'Failler ortaya çıkana kadar alanlarda olacağız!'
10:48
Mizgin TABU – Zehra DOĞAN / JINHA
AMED - Paris'te 9 Ocak günü Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan'a yönelik gerçekleştirilen suikastin kontravari bir suikast olduğunun altını çizen BDP Kadın Meclisi Sözcüsü Pelin, bu suikast, bizim mücadelemizi daha da pekiştiren daha da güçlendiren bir mücadele gerekçesi haline getiren bir olaydır. Bizler, bu mücadelenin devamcısı olacağız ve katliamın failleri açığa çıkana kadar bizler bunun hesabını soracak, alanlarda olacağız" dedi.
Fransa'nın başkenti Paris'te Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda 9 Ocak günü PKK kurucularından Sakine Cansız, gençlik hareketi üyesi Leyla Şaylemez ve KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan'a yönelik gerçekleştirilen suikast aydınlatılmayı bekliyor. Kürt kadınları ve Kürt halkı başta olmak üzere bütün dünyada tepki yaratan suikaste ilişkin birçok ağızdan çeşitli yorumlar yapılırken, Kürt Sorunu taraflarından olan BDP, bu konuda tek muhataplarının Fransa olduğunu belirtti. Bunun yanında çözüm ve müzakere süreci arifesinde böyle bir suikastin gerçekleştirilmesinin manidar olduğuna da işaret eden BDP, Kürt Sorununun çözümünde taraflardan biri olan AKP'nin de olayın aydınlatılması için çabalaması gerektiğine vurgu yaptı. BDP Kadın Meclisi Sözcüsü Pelin Yılmaz ve Parti Meclisi Üyesi Şehbal Şenyurt, 3 kadın siyasetçiye yönelik gerçekleştirilen suikasti değerlendirdi.
'Yapılan katliam, alçakça bir saldırıdır'
Barış ve Demokrasi Partisi(BDP) Kadın Meclis Sözcüsü Pelin Yılmaz, BDP Kadın meclisi adına yaşamını yitiren üç Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın ailelerine, tüm Kürt halkına, Kürt kadınlarına başsağlığı dilediklerini ifade ederek, “Uluslararası güçler doğrultusunda gerçekleşen bu kontravari suikast cinayetini kınıyoruz” şeklinde konuştu. Hiçbir kadın cinayetinin sıradan olmadığının altını çizen Pelin, Paris’in en işlek caddesinde Kürt kadın siyasetçilere yönelik profesyonelce gerçekleştirilen suikasti sadece ‘üç kadının yaşamıını yitirmesi’ olarak değerlendirmediklerini vurguladı. “Hem kadın arkadaşlarımızın almış oldukları misyonlar hem yaşamlarındaki devrimci mücadelelerinde, siyasetlerinde yer etmiş oldukları misyonlar itibariyle hem de süreç itibariyle çok önemli bir suikast olarak değerlendiriyoruz” ifadelerini kullanan Pelin, ‘alçakça bir saldırı’ olarak nitelendirdiği suikastin, barış ve çözüm sürecinin henüz başlamadığının bir işareti olarak gördüklerini dile getirdi. Bu süreci yine de önemsediklerini kaydeden Pelin, yaşanan siyasi gelişmeleri ‘müzakerelerin başlangıcı’ olarak gördüklerini ifade etti.
'Bu, kontravari bir suikasttir'
Ayrıca Pelin, Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Leyla Şaylemez, Fidan Doğan’a yönelik profesyonelce gerçekleştirilen suikastin aynı zamanda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ortaya koymuş olduğu barış iradesine, Kürt kadınının iradesine, Kürt halkının Kürt sorununun çözümü için Abdullah Öcalan’la birlikte ortaya koyduğu iradeye ve Kürt halkının iradesine dönük gerçekleştirilmiş bir suikast olduğuna dikkat çekti. Suikastin, böylesi bir süreçte bir mesaj içerdiğini söyleyen Pelin, “Bu suikasti kim yapmışsa, hangi güç yapmışsa yapsın temel amaç burada Kürt sorununun barışçıl yollarla çözümünü istemeyen güçlerin bir tasfiye planı sonucunda gerçekleşmiş kontravari bir suikasttir” dedi.
'Yoksa bu cinayeti siz mi gerçekleştirdiniz!'
Sakine Cansız’ın 40 yıllık bir devrimci mücadele geleneğine sahip olduğuna işaret eden BDP Kadın Meclisi Sözcüsü Pelin Yılmaz, Sakine Cansız’ın, Kürt kadınlarının devrimci sahada, siyasette yer edinmesinde bir idol olarak önemli rol oynadığını belirtti. “Gerçekleştirilen katliam, Kürt kadınını ve Kürt halkını her gün sokaklara taşırarak tepkiyle, eylemleriyle, duruşlarıyla ortaya koyacakları bir öfke yaratmıştır” diyen Pelin, dünya basınının dahi sıradan görmediği suikast karşısında hükümetin yaptığı açıklamaların kafa karıştırıcı nitelikte olduğunu kaydetti. Hükümetin, henüz netlik kazanmamış suikaste ilişkin anında yaptığı açıklamalara dikkat çeken Pelin, “Hükümetin tutumu, ‘Bu cinayeti örtbas mı etmek istiyorsunuz?’, ‘Bu cinayetin ortağı mısınız?’, ‘Yoksa bu cinayeti siz mi gerçekleştirdiniz?’ diye soru işaretleri uyanıyor” dedi. Pelin Yılmaz, Fransa hükümetini bu konuda temel muhatap olarak gördüklerinin altını çizerken, bu olayın, Kürt sorunu ve dolayısıyla Kürt kadın siyasetçileri, barış sürecini hedef aldığını, bu nedenle muhataplar arasında gördükleri AKP Hükümetinin de konunun üzerinde durması ve faillerinin açığa çıkmasına dönük temel sorumlulardan biri olduğuna vurgu yaptı.
