Medyanın eril dili tepki uyandırdı
17:20
JINHA
HABER MERKEZİ– Fotoğrafçı Sarai’nin ölümünü farklı değerlendiren anaakım medya tepki görmeye devam ediyor. DİSK Kadın Komisyonu, Sarai’nın yaşam hakkının elinden alınmasının farklı spekülasyonların gölgesinde kaldığına dikkat çekerken, sendika.org da Milliyet’in haberini eleştirdi.
ABD’li fotoğrafçı Sarai Sierra’nın Türkiye’de öldürülmesi ile ilgili anaakım medyadaki cinsiyetçi söylemlere tepkiler artıyor. Sendika.org’un haberinde Milliyet Gazetesinin olayla ilgili yaptığı yayının, egemen medyanın cinsiyetçi dilinin sınırı olmadığının göstergesi olarak görüldüğü ifade edildi. Öte yandan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonları (DİSK) Kadın Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, ‘Hakim medyada ve sosyal forumlarda Sierra’nın maruz kaldığı şiddet ve akabinde yaşam hakkının elinden alınması farklı spekülasyonların gölgesinde kaldı’ denildi.
Sendika.org haberi şöyle değerlendirdi:
Ne tarz bir editör bu haberi yayımlar?
ABD’li kadın fotoğrafçı Sarai Sierra’nın öldürülmesine ilişkin olarak “Bu kez ABD halkı sordu” başlıklı bir haber yayımladı. Milliyet’in haberinde, CBS’nin internet sitesinde yer alan “Türk Medyası: Kayıp New Yorklu Kadın Sarai Sierra ölü bulundu” başlıklı habere yapılan okuyucu yorumlarına geniş yer verildi. Yorumlarda, Sarai’nin “evli ve iki çocuklu” olması göz önüne alındığında tek başına yurtdışı seyahati yapabiliyor olması da “eleştirildi.” ABD halkının ağzından “Ne tarz bir kadın bunu yapar?” sorusuna yer verildi. Milliyet de bu yorumları kendi manşetine taşıdı. Böylece, öldürülmüş bir kadın üzerinden bile kadınlık rolleri tanımlanmış oldu.
Ara başlıklardaki kadın düşmanlığı
Konuya ilişkin olarak CBS editörü tarafından yapıldığı öne sürülen açıklamaya göre, “İstanbul’da tecavüz yaygın olsa da diğer büyük şehirlere oranla gayet güvenilir bir şehir.” CBS okurlarından gelen yorumların “oldukça ilginç” olarak değerlendirildiği Milliyet’in haberinde, “Bir kadının nasıl tek başına yurtdışı gezisine çıkabileceği” analiz edilirken, “Sadece fotoğraf çekmek için başka bir ülkeye neden gidilebileceği” de sorgulanmış.
Milliyet’in, “Evli ve iki çocuk annesi bir kadının Türkiye’de ne işi var?” , “ Ne tarz bir kadın bunu yapar”, “Kadınlar tek başına yolculuk yapmamalı” gibi ara başlıklarla sunduğu bu haberin nasıl bir habercilik anlayışının ürünü olduğu ise sorulması gereken daha önemli bir soru. Milliyet haberinin “Sarai’nın ölümü Türk turizmini etkilemez” arabaşlığı da kadına yönelik şiddet olayı konusunda gazetenin gerçek kaygısının ne olduğunu ifade etmeye yetiyor.
DİSK Kadın Komisyonu: Ailenin değil, kadının yaşam hakkı
Kadınların canına kasteden erkek egemen anlayışın, Sarai’nın cinayetinde de kendini yeniden gösterdiğini dile getiren DİSK Kadın Komisyonu, hakim medyada ve sosyal forumlarda Sierra’nın maruz kaldığı şiddet ve akabinde yaşam hakkının elinden alınmasının farklı spekülasyonların gölgesinde kaldığını belirtti. DİSK Kadın Komisyonu, Sarai cinayetinin ve diğer kadın cinayetlerinin bir an önce aydınlatılması gerektiğine işaret ederek, Ceza Kanunu ve ‘Ailenin Korunmasına dair Kanun’un bir an önce ailenin değil, kadının yaşam hakkını koruyacak bir biçimde düzenlenmesini talep etti.
(pi/zd)

