Kadınlar barış sürecinde aktif yer alıyor

13:45

JINHA


İSTANBUL –  Barış İçin Kadın Girişimi yaptığı basın toplantısında, kadınlar olarak barış sürecinde aktif yer alacaklarını belirterek, genelde toplumsal kesimler özelde ise kadınların müzakere sürecine yapacakları kritik katkı göz ardı ediliyor, bu nedenle biz kadınlar müzakere sürecine müdahil olmanın yollarını aramak amacıyla bir araya geldik açıklamasında bulundu.


 Barış İçin Kadın Girişimi yaptığı basın toplantısında, kadınlar olarak barış sürecinde aktif yer alacaklarını belirtti. Barış İçin Kadın Girişimi ortak deklare ettiği metinde “Savaşın ve çatışma ortamının bitmesi, militarizm ve şiddetin ortadan kalkması için kadınlar olarak evlerde, sokaklarda, örgütlerde, partilerde ve derneklerde büyük bir barış mücadelesi verdik. Bu büyük barış mücadelesi bugün yeni bir evreye girdi. Türkiye bir süredir yeni bir müzakere sürecine tanıklık ediyor. Ancak barış mücadelesinin içinde yer alan gruplar; genelde toplumsal kesimler özelde ise kadınların müzakere sürecine yapacakları kritik katkı göz ardı ediliyor. Bu nedenle biz kadınlar müzakere sürecine müdahil olmanın yollarını aramak amacıyla bir araya geldik.” ifadesinde bulundu.


‘Kadın barış sürecinin temel aktörüdür’


Barış için Kadın Girişimi, “Türkiye’de yaşayan farklı sosyal ve politik çevrelerden, farklı inançlardan, farklı cinsel yönelimlerden kadınlar olarak, son otuz yıldır süren savaş ve çatışma ortamı ile devlet militarizmi ve şiddetinin kadınları ne denli etkilediğini defalarca belirttik” vurgusunu yaparak şu ifadelere yer verdi:


“30 yıllık çatışmalar ve savaş toplumun her kesimini ağır bir şekilde etkiledi ama kadınları daha çok etkiledi. Zorunlu göç sonucu köylerinden, kentlerinden koparılarak büyük kentlerin varoşlarında yoksulluk içinde yaşamaya mahkum edildiler. Şiddeti en çıplak haliyle yaşadılar, tacizin ve tecavüzün mağduru oldular. Çocuklarını, eşlerini, çatışmalarda faili meçhullerde yitirdiler, bütün bunlara rağmen 30 yıldır barış mücadelesinde aktif bir şekilde yer aldılar. Kadınlar sadece savaştan en çok etkilenen kesimler olsa da toplumun tüm alanlarında olduğu gibi barış sürecinin demokratik ve katılımcı inşası için de temel aktörlerden biridir.”


Antlaşmalarda kadın temsiliyeti


Dünyanın diğer ülkelerinde İrlanda’da, İspanya’da, Bosna’da, Kenya’da, Burundi’de, Nepal’de, Filipinler’de, Guatemala’da, El Salvador’da, Filistin’de ve buna benzer toplam 100’ü aşkın ülkede yaşanan çatışmalarda 1990 ile 2012 arası 582 barış antlaşması yapılmış ve buralarda kadınların temsiliyetinin çok düşük olduğu görüldüğünü işaret eden Barış İçin Kadın Girişim, “Ancak onların mücadeleleri sonucunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2000 yılında Türkiye’nin de imzaladığı 1325 sayılı kararda ve Avrupa Parlamentosunun da desteklediği Avrupa Konseyi Üsküp Deklarasyonunda kadınların barış görüşmeleri de dahil olmak üzere barışın tesisinin her safhasına katılmaları gerektiği ve bu hakka sahip olduklarını belirtti” dedi.


‘Barış müzakerelerine kadınlar katılmazsa!’


Barış İçin Kadın Girişimi, dünyada yaşanmış olan ve kimi zaman yap-boz tahtasına dönen barış görüşmeleri şu gerçeği göstermiştir diyerek açıklamaya şöyle devam etti:


“Barış müzakerelerine kadınlar katılmazsa;


- Barış toplumsallaşmaz.


- Barış sürdürülebilir olamaz.


- Barış yerelleşemez.


- Barış, savaş sırasında uğranmış kayıpları dikkate almaz ve telafi edemez.


- Barış süreci şeffaf olamaz.


- Barış cinsiyete duyarlı olamaz.”


(la)