'Suikast, direk Kürt kadını ve Kürt halkına yapılmıştır'
BDP kadın meclisi olarak bir Kürt kadın siyaseti yürüttüklerini söyleyen Pelin, öldürülen Kürt kadın siyasetçilerin de kendilerinin öncü gördüğü kadınlar olduğunu ifade etti. Pelin, suiaksti direk Kürt kadınına, Kürt halkına yapılmış bir saldırı olarak gördüklerini ve cenazeleri de katliamı da en üst düzeyde sahipleneceklerine dikkat çekti.
'Bizim için bu suikast, mücadelemizi güçlendirme gerekçesidir'
Hem BDP Kadın Meclisi olarak hem bir bütünen BDP olarak hem de bileşeni olduğumuz Demokratik Özgür Kadın Hareketi(DÖKH) öncülüğünde Türkiye’nin bütün illerinde örgütlü bulunduğumuz bütün yörelerde alanlarda olacaklarına işaret eden Pelin, şöyle konuştu:
“Kadın eylemleri, protesto yürüyüşleri, bunun yanında Fransa konsolosluklarını protesto etmekle beraber fax çekme eylemleri gerçekleştireceğiz. Failler ortaya çıkarılana kadar bizler alanlarda olacağız. Bu olayın peşini bırakmayacağız. Şunun da çok açık bilinmesini istiyoruz. Sadece Sakine Cansız ve beraberindeki iki arkadaşımız bu katliamla birlikte yaşamlarını yitirmediler. Bu büyük bir darbeydi. Fakat bu darbeyle birlikte ne Kürt kadınlarını ne de Kürt halkı devrimci demokratik siyasetin mücadelesini durdurabileceklerini sanmasınlar. Bu katliamda yer alan hangi güçlerse, hiçbir güç hesap içerisine girmesin. Çünkü bu suikast, bizim mücadelemizi daha da pekiştiren daha da güçlendiren bir mücadele gerekçesi haline getiren bir olaydır. Bizler, bu mücadelenin devamcısı olacağız ve katliamın failleri açığa çıkana kadar da bizler bunun hesabını soracağız.”
'Sakine, Leyla ve Fidan Arkadaşlar, sıradan şahsiyetler değildi'
Paris'te başlarına kurşun sıkılaran suikaste uğrayan Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan'ın sıradan şahsiyetler olmadığının altını çizen Barış ve Demokrasi Partisi Parti Meclisi Üyesi Şehbal Şenyurt, katliamın gerçekleşme şekline bakılınca planlı ve üzerine düşünülmüş bir olay olduğunun açık olduğuna vurgu yaptı. Kürt Sorununun çözümü noktasında müzakere ve görüşmelerin başlayacağı bir dönemde kadın siyasetçilere yönelik suikastin gerçekleştirilmesinin manidar olduğuna işaret eden Şehbal, Kürt Hareketinin ve Kürt Sorununun aldığı uluslararası boyutun da çok önemli olduğuna vurgu yaptı.
'Kürt halk mücadelesi, artık Türkler tarafından da benimsenmiştir'
Öldürülen Sakine, Leyla ve Fidan'ın Kürt kadınları ve dünya kadınları açısından büyük bir kayıp olduğunu ifade eden Şehbal, "Bulunduğumuz süreç, önemli bir süreçtir. Bu anlamda her ne kadar provokasyonlar gerçekleşse de geriye dönüp bakıldığında çok büyük bir sahiplenme ve emeğin getirdiği başarıları görmemiz mümkündür" dedi. Şehbal, Kürt halk mücadelesini artık sadece Kürt halkının değil, Türk halkının da benimsemiş olduğunu kaydetti.
'Önemli şahsiyetlerin katledilmesi, büyük acı uyandırdı'
Barış sürecinin ne yapılırsa yapılsın baltalanmayacağını belirten Şehbal Şenyurt, şöyle konuştu:
"Sayın Öcalan da sürece ilişkin böyle şeyler olabileceğine işaret etmişti. Fakat böylesi önemli şahsiyetlerin katledilmesi büyük acı uyandırdı. BDP olarak bizler ve hiçbir kuruluş buna sessiz kalmamalıdır. Fransa’nın ve tüm dünya ülkelerinin bu sorunu en üst düzeye getirmesi gerekiyor. Katliamcıların bulunması Avrupa için temel sorun olacak ve Kürt halkı bunun takipçisi olacak. Bizler, halkların demokratik bir yaşam içinde var olmasını talep eden taraflarız. Bu anlamda Avrupa’yı takip ediyor olacağız."
Foto - Kamera: Zehra Doğan - Mizgin Tabu
(gk)

