‘Kadın, barış dilinin temsilcisidir’

09:03

 


 AMED – Kadınlar, 8 Mart’a yaklaşılan bugünlerde kadınlar gelecekten beklentilerini dile getiriyor. Süreci değerlendiren kadınların ortak görüşü, barış ve çözüm sürecine kadınların öncülük edeceğidir.


Son günlerde 8 Mart vesilesiyle de kadınlara uzatılan her mikrofonda talepler konuşuluyor. Ve her mikrofonda barış talepleri dile getiriliyor. Amed’de de kadınlar, kendilerine uzatılan mikrofonlara “Kadına yönelik şiddete hayır! Savaş değil barış, çözüm istiyoruz” sözleriyle barış çağrısında bulunuyor.


 


TMMOB’dan Bahar: Kadın emeği, her emek gibi kutsaldır. Ancak günümüz koşullarında maalesef olması gereken bir noktada değil kadın örgütlülüğüyle, emeğiyle, çalışmasıyla, çabasıyla tek başına da olsa bu ezilmişliğini, ikinci sınıf vatandaşlığından kurtarılma çabası gösterebilir. Kadın, barış dilinin de temsilcisidir. Bu anlamda gelinen süreçte barış için de en fazla mücadele edecek insanlardan, cinslerden birisidir. Biz, kadınların şu ana kadar yaptıkları mücadeleden sonuç edinmelerini önemsiyor, bundan sonraki süreçte de kadınların daha fazla çabayla daha fazla emekle daha fazla güçlerinin farkındalığıyla hareket etmesini istiyorum.


Emine Altan: Kadınlar özgürleşti diyorlar, hayır diyorum özgürleşmedik… Nerde ne ukde, yara, keder, acı varsa kadınlara hep düşüyor. Ne zamanki annelerin gözyaşı dindi, anneler o zaman özgürleşecek. Şimdi bu süreçte bizim bir tarafımızı tutarlarken bir tarafımızı da öldürüyorlar. Bir taraftan zindanlara atıyorlar, bir taraftan bizi bombardımana tutuyorlar. Bu şekilde çözüm olmaz.


‘Biz özgürlüğü, barışı istiyoruz’


Fatma: Kadınların özgürleşmesini istiyorum. Kadınlar da serbest olsun. Bizler özgürlüğümüzü istiyoruz, barışı istiyoruz, Önderliğimizin özgürlüğünü istiyoruz, çünkü onun özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür. Biz kadınlar özgürlük istiyoruz. Önderliğimizin, halkımızın ve kadınların özgürlüğünü istiyoruz. Biz kadınlar her zaman ön saflarda yer tuttuk barış ve özgürlük taleplerimizin gerçekleşmesi için.


Necmiye Yaşar: Dünya üzerinde çalışan, emek veren, özgürlük isteyen, dağlarda çöllerde mücadele veren kadınların mücadelesini kutluyoruz. Diyorum ki, kadın yaşamdır, yaşamı öldürmeyin. Sakine, Leyla ve Fidan arkadaşlarımıza düzenlenen suikastı kınıyorum, onları katledenleri lanetliyorum. Biz kadınlar özgürlük istiyoruz, ölüm istemiyoruz, savaş istemiyoruz.


Netice Kavak: Bugün kadın mücadelesi için çok önemli. Bunca kadının bugün bir araya gelmesi için kadınlar çok ağır bedeller ödedi. Biz barış sürecine kadınların öncülük edeceğine inanıyoruz. Sürecin çözüme kavuşmasını destekliyoruz. Geçmiş dönemler gibi bu sürecin sekteye uğramasını istemeyiz. Çünkü bu savaşta en çok kadınlar bedel verdi. Kardeşlerini, evlatlarını, eşlerini kaybettiler. Kadınların aile içindeki sorumluluklarının yanı sıra hayatları cezaevlerinde, mezarlıklarda geçti.  Hayatlarının en güzel dönemleri buralarda geçti. Tüm kadınların 8 Mart Dünya  Kadınlar Günü’nü kutlayarak, özgürlük ve barış getirmesini diliyoruz.


‘Kadınlar, bu sürecin barış süreci olmadığının farkında’


SES üyesi Selma Atabek: Tabi ki bizim de yaşadığımız dünyadan ve yaşadığımız ülkeden taleplerimiz ve isteklerimiz var. Her ne kadar şiddeti ön plana çıkarsak da bunun dışında yaşadığımız daha büyük problemler var. Biz kadınlar şunu biliyoruz: Sistemin esiri olduğumuz kadar özgürlüğümüzü kazanacağımıza dair inancımız da var. Süreç, şu anda barış süreci olarak adlandırılmış olsa da biz kadınlar bunun böyle olmadığının farkındayız. Çünkü bir yandan barış istemleri ve söylemleri haykırılırken bunun yanında savaşın devam etmesi, operasyonların sürdürülmesi samimiyet ortamının olmadığını gösteriyor. Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçinin katledilmesi kabul edilebilir bir şey değil. Katilleri hala yakalanmadı. Ölümleri tesadüf değildi.


(kb/gk)