‘Restorasyon adı altında harap edilmesi ürkütücüdür’
23:33
Özlem ARICI- JINHA
AĞRI- Turizmci ve fotoğrafçı Gökmen Önay, İshak Paşa Saray UNESCO nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesine alınmıştır bu kadar önemli bir eserin restorasyon adı altında harap edilmesi ürkütücüdür vurgusunu yaparak, tam anlamıyla projeli bir şekilde bir restorasyon çalışması olduğunu göremiyoruz dedi.
Kürt kültüründe önemli bir yere sahip olan İshak Paşa Sarayı, 1685 yılında ilçeye 5 km uzaklıktaki sarp kayalıklar üzerine kurulmuştur 1784 yılında oğlu İshak Paşa döneminde yapımı tamamlanan İshak Paşa Sarayı, mimari ve tarihsel özelliğiyle dikkati çekiyor. Saray da şuanda restorasyon çalışmaları yürütülmektedir. Turizmci ve fotoğrafçı Gökmen Önay, İshak Paşa sarayının restore edilmesi konusun da, biliyoruz ki döneminde sarayda kullanılan inşaat teknikleri çağının ötesindeydi, saray, inşaat sırasında çevre ülkelerden birçok sanatçı ve mimar bura da çalışmıştır dedi. Gökmen, umarım dokusuna zarar vermeden bir çalışma çıkar ortaya.
İshak Paşa Sarayı, Doğubayazıt Sancak Beyi Çolak Abdi Paşa tarafından 1685 yılın da ilçeye 5 km uzaklıktaki sarp kayalıklar üzerine kurulmuştur. 1784 yılında oğlu İshak Paşa döneminde yapımı tamamlanan İshak Paşa Sarayı, mimari ve tarihsel özelliğiyle dikkati çekiyor.
Bölge turizmi açısından önem taşıdığını ve çok sayıda yerli ve yabancı turist ağırladığını belirten turizmci ve fotoğrafçı Gökmen Önay şunları söyledi: “1685 yılında yapımına başlanan saray, 1784 yılında Çolak Abdi Paşa tarafından tamamlanmıştır. Tamamlandığı yıldan itibaren bölgede önemli bir konum elde etmiştir.” İshak paşa kültürlü okumayı seven biriydi bu nedenle bölgenin en büyük kütüphanesi sarayda kurulmuştur diyen Gökmen, saray içerisinde oluşturduğu medresede çağın eğitmenlerini ve aydınlarını bu medresede halka eğitim kurumu haline getirmiştir.
‘Değerli eserlerin kopyası alınabilirdi’
Rus işgali sırasında sarayın tüm kütüphanesi ve değerli eşyalar Rusya ya götürülmüştür ifade eden fotoğrafçi Gökmen, halen orda muhafaza ediliyor dedi. Gökmen sözlerine şöyle devam etti: “Türk devletinin şimdiye kadar bir talepte bulunmamıştır. Bazı değerli eserlerin kopyası alınabilirdi işbirliği içinde olunabilirdi bunlar savaş ganimetleridir buna yönelik girişimler yapılabilirdi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğretim görevlilerinin dönemin turizm bakanından böyle bir talepleri olmuştu fakat kabul edilmedi. Oysaki geri iade olmadığından dolayı kopyası muhtemeldir. Ortak bir çalışmayla bu gerçekleştirilebilinirdi.”
‘Kullanılan inşaat teknikleri çağının ötesindeydi’
Gökmen, biliyoruz ki döneminde sarayda kullanılan inşaat teknikleri çağının ötesindeydi, saray, inşaat sırasında çevre ülkelerden birçok sanatçı ve mimar burada çalışmıştır dedi. Dönemin Kürt aydınlarından Ehmed-i Xani de bu dönemde eğitim vermiştir, sarayı bu kadar vazgeçilmez ve değerli kılmasında Ehmed-i Xani nin rolü büyüktür vurgusunu yapan Gökmen, “Bölge halkının çoğu Kürt halkından oluşmaktaydı ve İshak Paşanın da Kürt olduğunu biliyoruz. Saraydaki bazı taş oymalardan Kürt toplumuna ait birçok efsanevi eserin bulunduğunu bilmekteyiz. Diyebiliriz ki canlı bir tarihin en efsanevi örneğidir.”
‘Restorasyon adı altında harap edilmesi ürkütücüdür’
Fotoğrafçı Gökmen Önay, saray UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesine alınmıştır bu kadar önemli bir eserin restorasyon adı altında harap edilmesi ürkütücüdür vurgusunu yaptı. Tam anlamıyla projeli bir şekilde bir restorasyon çalışması olduğunu göremiyoruz diyen Gökmen, 1923’den sonra saray atıl durumda kalmış koruma altına alınmamıştır, bölge halkı devlet tarafından belirlenen ve o dönemde bataklık olan Sarı ova bölgesine yerleştirilmiştir. “Terk edilen saray ve çevresi doğanın tahribatına uğramıştır. Sarı ovaya yerleşen halk evlerinin yapımında saraydan götürdükleri değerli taşları ne yazık ki kullanmışlardır.” diyen Gökmen, bir dönemden sonra devlet sarayı koruma altına almıştır, ilk başarısız restorasyon çalışmalarını bu dönemde görmekteyiz dedi.
‘Tarihi dokusuyla uyuşmayan çalışmalar sürmektedir’
'Görüyoruz ki sadece koruma amaçlı bir çalışma yapılmış, sarayın giriş kapısı çevresindeki duvarların ayağa kaldırılması gibi çalışmalar yapılmıştır vurgusunu yapan Gökmen, sonraki yıllarda da mantık aynen devam etmiştir dedi. Gökmen sözlerine şöyle devam etti: “Şu anda sarayın tarihi dokusuyla uyuşmayan çalışmaları sorduğumuzda aldığımız cevap şu, bizim şu an sarayda yaptığımız şey sarayı koruma altına almak. Ve burada şu soruyu sormadan edemiyorsunuz yapımı yüzyıl süren sarayın restorasyonu da mı yüzyıl sürecek. Dönemim Kürt sanatçıları sarayın şu anki halini görselerdi ne düşünürlerdi?”
(la)

