Zulalı hikayelerin sineması!

11:14

Zehra DOĞAN / JINHA


AMED - Diyarbakır Bağlar Belediyesi bünyesinde oluşturulan ‘Sinemaya Mor Dokunuş, Zula Hikayeler Projesi’ kadınlara yönelik bir sinema atölyesi kurma girişimi olarak ders vermeye başladı. Projenin çıkış aşamalarını bize aktaran Ruken, “ Bölgede dilin yasaklı olması sebebiyle hikayeler sözlü edebiyat yoluyla bu güne geldi. Bu yüzden projeye  ‘ Sinemaya Mor Dokunuş, Zula Hikayeler’ adını verdik” dedi.


Diyarbakır Bağlar Belediyesi bünyesinde oluşturulan ‘Sinemaya Mor Dokunuş, Zula Hikayeler Projesi’ kadınlara yönelik bir sinema atölyesi kurma girişimi olarak ders vermeye başladı. Proje de Cigerxwîn Kültür-Sanat Merkezi ve Aram Tigran Konservatuarı’ndan mezun 8 kadın eğitmen yer alacak. 15 Aralığa kadar başvuruların devam edeceği proje, kadınların dile getiremediği hikayeler, kadın bakış açısıyla ele alınacak.  Projede yer almak isteyen kadınlar, herhangi bir konu sınırlaması olmaksızın, istedikleri hikayeleri kendi anadilleriyle anlatacak.


Yasaklı dilin hikâyeleri anlatılacak!


Diyarbakır Bağlar Belediyesi tarafından hazırlanan ‘ Sinemaya mor dokunuş’ projesinin çıkış amacının Amed’te son zamanlarda sinemaya yönelik taleplerin artmasından kaynaklı olduğunu belirten proje Koordinatörü Ruken Ergüneş, kadının kendini ifade edemeyen bir cins olmasından kaynaklı projeye ‘Sinemaya Mor Dokunuş, Zula Hikâyeler’ adını verdiklerini belirtiyor. Projenin çıkış aşamalarını bize aktaran Ruken, “Bölgede dilin yasaklı olması sebebiyle hikâyeler sözlü edebiyat yoluyla bu güne geldi. Bu yüzden projeye ‘Sinemaya Mor Dokunuş,  Zula Hikâyeler’ adını verdik” dedi. Kadının kendini toplumda ifade etme şansının az olduğuna dikkat çeken Ruken, gündelik hayatta kadının üretkenliğinin göz ardı edildiğinden kaynaklı biriken hikâyelerinin olduğunu söyledi. Ruken, kadınların biriken tüm hikâyelerini, yasaklı dilleriyle beraber anlatmak istediklerini kaydetti.


Kadın mücadelesinin sineması!


Senaryo ağırlıklı eğitim alacaklarını belirten Ruken, “İlk aşamada eğitmenler yönetmenlerden ders alacak.  Film okuma, senaryo eğitimi, kurgu, montaj, ses, görüntü yönetimi ve yönetmenlik gibi aşamalı olarak ilerleyen dersler olacak . İsminden de anlaşılacağı gibi hikâyelerin anlatılması ve beraber tartışılmasını istiyoruz” belirterek sözlerine devam eden Ruken, daha sonra çekim aşamasına geçeceklerini söyledi. Son yıllarda kadınlara yönelik birçok alanlarda faaliyet yürüten kurumların açılmasının kadın mücadelesinden kaynaklı olduğuna dikkat çeken Ruken, “Amed’ de yapılan bütün kadın çalışmaları çok anlamlı. Bu çalışmalar devam ettikçe çok daha fazla ihtiyaç açığa çıkacak. Sinema da olduğu gibi birçok alanda kadınlar birlikte bu mücadeleyi yükseltip daha güzel şeyler üretecek” dedi.


‘Kadınlar, erkeklerin kamerasından sunuldu bizlere’


Kadınları, sinemanın içine davet edebilecek her türlü projelere çok sıcak baktığını belirten Kürt kadın yönetmen Mizgin Müjde Arslan, “Kadınların, Kürtlerin, eşcinsellerin sinemasının gizli bir hazine alternatif tarih yazılımını, daha da güçlendiren bir mecra olduğunun düşünüyorum. Kadınlar sinema yapmaya başladıklarında pek çok değişiminde öncüsü olacak” dedi. Bu güne kadar kadınların tarihini erkeklerin yazdığını söyleyen Mizgin,”Kadınlar, kamerada da  erkeklerin gözünden, erkeklerin hikâyeleriyle ve anlatısıyla sunuldu bizlere. Kadınlar belki de kendi tarihlerini kendi bakışlarıyla, kendi anlatışlarıyla yeniden yazacak. Bu projenin sonucunu görmek ve katkı da bulunmak istiyorum” dedi.


‘Kadın odaklı sinema için ezberin bozulması gerek’


Kadın yönetmenlerin artmasının nedenini sinemanın demokratikleşmesine bağlayan Mizgin, günümüzde kameranın ezilenlerin silahı haline geldiğini belirtti. Kadın yönetmenlerin çoğunun erkek bakış açısıyla film çektiğinin altını çizen Mizgin, ”Kadının bakışını, kadının anlatı dilini, kadının sinemasının dinamiklerini kullanmak önemli. Bu da zaman içerisinde daha da olgunlaşacak. Biz erkek hocalar tarafından, yüz yıllık bir sinema tarihi ile eğitiliyoruz. Dünya tarihinin erilliği üzerinden eğitim alıyoruz. Eğer yeni baştan bir kadın sinemasından bahsedeceksek, öncelikle bütün ezberlerin bozulması gerekiyor” dedi.  Sinemaya Mor Dokunuş,  Zula Hikâyeler’ atölyesinin kadın bakış açısıyla film üretmek için önemli bir avantaj olacağını söyleyen Mizgin, ”Bu atölye, bakış açımızı görmeyi, bir filmi nasıl anlatmak istediğimizi, ne anlatmak istediğimizi tartışmayı sunuyor bize. Bu da daha özgür bir bakışı beraberinde getirecektir” dedi.


Fotoğraf: Eylem DAŞ


Kamera: Zehra DOĞAN


(zd/ed/la/