‘One Billion Rising’ İstanbul’da isyanın adı oldu

12:54

 


JINHA


İSTANBUL – Dünyada birçok ülkede düzenlenen One Billion Rising etkinliği Türkiye’nin de birçok kentinde gerçekleştirildi. İstanbul’da da renkli görüntüler yaratan etkinlik kapsamında kadınlar adına konuşan Selin Top, “Bizler senenin 364 günü şiddeti reva görüp bir gün bir demet çiçek, tektaş yüzük, mutfak robotu hediye edip  susmamızı, gözümüzü kapatıp  evlerimizin cici kadınları olmamızı bekleyenlere karşı ‘Özgürlük istiyoruz’, ‘Dünyayı istiyoruz, kırıntılarını değil’ diyoruz” şeklinde konuştu.


14 Şubat’ta kadınlar One Billion Rising eylemiyle İstanbul'un birçok yerini eylem alanına dönüştürdü. Çeşitli kadın grupları ve kurumlarının da katılımıyla eylemler sokakları renklendirdi. 14 Şubat, V-Day’in belirlediği ortak şarkı ile danslarla karşılandı. İstanbul’da ilk dans etkinliği Haydarpaşa’da, ikinci etkinlik Kadıköy-Karaköy İskelesi’nde, üçüncü ve son dans etkinliği ise Caferağa Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. Kadıköy Sahili’nde yaklaşık olarak 500 kişinin katılımıyla yapılan dans, ‘Bir milyar kadının dans etmesi devrimdir’ şiarıyla düzenlendi. Etkinlikte birçok dilde şarkılar seslendirilirken, Kürt dengbêj kadın Xalide de sahne aldı. Caferağa Spor Salonu’nda saat 19.00’da düzenlenen etkinlik bir buçuk saat sürdü. Kürtçe, Türkçe, Ermenice şarkılar ve türküler eşliğinde yüzlerce kadın halaylar ve zılgıtlar çekti.


‘Bugün, kadınların isyan günüdür’


Etkinliğe ilişkin basın açıklaması yapan Selin Top, 14 Şubat’ın bir isyan günü olduğunu belirterek “Bizler bugün ‘Öldüren sevgi istemiyoruz’ diyoruz” ifadelerine yer verdi. Yaşamın en çok kadını yıprattığına dikkat çeken Selin, konuşmasına şöyle devam etti:


“ABD’de her iki dakikada bir kadın tecavüze uğruyor, Türkiye’de günde ortalama 5 kadın cinayete kurban gidiyor, Afrika ve Ortadoğu' da her yıl 4-12 yaş aralığında yaklaşık 3 milyon kız çocuğu sünnet ediliyor. Dünyada sürmekte olan savaşlarda  ölen sivil kadın sayısı erkek asker sayısından fazla. Şu an yanı başımızda  Suriye’de sürmekte olan kirli savaşa da baktığımızda  bu savaştan kaçan kadınların mülteci kamplarında taciz ve tecavüze uğradığı gerçeğiyle yüz yüze geliyoruz.


‘İnadına isyan, inadına özgürlük’


Türkiye’de 6411 saylı yasa ile kadına şiddet uygulamış erkeklere af çıkarılması ile bu adamlar sokakta rahatça gezebilirken, bizler senenin 364 günü şiddeti reva görüp bir gün bir demet çiçek, tektaş yüzük, mutfak robotu hediye edip  susmamızı, gözümüzü kapatıp  evlerimizin cici kadınları olmamızı bekleyenlere karşı ‘Biz özgürlük istiyoruz’, ‘Biz dünyayı istiyoruz kırıntılarını değil’, ‘Biz inadına isyan inadına özgürlük’ demeye geldik.


Bizlere üç çocuk doğur diyenlere, kürtaj ve sezeryan hakkımıza elini uzatanlara karşı kuluçka makinesi olmadığımızı söylüyoruz.”


Etkinlik modern dans, zumba, halay ve horonla renklendi


Kadınlar, yol boyunca erbanelerle sloganlarını bütünleştirirken, zılgıtlarıyla da çığlıklarını duyurmaya, erkek şiddetini deşifreye etmeye devam ettiler. Etkinlik boyunca zılgıtlar ve “Jin Jiyan Azadi” sloganları sokaklarda yankılandı.


Cağferağa Spor Salonu’ndaki programa ortak şarkı ve dans koreografisiyle saat 20.30’da başlandı.


Anadolu Kültür Araştırma Derneği (Aka-Der) adına konuşma yapan Pınar Bayraktar, platformda erkek şiddetinin katlanarak arttığını ve bu şiddete arka çıkmanın bir devlet politikası haline geldiğini belirterek kadınları her geçen günden daha fazla birleşmeye ve güç olmaya davet etti.


Kadın dansçıların zumba, modern dans, halay ve horonlarıyla devam eden program saat 22.00’de sona erdi.


(pi/gk)