‘Sömürüye karşı başkaldırı ancak kadın örgütlülüğüyle mümkündür’
13:36
JINHA
DİYARBAKIR – DÖKH tarafından düzenlenen "Kadına yönelik sosyal politikalar" konferansın sonuç bildirgesinde kadınlar, “Kadın kimliği olarak her bir parçamızın sömürüye açık olduğunu görmek; bu sömürüye karşı özgür ve iradeli duruş sergilemek gerekmektedir. Sömürüye karşı başkaldırı ancak kadın örgütlülüğüyle ve sosyal politikaların hayata geçirilmesiyle mümkündür” dediler.
Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) tarafından BDP Diyarbakır İl binası Vedat Aydın Konferans Salonun da başlayan konferans dün sona erdi. Birçok ilden Kadın Kurumları, Kadın Danışmanlık Merkez temsilcileri ile Sivil Toplum Örgütleri temsilcileri, BDP’li kadın Belediye Başkanları ve Milletvekillerinin katıldığı konferans 2 gün sürdü. 185 kadın delegenin katıldığı konferansın sonuç bildirgesinde kadınlar şunlara değindi:
“22-23 Aralık 2012 tarihlerinde Amed’de düzenlenen konferansımıza Türkiye ve Bölge illerinden birçok kadın kurumu temsilcileri katılım sağlamış ve konferansımız siyasal süreç; siyasal süreçte kadının rolü, çözüm önerileri, kadına yönelik sosyal politikaların belirlenmesi konuların ele alınmasıyla bitirilmiştir. Siyasal süreç değerlendirmesinde öne çıkan nokta Kürt sorununun çözümsüzlüğünde AKP’nin tekçi, militarist ve cinsiyetçi politikalarını sürdürdüğü ve bütün farklılıkları ötekileştirme saldırılarını pervasızsa devam ettirdiğidir. AKP hükümeti ulus devletçi mekanizmaları kullanarak Kürt halkı ve Kürt kadınları üzerinde sosyal politikalarla asimile etme, yoksullaştırma, yozlaştırma politikalarını sürdürmektedir.
‘Kürt sorununun çözümü’
Kürt sorununun çözümsüzlüğünde en belirgin nokta Kürt Halk önderi sayın Abdullah Öcalan’ın 520 gündür tecrit altında tutulmasıdır. Sayın Öcalan’ın sağlığı, güvenliği ve muhataplık noktası Kürt halkı tarafından sorunun çözümünde ilk şart olarak kabul edilmektedir. Sayın Öcalan’ın tecridi kendisinin halkla bağının koparılmasına dönüktür. Konferansımız Kürt sorununu ve Kadın sorununu ele alırken sayın Öcalan’ın sağlığı, güvenliği, özgürlüğü ve muhataplığının hayata geçirilmesinin gerekliliğini vurgulamıştır.
Tarihin ilk sömürülen kesimi olan biz kadınlar, erkek egemen zihniyetin ve onun yarattığı mekanizmaların her türlü saldırısıyla karşı karşıya kalmaktayız. Bedenimiz, emeğimiz ve irademiz sömürü altındadır. Kadın kimliğinin tanımlanması devlet eliyle dinin siyasete alet edilmesiyle, kapitalist modernite’nin her türlü kandırmacısıyla sürüp gitmektedir” denildi.
‘Tüm bu saldırılar tecavüz kültürünün devamıdır’
Kadın kimliği olarak her bir parçamızın sömürüye açık olduğunu görmek; bu sömürüye karşı özgür ve iradeli duruş sergilemek gerekmektedir denilen sonuç bildirgesinde “Sömürüye karşı başkaldırı ancak kadın örgütlülüğüyle ve sosyal politikaların hayata geçirilmesiyle mümkündür. Biz kadınlar yaşama dair ne istediğimizi, nasıl bir toplum için mücadele ettiğimizi biliyor ve bunun mücadelesini veriyoruz. Politik ve ahlaki toplum yaratmak, özerk sistemle yönetim oluşturmak, biliyoruz ki kadın bakış açısıyla ve kadın öncülüğünde gerçekleşecektir. İktidar ideolojisinin en büyük karşıtı olan biz Kürtler ve kadınlar demokratik moderniteyi hayata geçirmek için yaşamın her alanına dair politika üretmek zorundayız. Taciz, tecavüz, kadın katliamları, çok eşlilik, erken yaşta evlilik, ensest, recm, sünnet, berdel, eve kapatma, anadilin yasaklanması, kültürün yozlaştırılması, yaşadığımız toprakların sömürge olması başlıca mücadele etmemiz gereken konulardır. Biz kadınlar biliyoruz ki, tüm bu saldırılar tecavüz kültürünün devamıdır ve ideolojiktir. İdeolojik olan bu saldırı ve gasplara karşı ideolojik duruş sergilememiz, örgütlenmemiz ve mücadele etmemiz gerekmektedir.” vurgusu yapıldı.
‘Eril zihniyete karşı ret ölçülerimiz…’
Konferansımız kadın bakış açısıyla oluşturulan politikalara değinirken, eril zihniyetin yaklaşımlarına karşı kabul- ret ölçülerimiz, aile kurumunu ele alışımız, fuhuş, uyuşturucu ve yozlaştırmaya karşı üreteceğimiz politikalar üzerinde durmuştur vurgusunun yapıldığı sonuç bildirgesinde şu kararlara gidilmiştir;
“-Sayın Öcalan’ın tecrit koşullarının ortadan kaldırılması ve özgürleşmesi için eylem hattının oluşturulması,
-Kadınlar olarak daha fazla örgütlenmek ve örgütlülüğümüzü büyütmek
-Türkiyeli ve Dünya kadınlarıyla ortak eylem hattı oluşturmak, diplomasiyi güçlendirmek
-Kadınlar olarak emeğimizin kar hırsında boğulan kapitalistlerin elinden alınarak özgün ve özerk değerlendirilmesini sağlamak
-Toplumsal cinsiyetçilik konusunda verilen eğitimlerin erkeklere de “ erkekliği sorguluyoruz” başlığıyla verilmesi
-Türkiyeli kadın kurumlarıyla ortak eylem hattı kurmak amacıyla bir çalıştay düzenlenmesi
“ Sığınaklardan özgür yaşam alanlarına” başlıklı çalıştay düzenlenmesi.”
(la)

