Kürt bahçesinin mimoza çiçeği, Êzîdîlik!
18:14
JINHA
AMED - BDP Siyaset Akademisi’nin düzenlemiş olduğu, ‘Dünden Bu Güne Êzîdî’lik’ başlığı altında panel Amed Cegerxwîn Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Êzîdî’lere ilişkin yaptığı konuşmasını eleştiren BDP Milletvekili Altan Tan,”Başbakan,’ Êzîdî de olsa, teröre bulaşmadığı için, insana insan olduğu için değer veririz’ söylemleri oldukça can sıkıcıdır” dedi.
BDP Siyaset Akademisi’nin düzenlemiş olduğu, ‘Dünden Bu Güne Êzîdî’lik’ başlığı altında panel Amed Cegerxwîn Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlendi. Moderatörlüğünü, Koç Üniversitesi öğretim üyesi Şenel Karataş’ın yaptığı panelde, BDP Milletvekili Altan TAN ve Sosyolog Azad Barış katılımcı olarak yer aldı. Halktan yoğun ilgi gören panelde, Êzîdî’lik üzerine Türkiye’de yapılan araştırmalar tartışıldı.
‘ Êzîdî de olsa, teröre bulaşmadığı için değer veririz!’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Êzîdî’lere ilişkin yaptığı konuşmasını eleştiren BDP Milletvekili Altan Tan,”Başbakan, ‘Êzîdî de olsa, teröre bulaşmadığı için, insana insan olduğu için değer veririz’ söylemleri oldukça can sıkıcıdır. Sen bir başbakansın. Kürt de olsa Alevi de olsa teröre bulaşmadığı ifadesi aşağılama ya girer” diyerek bir başbakanın laiklik ve İslam hukuku açısından böyle sorunlu bir yaklaşımda bulunmaması gerektiğine işaret etti. Meclisteki vekillerin Êzîdî’liğe ilişkin bilgi sahibi olmamalarını cehaletle bağdaştıran Altan,”İlahiyat üzerine doktora yapan vekillerin olmasına rağmen Êzîdî’lik üzerine hiçbir fikir sahibi olamayan vekillerin, ülke adına karar verme yetkilerinin olması üzücüdür. Türkiye öyle bir noktaya geldi ki, birilerine hakaret etmek için ‘Ermeni’in oğlu’ gibi etnik köken ifadeleri kullanılır oldu. Bu anlayışa sahip vekillerin olduğunun bilincindeyiz” dedi. Altan, Êzîdî halkın başka inanışa sahip olmayan kişilerle evlenmediğinden dolayı Kürt’lüğünü en iyi şekilde muhafaza eden halk olduğunu belirtti.
‘Êzîdî’ler Kürt’tür’
Türkiye’de Êzîdî’ler üzerine yapılan araştırmaların ve yazılı kaynakların yüzde 95’inin yanlış olduğunu belirten Almanya’da yaşayan sosyolog Azad Barış, tarihten bu güne kimsenin ciddi anlamda Êzîdî’leri dinlemediğini ifade etti. Êzîdî halkın Kürt olduğunu söyleyen Azad, “ bizim için ‘Arapça konuşuyorlar’ deniliyor. Biz hiçbir şekilde anadil olarak Arapça konuşmadık. Êzîdî dili Kürtçedir” dedi. Son zamanlarda Başbakanın ve içişleri bakanının gerek sosyal medyada gerekse mecliste yaptıkları konuşmaların Êzîdî halkını karalamaya dönük olduğuna işaret eden Azad,” Sayımızın az olmasından dolayı bize savaş açılmasın. Bizim güçlü bir tarihimiz var. Beş kişi de olsak onlarla mücadele etmekten kaçınmayız” dedi.
‘Dileğimiz, barış dolu sabahlaradır’
Êzîdî’lere yaklaşımların çoğunun folklorik yaklaşım olmasından sıkıntı duyan Azad, “ Kimse demesin ‘Bizim çok iyi bir Êzîdî komşumuz vardı ve çok iyiydi’ hayır biz kötüyüz, çünkü biz insanız” dedi. 1620’ler de ilk defa ünlü seyyah Marco Polo seyahatnamesinde Êzîdî’lerden söz ettiğini belirten Azad,” Marco,‘Ben Yez şehrine gittim ve orada Yêzîdî’lerle görüştüm’ diyerek tarihte ilk defa Êzîdî halkı ile ilgili bir yazılı kaynak oluştu “dedi. Êzîdî’lerin dini ritüellerinden söz eden Azad, “Biz günde üç defa güneşe bakarak dua ederiz. Gece uyumadan önce tüm dünya aleminin barış dolu bir sabaha uyanması için Tanrı’ya sığınırız. İşte bu yüzden Êzidilik, Kürt bahçesi içinde kalmış bir mimoza çiçeğidir” dedi.
‘Umarım Tanrı bir gün hepinizi af eder’
Êzidilik ilgili temel sorunun kimlik kavramı üzerine olduğunu belirten Koç Üniversitesi öğretim üyesi Şenel Karataş, “Her şeyi Türklüğe bağlayan çalışmaların olduğu bu ülkede, Evliya Çelebi Êzidi’lere ilişkin yazılarında, ‘Bunlar, kirli, kaba ve dağlıdır. Şeytana taparlar’ der. Ünlü Rus edebiyatçı Puşkin Erzurum yolculuğunda, Ağrı Dağı civarında Êzîdî aileler ile kalır ve şöyle der: Şeytana tapındıklarını diyorlar. Oysa bu boş bir yalandır. Bu insanların kafasında şeytan zavallıdır. Umarım Tanrı bir gün hepinizi af eder ve bu insanlarla ilgili önyargılarınızı kırarsınız’ diyerek gerçeği ortaya koymuştur” dedi.
Panel, daha sonra soru cevap halinde yapılan tartışmalarla sona erdi.
Fotoğraf: Eylem DAŞ
Kamera: Zehra DOĞAN

