DTK Kadın Meclisi: Kadın mücadelesini yükseltmeye çağırıyoruz

13:29

 


JINHA


AMED – DTK Kadın Meclisi’nin 27 Şubat günü Bölge’de bulunan siyasi parti, sivil toplum örgütleri, inanç gruplarının kadın temsilcileri ve kadın örgütleri ile gerçekleştirdiği 1. Kürt Kadın Buluşması’nda yürütülen tartışmalar sonucu, ortak sonuç bildirgesi açıklandı.


Kadınlar, siyasal sürece ilişkin görüşlerini şu temelde ortaklaştırdı:


-          Yaklaşık bir buçuk aydır sürdürülen diyalog ve temas sürecinin hassasiyetinin psikolojik argümanlarla yürütüldüğü tespiti yapılmış, kadının bu dönemdeki rolü bir arada olmak, örgütlülüğü geliştirip mücadeleyi yükseltmek olarak belirlemiştir. Bölge’de kırk yıla yakın sürdürülen savaşın en büyük mağdurunun kadınlar olduğu tespit edilmiş, diyalog ve temas süreçlerinin müzakere ve barış sürecine evrilmesi noktasında ön açıcı olacağı vurgulanmıştır.


-          Diyalog veya temas sürecinde basında Türkiye halkını bu sürece hazırlama hassasiyeti olmasına rağmen, Türkiye toplumunun önemli bir kesimini oluşturan Kürtlerin hassasiyetleri görmezden geliniyor. AKP bir yandan çözüm üretiyor gibi görünse de fiziksel ve psikolojik savaşı sürdürüyor. AKP bir buçuk aylık bir süreyi heyette kimlerin olacağı tartışmaları ile heba etmiştir. Bu tür anlamsız tartışmalar yerine çözüme yönelik somut adımlar atması bu konudaki samimiyetinin ifadesi olacaktır.


-          Bu süreç, geçmişteki temaslardan farklıdır ve olumsuz sonuçlanması Türkiye’yi, iç savaşa götürür. Bu süreçte iradenin Abdullah Öcalan olduğu bilinmeli ve örgütlü yapı öne çıkmalıdır. Bizler Kürdistanlı kadınlar olarak bu tarihi sürecin tanığı, bizzat aktörü ve takipçisiyiz.


-          Bizler Kürdistanlı kadınlar olarak hem ölümleri durdurmanın hem de halkların ve inançların eşit olması noktasında aktif rol ve sorumluluk almalıyız. Eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren, sorgulayan direnen ve dönüştüren kadına yönelik baskı ve şiddet tarihin her döneminde olduğu gibi kendini göstermiştir. Bunun en son örneği ise hepimizin yüreklerinde derin bir acı ve öfke bırakan üç Kürt kadın siyasetçisinin Paris’te katledilmesidir.


-          Derin devletin özel güçlerinin gerçekleştirdiği Paris katliamı kadına verilmiş bir mesajdır. “Önce kadını vurun” diyen eril zihniyetin başta Sakine Cansız şahsında gelişen kadının özgürlük mücadelesine, sistemin ideolojik bir müdahalesidir.


-          AKP, toplumun her kesiminde ayrıştırmacı yaklaşımını sergilemekte, cinsiyetçi politikaları ile kadın ve erkeği, inançlara siyasal müdahalelerle aleviler ile Sünnileri, muhafazakârlığı ile başörtülü ve başörtüsüzü, milliyetçiliği ile Türkiye halklarını ayrıştıracak suni gündemler yaratarak,  bu kesimleri karşı karşıya getiren politikaları ve tekçi zihniyeti ile iktidarını pekiştirmektedir. Bu tavrını en çok da toplumun önemli bir kesimini oluşturan kadınlar üzerinde yoğunlaştıran AKP, son politikaları ile kadını eve mahkum eden, çıkardığı yasalarla kadını tecavüzcüsüne ve şiddete mahkum eden bir tutum içindedir.


-          Çatışmalı ortamdan ve tekçi zihniyetten en çok etkilenen kadındır. Bu zihniyetin sonucunda özellikle bölgede kadın cinayetleri, kadın intiharları, fuhuş, madde bağımlılığı, tecavüz ve tacizler, yoksulluk, işsizlik, doğa tahribatı hız kesmeden devam etmektedir. Tüm bunlar sistem tarafından politik olarak beslenmektedir. Bunun en somut örneği çatışmalı ortamın özellikle kadın üzerinde yarattığı tahribatı en aza indirmeye yönelik çalışma yürüten kadın özgür yaşam alanları, belediyelerin kadın kurumları yeni çıkan ŞÖNİM yasası ile devlete devredilerek kadının tek sığınabileceği adres olarak, tekçi zihniyetin egemen olduğu devlet ve kurumları gösterilmektedir. 


-          Sivil toplum örgütleri ve kadın kurumları terörü finanse ettikleri gerekçesiyle kapatılarak kadının sosyal ve toplumsal alanda örgütlenmesinin önü alınmaya çalışılmaktadır.


-          Yine dünyanın her yerinde savaş ve çatışmalı ortam kadın tecavüzlerini sıradan bir hadise haline getirmiş ve marjinalleştirmeye çalışmıştır. Buna karşılık tecavüz savaş suçları kapsamına alınmalıdır.


“Biz Kürt kadınları, ulusal birlik çerçevesinde tartışarak tüm bu olumsuz politikalara karşı örgütlenerek, ulusal birlik politikalarını daha derinlikli tartışarak aşağıdaki kararlaşmalara vardık:


1-Bölgedeki ilgili kurumlar ziyaret edilerek ikinci buluşmanın hazırlıklarının yapılması,


2-DTK Kadın Meclisi’nin güçlendirilmesi, ortak bir kadın mücadele hattının örgütlendirilmesi,


3- 2. Kadın Buluşması, DTK Kadın Meclisi ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir.


8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde tüm kadınları alanlarda olmaya, mücadeleyi yükseltmeye, kadın devrimine giden yolda öncülük yapmaya çağırıyoruz”


(gk)