Fikuşima, gölgeler diyarına dönüştü’
19:13
JINHA
HABER MERKEZİ – Fikuşima felaketinden bir yıl geçti. Felaket hala kontrol altında değil. 150 binin üzerinde insan Fukuşima nükleer tesisinin 50 km çevresindeki, radyoaktif olarak kirlenmiş alandan kaçtı. Bir zamanlar mutluluklar diyarı olan Fukuşima, nükleer felaket nedeniyle bir ‘Gölgeler Diyarı’na dönüştü.
11 Mart 2011 tarihinde, 9.0 şiddetinde bir deprem Japonya’nın kıyı kesimini yerle bir etti ve depremin ardından ülkenin doğu kıyısını vuran tsunami yüzünden, binlerce insan hayatını kaybetti. Bu olay aynı zamanda, 1986 yılında yaşanan Çernobil nükleer felaketinden bu yana gerçekleşen en büyük nükleer kazaya neden oldu. Bu kaza, nükleer reaktörlerin güvenliğini sağlamakla yükümlü yetkililerin başarısızlıklarını da gözler önüne serdi. Fukuşima felaketinin üzerinden bir yıl geçti. Felaket hala tam olarak kontrol altında değil. Binlerce insan, hala felaketin etkilerini hayatlarında hissediyor. Greanpeace, sitesinde haberi şöyle yayınları:
Deprem ve tsunami ardından neler yaşandı?
Japonya’da 11 Mart 2011’de yaşanan deprem, altı reaktörlü bir tesis olan Fukuşima Daiiçi Nükleer Enerji Tesisi’ndeki harici gücü durdurdu. Depremin hemen ardından meydana gelen tsunami ise tesisin yedek dizel jeneratörlerini etkileyerek tamamen bir güç kaybına ve soğutma sistemlerinde hataya yol açtı. Soğutma olmaması da, nükleer yakıtı bozdu ve 1, 2, 3 numaralı reaktörler eridi. Bozulan yakıttan dolayı hidrojen gazının oluşması, bu üç birimde hidrojen patlamalarına yol açtı ve 4 numaralı reaktördeki koruma yapısına zarar verdi.
Bu nükleer felaketi, Uluslararası Nükleer Olaylar Skalası’nda (INES) en yüksek oran olan Seviye 7 olarak belirlendi. Japonya Nükleer Güvenlik Kurumu (NISA) patlamalar sonucunda atmosfere gönderilen radyoaktif sezyum oranının, 168 Hiroşima bombasına eşit olduğunu belirttiler.
Bir tsunami sonucunda erime olması ihtimali, Nükleer Enerji Güvenliği Kuruluşu tarafından 2008’den bu yana yayımlanan belgelerde öngörülüyordu. Tesisin sahibi, Tokyo Elektrik Enerjisi Şirketi (TEPCO), Fukuşima nükleer tesisinin kapasitesini aşan bir tsunami olması ihtimalinin farkındaydılar, ancak hiçbir zaman tesislerini güncelleme veya güçlendirme girişiminde bulunmadılar. Aksine, kontrol birimleri ve TEPCO, tehlikeyi göz ardı etti. Fukuşima felaketinin ulaştığı boyutların nedeni, güvenliği sağlamakla sorumlu kuruluşların güvenlik önlemlerine yatırım yapma konusundaki bu başarısızlığıydı.
Tahliye
150 binin üzerinde insan Fukuşima nükleer tesisinin 50 km çevresindeki, radyoaktif olarak kirlenmiş alandan kaçtı. 20 km’lik tahliye bölgesi hala yasak bölge ve uzmanlar bu bölgenin daha on yıllarca yaşanılamaz olacağını öngörüyor. Bir zamanlar mutluluklar diyarı olan Fukuşima, nükleer felaket nedeniyle bir ‘Gölgeler Diyarı’na dönüştü.
Radyoaktif kirlenme
Japonya’da nükleer felaketin ardından yapılan ölçümlerde pirinç, et, meyve, sebze, süt ve bebek maması gibi ürünlerde radyoaktif kirlenmeye rastlandı. Bu durum, hem Japon halkı arasında bir korku dalgasının yayılmasına neden oldu, hem de Japon ekonomisine büyük zarar verdi.
Şu anda Japonya’da evlerin, okulların ve belediye binalarının derin bir radyoaktif temizlikten geçmesi gerekiyor. Buna toprağın bir bölümünün kaldırılması da dahil. Yalnızca Fukuşima bölgesinde yaklaşık 29 metreküplük radyoaktif toprağın kaldırılması şart. Aradan bir yıl geçti ve Japon Hükümeti halen, kaldırılan radyoaktif toprağın nerede depolanacağına karar vermeye çalışıyor.
Fukushima reaktörlerinin son durumu
Aralık 2011’de, hükümet ve TEPCO, hala erimiş yakıtın tam konumu ve sıcaklığını belirleyememiş olsalar da, reaktörlerin neredeyse soğuduğunu ve kapatıldığını açıkladılar. Mevcut tahminler, Fukuşima Daiiçi reaktörlerinin devre dışı bırakılmasının 40 yılı bulacağı yönünde.
Tazminat süreci:
Tahliye edilen insanların sadece küçük bir bölümü tazminat aldı. TEPCO’nun tazminat prosedürleri, bu süreci yavaşlattı. TEPCO, önce başvuranların 158 sayfalık bir kılavuzla birlikte 58 sayfalık bir form doldurmalarını istedi. Buna karşın bir TEPCO nükleer kaza kılavuzu sadece üç, diğeri sadece altı sayfa uzunluğundaydı.
Siyasi ve sosyal etkiler:
Felaketin etkileri sadece Japonya’da değil, tüm dünyada hissedildi. Pek çok hükümet, kendi ülkelerinde nükleer santralleri yeniden değerlendirdi. Almanya, reaktörlerinden bazılarını kapattı ve nükleer enerjiden tamamen vazgeçeceğini taahhüt etti. Türkiye, nükleeri sorgulamayan bir iki ülkeden biri olarak kaldı ve halen nükleer santral yapımını hızlandırma gayretinde.
(zd)

