‘Tüm kadınların sesi ve isyanı olacağız’
14:12
JINHA
İZMİR- Savaşa Karşı İzmir Kadın Girişimi, “Kadınlar savaştan nasıl etkileniyor” ve “Savaşa karşı kadınlar olarak nasıl bir mücadele” konularını konuşmak üzere bir araya geldi. Kadınlar, “Savaş yoksulluk ölüm tecavüz ve gözyaşı… Zengini daha da zenginleştirmek için halkı açlığa yoksulluğa ve ölüme mahkum edilmesi, doğanın, doğal kaynakların yok edilmesi demektir” dedi.
Savaşa Karşı İzmir Kadın Girişimi, “Kadınlar savaştan nasıl etkileniyor” ve “Savaşa karşı kadınlar olarak nasıl bir mücadele” konularını konuşmak üzere bir araya geldi. Toplantı Konak Türkan Saylan Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Yapılan basın açıklamasında; “Biz bulunduğumuz her alanda, militarizme, emperyalizme, ataerkil sisteme, patriarkaya, şiddete, yoksulluğa ve eğitimsizliğe karşı mücadele eden kadınlar bir araya geldik.” denildi.
‘Savaş açlık, yoksulluk, sefalet ve zulüm demektir’
Toplantıda, gündemde olan barış süreci, savaşa ayrılan bütçe, İzmir’in Nato komuta merkezi olması, patriot füzeleri tartışıldı. Barış sürecinde nasıl bir yol izleneceği ve Suriye ile ilişkiler konuşuldu. Katılımcıların paylaşımlarda bulunduğu toplantı interaktif bir şekilde geçti. Savaşın kadınlar üzerindeki etkisi vurgulandı.
‘Savaşa hayır, barışa evet’
Kadınlar toplantıda şu konulara değindi:
“Biz kadınlar biliyoruz; savaş politikalarının bayraklaştırıldığı, muhafazakarlık, kadınlara uygulanan şiddeti normalleştirmekte, kadın birey olarak görülmemekte, aile içinde tanımlanmakta ve bu nedenle kadını korumakla yükümlü devlet, aileyi korumak adına kadını feda etmektedir. Suriye’de süregelen savaşta Türkiye’nin rolü var. Son günlerde Suriyeli Mülteci Kamplarına ilişkin hazırlanan raporlar var. Kamplardaki kadınların tacize, tecavüze uğradığı ve fuhuşa sürükleniyor.”
Toplantıda konuşan Emine Uysal, “Ülkede yaşanan bir savaş durumu var, binlerce genç kaybedildi. Buna ilişkin bir takım adımlar var. Dileğimiz bunun olumlu yönde sürmesi ve bu kanın durması silahların susması” dedi.
Kadınların savaş ortamındaki zor yaşam şartları, yoksulluk, şiddet ve tecavüze maruz kaldıkları noktasında konuşan kadınlar girişimin nasıl bir yol izleyeceği, hangi eylemlikler içerisinde bulunacağı ve çalışmaların nasıl ilerleyeceği konusunda tartıştılar. Kadınların kazanılmış haklarının gasp edilmesine, kamusal alandan uzaklaştırılarak evlere hapsedilmesinin görmezden gelinemeyeceğine vurgu yaparak, “Toplumsal hayatın savaş sürecinde devamını sağlayan kadınlar, barış sürecinde de politikalarıyla yer alarak var olacaklardır. Biz kadınlar, yolumuz ne kadar çetrefilli olursa olsun savaşa hayır barışa evet diyerek mücadelemizi yükseltecek tüm kadınların sesi ve isyanı olacağız.”
(pi/la)

