Diren, dans et, ayaklan!
17:13
JINHA
KIBRIS – Kıbrıs’ta feminist mücadeleyi yürüten aktivistlerin oluşturduğu Feminist Atölye, 14 Şubat’ta ‘Bir milyar kadının dans etmesi devrimdir’ etkinliği için kadınlara katılım çağrısı yaptı. Etkinliğe katılım için çağrıda bulunan Feminist Atölye, “Bugün dünyanın her noktasında “erkek sevgisinin” kadınların ölümüne neden olduğu uluslararası raporlarla ortaya çıkmaktadır. Bu yüzdendir ki, 14 Şubat’ta iddia edilen sevginin göstergesi sayılan hediyeleri kabul etmiyor, kadına yönelik şiddete karşı bir araya geldiğimiz mücadelemizi dans ederek büyütüyoruz” dedi.
“Tüm dünyada olduğu gibi Kıbrıs’ın kuzeyinde de ataerkil sistemin yarattığı eşitsiz güç ilişkilerinden kaynaklanan kadına yönelik şiddet, feminist örgütlerin mücadelesi sonucunda toplum içerisinde tartışma konusu yapılmaya başlandı. Son zamanlarda kadınların ölümlerine varan şiddet vakalarının yaşanmasıyla iyice görünür hale gelen mağduriyetler, eril şiddetin akıl almaz boyutta olduğunu maalesef kanıtladı.
Kadına yönelik şiddet, erkek egemen yapının kadınlar üzerinde güç ve denetim sağlamaya dönük kurguladığı bir iktidar ilişkisinden kaynaklanır. Fiziksel, ekonomik, psikolojik ve cinsel şiddet türlerinden herhangi birinin ortaya çıkmasına sebep olarak gösterilen “alkollü olmak, uyuşturucu madde kullanmak, âşık olmak, sevgisine karşılık bulamamak, boşanmak istemek, aldatılmak, kıskanmak, ekonomik sıkıntı içinde olmak” gibi gerekçeler, eril şiddetin meşrulaştırılması için ileri sürülür. Böylece kadınlara yönelik gerçekleştirilen şiddet neticesinde oluşan hak ihlalleri sorgulanmadan, toplum içerisinde oluşacak tepkinin en aza indirilmesi amaçlanır. Oysa önemli olan, şiddet uygulayan erkeklerin hangi ruh haliyle içerisinde suç işlediği değil, eril şiddetin temeli olan kadını kontrol altında tutma arzusudur.
‘Dans Ederek Direnmek’
Toplumsal cinsiyet temelli şiddet suçları, münferit vakalar değildir. Yaşanan her olayın ayrıntılarından da anlaşılacağı üzere, devlet kurumlarının yasal ve kurumsal düzenlemeler yapmaktaki ihmali mağduriyetin kapsamlı bir sistem temelinde yaşandığını kanıtlar niteliktedir. Yani kadına yönelik şiddet olayları kader değil politiktir. Karşılaştığımız örneklerden de anlaşılacağı üzere kadınlara şiddet uygulayan erkeklerin büyük bir kısmı yabancı değildir. “Sevgi” kılıfı altında kadınlara şiddet uygulayan erkekler ya aile bireylerinden ya da eş, sevgili diye tanımlanan kişilerden oluşmaktadır. Oysaki, bize göre sevgi; eşitlik, özgürlük ve adaletin sağlanması ile var olabilecek bir değerdir. Bu sebeple kıskançlık temelinde bireyler üzerinde kurulmaya çalışılan şiddete dayalı denetim uygulamaları ile sevgi arasında bağlantı kurmak mümkün değildir. Bugün dünyanın her noktasında “erkek sevgisinin” kadınların ölümüne neden olduğu uluslararası raporlarla ortaya çıkmaktadır. Bu yüzdendir ki, 14 Şubat’ta iddia edilen sevginin göstergesi sayılan hediyeleri kabul etmiyor, kadına yönelik şiddete karşı bir araya geldiğimiz mücadelemizi dans ederek büyütüyoruz.
Toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti görünür kılmak ve bu alanda atacağımız adımlarla toplum içerisinde yaratılacak farkındalığı geliştirmek isteyen herkesi bizimle birlikte dans etmeye çağırıyoruz. Bir araya gelip yürüttüğümüz mücadeleyi büyüttüğümüz takdirde, sesimiz daha güçlü duyulacaktır. Böylece yaşanan mağduriyetlerin önlenmesi için devlet kurumları da sorumluluk sahibi olduğunu anlayacaktır.Şiddete hayır demek için, diren, dans et, ayaklan!”
Etkinlik tarihi: 14 Şubat 2013 Perşembe Saat: 16.00
Yer: Belediye Bulvarı Caddesi, Gönyeli
(gk/la)
