadın) ilk sayısı 8 Mart 1914'te Petersburg'ta çıktı. Gazetenin redaksiyonunu Bolşevik öncü kadınlardan bir çekirdek üstlenmişti: Nadejda Krupskaya, İnes Armand, Elizarova Ulyanova, Konkordiya Samoilova ve Kavdiya Nikoleva. Aynı yıl Petersburg'lu işçilerin büyük 8 Mart yürüyüşü gerçekleşti.
Büyük Sosyalist Ekim Devrimi'nin hemen ertesinde komünist partinin önderliğindeki proletarya diktatörlüğü hükümeti, kadınların eşitsizliğine dair eskiden kalma bütün yasaları bir hamlede kaldırıp, kadın ile erkeğin yasal eşitliğini getirdi. Devrimden 4 gün sonra, kadın emeğinin ve annenin korunmasına ilişkin kararnameyi, Aralık'ta evlilik ve aile ilişkileri ile ilgili kararnameyi ilan etti. Böylece, tarihte ilk kez, kadının politik, ekonomik ve hukuksal tam hak eşitliği ilan edilmiş oldu. Bu, komünist partisinin kadının kurtuluşuna dair programatik talebinin yerine getirilmesiydi.
Emekçi Kadınlar Günü’nün tarihinin sabitlenmesi ile Sovyetler Birliği’nde ve daha sonra kurulan tüm sosyalist devletlerde bu gün resmi tatil ilan edildi.
Türkiye'de 8 Mart
Türkiye'de 8 Mart'ın kutlanması konusu, 1921 yılındaki Komünist Kadınlar Konferansı'nın aldığı kararla sıkı sıkıya bağlıdır.
8 Mart'ı ilk defa Türkiye'de kutlamak amacıyla, komünist kadınlardan iki kız kardeş Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova girişimde bulunurlar ve bir kadın birimi oluştururlar. Emekçi Kadınlar Günü'ne, bütün dünya komünistleri gibi, TKP içinde de başından beri önem verilmiştir. Bununla ilgili olarak, Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova kardeşlerin kendi imzalarıyla kaleme aldıkları yazı şöyle:
“… 1921 yıllarında savaşın yarattığı olumsuz durumlar, biz Komünist kadınları çok üzüyordu. Bir yandan burjuva cellâtlarını protesto etmek, bir yandan da işsiz kadınların ağır durumlarının hafifletilmesini talep etmek amacıyla, Komünist Süleyman Selim yoldaşın Ankara dolaylarındaki bağında kadınların genel toplantısı yapıldı. 8 Mart Uluslararası Kadınlar Bayramı’nın önemini açıklayan, Şerif Manatov yoldaşın bildirisi oldu. İkinci sorun olarak, kadınların durumunu düzeltmek, onlara iş sağlamak için bir kadınlar örgütü seçildi. Önceden hazırlanmış olan tüzük onaylandı. Sonra Büyük Millet Meclisi’ne Türk kadınları adına bir bildiri gönderilerek, komünistlere, Mustafa Suphi ve arkadaşlarına gösterilen vahşilikler protesto edildi. Kadınlar örgütünün Ankara'daki ilk 8 Mart Bayramı, süreçle beraber böyle şekillendi."
Yakın tarihe bakıldığında TKP'li komünist kadınların öncülüğünde 1975 yılında kurulan İlerici Kadınlar Derneği, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü ilk kez yaygın olarak ve sokaklarda kutlamaya başladı. İKD, her yıl 8 Mart’ta pek çok kentte kitlesel etkinlikler düzenledi.
Türkiye’de 12 Eylül 1980 darbesinin sonrasında dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı.
Bölge’de 8 Mart
TKP’nin öncülüğünde düzenlenen 8 Mart etkinlikleri, sadece Türkiye’de gerçekleştirilerek, Bölge’de kendisini bulamamıştır. Fakat Kürt kadın hareketi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü Bölge’ye de taşıyarak, kadın gündemine yerleştirmiş ve 8 Mart’ın tarihini ve kadın mücadele ruhunu sahiplenmiştir.
Bölge’de hala kutlanan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, renkli görüntülere sahne oluyor. Kürt ulusal mücadelesine katılarak ilk tohumları atılan ve eril sistemin sorunlarını görerek feminizmi filizlendiren Kürt kadını, bugünkü feminist anlayışı ve pratiksel anlamdaki kazanımlarıyla, feminizme yeni bir boyut kazandırmıştır. Kürt kadını, yarattığı feminist anlayışıyla ‘Toplumun ancak kadın özgürleşince özgürleşebileceğine’ işaret etmiştir.
(la)

