‘1 yıl geçmiş ama henüz tecavüzcü cezalandırılmamıştır’
15:49
JINHA
DİYARBAKIR- Silvan ilçesinde yaklaşık bir yıl önce kaçırılıp tecavüze uğrayan 13 yaşındaki N.K adlı çocuğun davası görüldü. Mahkeme davayı 4 Şubat 2013’e erteledi.
Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde yaklaşık 1 yıl önce Recep Yavuz tarafından alıkonulan ve tecavüze uğrayan 13 yaşındaki N.K adlı çocuğunun davası bugün Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkemede küçük kız çocuğunu 10 gün boyunca alıkoyup tecavüz eden Recep Yavuz, Yavuz’un avukatı, N.K adlı mağdurun iki avukatı yanı sıra Ceren Kadın Merkezi, EPİDEM, DİKASUM, Selis Kadın Derneği, Ceren Kadın Derneği, KADEM, MEYA Kadın Merkezi, Bağlar Kadın Kooperatifi, Kardelen Kadın Evi, Batman Selis Kadın Merkezi, Bismil Nujîn Kadın Merkezi, Çınar Jinwar Kadın Merkezi, KESK Kadın Komisyonları hazır bulundu.
Kadın kurumları Batman Adliyesi önünde bir araya geldi
Mahkeme davayı N.K adlı küçük çocuğunun anne ve babasının talimat yolu ile ifadeleri alınmadığı, sağlık raporlarının (Adli tıp raporu, Kemik yaşının tespiti) bazı cevapları gelmediği ve küçük kız çocuğunun görüntülü ve sesli ifadesinin alınması için dava 4 şubat 2013 tarihine ertelenirken Batman Adliyesi’nde ilk olarak davayı izleyen kadın kurumları daha sonra Batman Adliyesi önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.
‘Kadınlar bu davanın takipçisi olacaklardır’
Kitle adına basın metnini okuyan Ceren Kadın Merkezi Koordinatörü Meral Tekin davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek “Birçok kişinin medya aracılığıyla öğrendiği, çocukların cinsel istismarı, bugün erkek egemen sistemin kadın kırımı politikaları içinde en acımasız olanıdır. Nitekim çocuklar, bu sistemin yarattığı yasalarda bile özellikle korunması gerekenler olarak belirlenmiştir. Kanunların sözü çocukları koru derken bir yandan da o kanunlar tarafından daha da mağdurlaştırılan çocukların yaşadıklarının sorumlusu elbette ki erkek egemen bakış açısıyla verilen kararlardır. Bugün burada tekrarını yaşadığımız bu durum, kız çocuklarının sistematik olarak yaşadığı tecavüzlerin, tecavüz kültürünün bir sonucu olarak yaşamsallaşmasıdır. 13 yaşındaki N.K’yi pervasızca kaçırıp, istismar edenler şüphesiz ki eril devletin onlara sahip çıkacağını bilmektedirler. Bilmedikleri ise örgütlü kadın kurumlarının bu davanın takipçisi olacaklarıdır. Kadın sınıfına dönük gerçekleştirilen her türlü şiddet, politiktir. Dün Mardin N.Ç, Diyarbakır H.E,Siirt H.T,S.T bugün Silvan’dan N.K! İsimler değişse de eril sistemin tavrı değişmemektedir. İşledikleri suç karşısında caydırıcı cezalarla mahkûm edilmeleri gereken erkeklerin serbest bırakılmaları, beraat etmeleri kadına yönelik şiddeti arttırmakta, her gün onca kadının ölmesine, tecavüze uğramasına sebep olmaktadır.” dedi.
‘Politik saldırılar…’
Meral, kadın kimliğine henüz çocuk yaşta başlayan saldırılar, kadın kimliği ve mücadelesini ortadan kaldırmaya dönük politik saldırılardır diyerek, tıpkı anadilde yaşamın inşası için mücadele veren kadınların gazlarla coplarla sindirilme çabası gibi, siyaset yapma hakkını kullanan kadınların cezaevlerinde rehin tutulması gibi taciz ve tecavüz davalarında yaşanan hukuksuzluklar da kadın kırımı politikalarının bir uygulamasıdır vurgusunu yaptı.
13 yaşındaki bir kız çocuğunun bütün yaşamını etkileyecek olan sadece taciz ve istismar süreçleri değil sonrasında devam eden hukuki süreçlerdir, Meral sözlerine şöyle devam etti: “Bu süreçlerde çocuğun daha fazla korunması gerekmektedir. Ancak bugün Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava hala devam ederken N.K yaşadıklarının duyulması sebebiyle tekrar tekrar çevresindeki erkekler tarafından istismar edilmiştir. Yaşadığı ilk tecavüzden bu yana 1 yıl geçmiş ama henüz tecavüzcü cezalandırılmamıştır. Bu durumu fırsat bilen başka erkekler kendi deyimleriyle ‘zaten kirlenmiş’ bir kız çocuğunu yeniden istismar etmekte hiçbir sakınca görmemişlerdir. Bu durum da yargıya yansıdığı halde henüz bir sonuç alınamamış, meşakkatli dava süreçleri, çocukların özgün durumları dikkate alınmaksızın resmi sıraya takılmıştır.”
Meral, kadın kırımı toplum kırımıdır, toplumun her kesimini kırımdan geçirip kendi modelini yaratmaya çalışan devletin karşısında özgünlüklerimiz ve örgütlü gücümüzle var olmaya devam edeceğiz diyen Mera bedenimiz, kimliğimiz ve kültürümüz bizimdir, hiçbir erkin aksi yönde karar verme hakkı yoktur dedi
(la)

