Çorum halkının konukseverliği…

09:39

Pınar Aytekin /JINHA


ÇORUM-  Kürt sorununda demokratik çözüm ve barış talebini anlatmak üzere Karadeniz turuna çıkan, HDK Yürütme Kurulu üyeleri ve milletvekilleri Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü ve Levent Tüzel ile HDK Eş Başkanı Fatma Gök ilk durakları olan Çorum'da karanfillerle karşılandı.


Halkların Demokratik Kongresi (HDK)’li milletvekilleri Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü ve HDK eş genel başkanı Fatma Gök’ün de aralarında bulunduğu araçla Çorum'a vardığımızda doğrusunu söylemek gerekirse herhangi bir saldırı ya da sıkıntı yaratacak bir olay olacak mı diye sürekli bir hazır olma hali içerisindeydim, bekli de çoğumuz böylesi bir ruh halindeydik ki; Ertuğrul Kürkçü valilik görüşmelerinin ardından bir çok yerde devlet tarafından biber gazıyla karşılanırken Çorum'da halk tarafından karanfillerle karşılanmış olmaları üstüne birkaç kelam etme gereksinimi duydu.


Hacı Bektaşi Veli Vakfı'nda basına verilen yemeğin ardından tekrar vakıfta gerçekleştirilen halk toplantısına geçildiğinde salonda bulunan tüm kalabalığın kendini iyi ve güvende hissettiğini görebiliyor ve halkın arasında korku veya tedirginliği yaratacak bir durumun ol(-uş)madığını , aksine bunun dışarıda devlet eliyle yaratılan bir algı, bir atmosfer olduğunu görebiliyorsunuz. HDK üzerine medya üzerinden yürütülen (örneğin sadece BDP'li Kürtlerin yer aldığı bir oluşum) ayrıştırıcı politikalar Çorum örneği ile göstermektedir ki halk arasında böyle bir algı yer edinememiştir, her ne kadar devlet tarafından medya vasıtasıyla yaratılmaya çalışılsa da. Karadeniz’in diğer illerinde de bir hassasiyet oluşturulmaya çalışılmakta. Geçmişte Karadeniz’de başarılı olduğu bölgeler olmuşsa da (DTP milletvekili Ahmet Türk’e yapılan saldırı), bu istenç Çorum'da başarılı olamamıştır. Çorum’da HDK’nin gerçekleştirdiği halk toplantısı göstermektedir ki herşeye rağmen halk ile bir araya gelinebilinirse bu algının kırılması çok zor değil.


Sebahat Tuncel’in "Ayrıştıklarımızdan ziyade ortaklaştıklarımızı, biz bir araya gelebilmeyi konuşalım" sözleri bu algıları kırmaya yönelik mücadelenin de göstergesidir denilebilinir.


Basın yemeği ile daha da kendini göstermeye başlayan bir arada olma halinin, kadınların, erkeklerin, genç kadınların, genç erkeklerin, çocukların yüzlerinde bir şeyler yapmaya çalışıyor olmanın, yeniden; farklılaştırılmaların olmadığı daha eşit, şiddetin kendini var edemediği, herkesin söz söyleyebildiği, eşit vatandaşlık haklarıyla cinsiyetsiz bir toplumun olabileceği, bunun birlikte örülebileceği inancıyla nasıl da heyecanla, dayanışmayla koşuşturdukları gözlemlenebilmekteydi. Halk toplantısı adı üzerine tam da bir halk toplantısıydı. HDK çalışmaları içerisinde yer alan, almayan, destekleyen, desteklemeyen belki de sadece "Acaba bunlar kim? Ne diyorlar" diyerek meraktan gelenler…


Toplantıya katılanları tatmin edecek bir yapılanmanın henüz oluşmamış olduğu, halktan böylesi bir beklentin olduğu, HDK’nin bu konuda bir umut yarattığı gözlemlenenler arasında ilk sırayı alabilir.


(la)