‘Üvey evlat’ların yeryüzündeki son soluğu!

15:03

 


Mizgin TABU / JINHA


İSTANBUL -  Geçtiğimiz aylarda barış ve kardeşlik için barışa bir tülbentte sen bağla kampanyasını başlatan Filor Uluk Benli,28 Aralık Roboski Katliamında yaşamını yitiren 34 can için, İstanbul Fatih ilçesinde yaşayan komşularına irmik helvası yapıp dağıttı. Hükümetin sessiz kalmasına tepki gösteren Filor, ”Ayıp üzerine ayıp yaparak, katliamı normalleştirmek için 1 yıldır söylemediğini bırakmayan katillere de bin kere lanet olsun” diyerek tepkisini ortaya koydu.


Yozgat’tan İstanbul’a göç eden Ermeni bir ailenin çocuğu olan 52 yaşındaki Filor Uluk Benli, 28 Aralık 2011’de Şırnak’ın Qileban(Uludere) ilçesinin Roboskî Köyü’nde TSK uçaklarının yaptığı bombalama sonucu yaşamını yitiren 34 can için, İstanbul Fatih ilçesinde yaşayan Filor, komşularına irmik helvası yapıp dağıttı. Mutluluğun paylaşıldıkça çoğalacağı gibi acıların da paylaşılarak azalacağı umuduyla  Roboski’li ailelerin acılarını yürekten anladığını kaydeden Filor, ”Katliamın hesabının sorulması için, bu ortak acının birlik ve beraberlik adına bir uyanışa vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. 


Ermeni bir kadın, mama (anne) ve vicdan sahibi bir insan olarak, Roboski katliamını anmadan geçemeyeceğini belirten Filor,” Evimde rengârenk ışıkları olan Noel ağacımı ve yeni yıl diye adlandırılan soframı kurmayacağım” dedi.  Yaşamını yitiren 34 can için yaptığı irmik helvasını dağıtacağının altını çizen Filor,” Her bir can için 1kg irmik olmak üzere 34 kglık irmik helvası yapıp dağıttım” dedi. Mutluluğun  paylaşıldıkça çoğalacağı gibi acıların da paylaşılarak azalacağı umuduyla  Roboskili ailelerin acılarını yürekten anladığını kaydeden Filor, ”Katliamın hesabının sorulması için, bu ortak acının birlik ve beraberlik adına bir uyanışa vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. 


 


‘34 canın sevinç ve umutları vardı’


28 Aralık 2011 sabahı yeni yıla girmek için hazırlık yapan tüm insanlar gibi bilinmedik yerlerde sevinç ve umutları olan insanların da var olduğunu Roboski Katliamıyla öğrendiğini anlatan Filor, “ Bu insanların refah ve güven  içinde yaşamalarını sağlamakla görevlendirilmiş, maaşla çalışan bir devleti vardı. Oysa güven içinde olmadıklarını bilmeden, varla yok arası yaşamlarını idame ettiren bu çocuklar, ip gibi sıraya dizilerek bu coğrafyadaki ‘üvey evlat’ muamelesi gördükleri topraklarda işte o anın yeryüzündeki son soluklanmaları olacağını ne kendileri ne de biz biliyorduk” diyerek duygularını ifade etti.  Zamansız ve acımasız bir şekilde hükümet tarafından katledilen otuz 4 can için,  34 kez  sayarak acı ve utançla soluklanmayı beceremediğinde Roboski’li anneleri daha iyi anlayabildiğini belirten Filor,” Bir kez daha anladım ki,  ateş Roboski’ ye düşse de ben ve benim gibi insan olmaktan payını alanların yüreğini de yakabiliyor” dedi.  


 


 ‘Katillere bin kere lanet olsun’


Hükümetin sessiz kalmasına tepki gösteren Filor, “Bu ateşe odun taşıyıp harlayan, buradan ısınıp beslenenler adaletsiz olmakla kalmayıp, bu yangını görmezden gelerek taraf olduğunu belli edip bir damla su dökmeyenler de en az hükümet  kadar günahkârdır” diyerek sözlerine şöyle devam etti:”Ayıp üzerine ayıp yaparak, katliamı normalleştirmek için 1 yıldır söylemediğini bırakmayan katillere de bin kere lanet olsun” dedi.


 


‘ Gözyaşının rengini hiçbir ırk değiştiremez’


Kanın ve Gözyaşının rengini hiçbir ırkın değiştiremediğine işaret eden Filor, “Bunun en güzel örneğini göstererek bana katkıda bulunan, Kerime Ekinci, Cuma Bulu, Sonya Özçelik Keşişyan, Hayrabet Uluk, İlda Uluk,Liana Ünal, Silva Benli, Fatma Solmuş, Arman ve Mehmet olmak üzere, isimlerini şimdiden söyleyemediğim arkadaşlarıma Roboski katliamına karşı duyarlılıklarından dolayı minnettarım” diyerek sözlerini bitirdi.


(zd)