‘Ölümleri de yaşamları kadar kahramanca olan 3 kadın…’
12:34
JINHA
İSTANBUL – Paris’te yaşanan suikaste yönelik konuşan Nazan Üstündağ, Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın ölümlerinin de yaşamları kadar kahramanca olduğuna dikkat çekerken, hükümet tarafından yapılan açıklamaları değerlendiren Sibel Özbudun, “Hükümetin yaklaşımları en iyi ihtimalle ciddiyetsizlik, basiretsizlik, en kötü ihtimalle de bir şeyleri örtme telaşına delalet ediyor” dedi.
Paris’in en işlek caddelerinden birinde bulunan Kürdistan Enformasyon Bürosu’nda 9 Ocak günü Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez’in katledilmesi üzerine devletin ortaya attığı çeşitli söylemler, birçok demokratik çevrenin tepkisine yol açtı. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Nazan Üstündağ ve İstanbul Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Sibel Özbudun olayın aydınlatılması için çaba harcanması gerekirken spekülasyon yaratıldığına işaret etti.
‘AKP, katliamın aydınlatılmasını talep etmeliydi’
İçinde bulunulan sürecin ciddi bir süreç olduğunu belirten Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Nazan Üstündağ, “AKP yetkililerin en azından barışa karşı provakasyon yaratma ihtimali olduğu için bile olsa, katliam karşısında üzüntülerini belirtecek cümleler beklerdik” dedi. Hükümet tarafından yapılan açıklamaları her açıdan yanlış bulduğunun da altını çizen Nazan, devletin konumu gereği önce olayın aydınlatılmasını talep etmeleri gerektiğini kaydetti. Nazan, “AKP barışın nasıl yapılacağının kurallarını kendi meşrebine göre yeniden yazmaya niyetliyse daha çok bekleriz” sözleriyle şimdiki sürece yaklaşımları eleştirdi.
‘Üç kahraman, üç unutulmaz kadın…’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kürtleri ve Kürt Özgürlük hareketini değersizleştirmeye yönelik açıklamalarda bulunduğuna dikkat çeken Nazan, “Bu değersizleştirmenin karşısında ise binlerce Kürdün Sakine Cansız ve arkadaşlarını sahiplenişi, yası, isyanı var. Bir kez daha Başbakan'ın sözcükleri karşılıksız çıkıyor. Ancak, gerçeği temsil etmeye yaramayan bu sözler, ne yazık ki barışı kırıp dökmek konusunda işe yarıyor” dedi. Kürt hareketinin Tayyip Erdoğan tarafından muhatap olarak kabul edilmediğini kaydeden Nazan, barışın olması için tarafların birbirine saygılı, sürecin şeffaf ve karşılıklı bir tanımanın olması gerektiğinin altını çizdi. Sosyolog Nazan Üstündağ, Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın yaşarlarken kendilerini Kürt Özgürlük Mücadele’sine adadıklarını dile getirirken, “Ölümleri de yaşamları kadar tutarlı. Yaşarken olduğu gibi öldükten sonra da kahraman ve savaşçı üç biricik, unutulmaz kadın olarak bilinecekler” dedi.
‘AKP, acemice bir telaş ve ısrar içindedir’
İktidar odaklarının, devlet görevlilerinin, görevinin suikaste ilişkin spekülasyon yaratmak değil, failleri ve nedenlerini açığa çıkartmak olduğunu belirten İstanbul Üniversitesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Sibel Özbudun, yaklaşımları en iyi ihtimalle ciddiyetsizlik, basiretsizlik, en kötü ihtimalle de bir şeyleri örtme telaşına delalet eder nitelikte olduğuna vurgu yaptı. Sibel, AKP çevrelerinin olayı ‘örgüt içi hesaplaşma’ olarak sunma konusunda acemice bir telaş ve ısrar içinde olduklarını ifade etti.
‘Kirli devletler, kirli sicillerine 3 kadının kanını da eklemiş oldu’
Paris’te yaşanan suikastin gerçekleştiği sokak ve apartmanın, kritik konumu nedeniyle sürekli gözetim altında tutulduğuna işaret eden Sibel, bu durumda katillerin en azından eşkâlinin Fransız güvenlik biriminin elinde olduğunu kaydetti. Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın katledildiği suikastin makul bir süre içinde açıklığa kavuşturulmaması durumunda, cinayetlerin bir istihbarat servisinin işi olduğu yönündeki kanıların haklı çıkacağına dikkat çeken Sibel, “İlgili devletlerin artık hangisi ve ya hangileriyse -Türkiye, Fransa, İran, Suriye, İsrail- kirli yer altı siciline üç Kürt kadınının kanı daha eklenmiş olacaktır” dedi.
‘Pespayeliktir. Şaşırmadım, tiksindim’
MHP sözcüsü Oktay Vural’ın Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın yaşamını yitirdiği suikaste ilişkin söylediği ‘Su testisi su yolunda kırılır’ sözünü, pespayelik olarak değerlendiren Sibel Özbudun, şu açıklamalarda bulundu:
“Bir söz vardır, ‘Elinizdeki tek araç çekiç ise, bütün sorunlar size çivi gibi görünür.’ Bu deyiş, MHP’nin tutumuna birebir denk düşüyor. Ölümü, öldürmeyi, yok etmeyi, tek yol, tek çözüm bellemesi bir soğuk savaş aparatı olarak bu partinin doğasına uygundur. Bu sözler beni şaşırtmadı, sadece tiksindirdi. Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın önünde saygıyla eğiliyor, Kürt halkına başsağlığı diliyorum.”
(ha/gk)

