KA-DER: Adalet, demokrasi ve eşitlik için ‘Fermuar Sistemi’ istiyoruz!

12:09

JINHA


İSTANBUL – Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER), tüm siyasi partilere çağrıda bulunarak seçimle gelinen tüm karar organları için aday listelerinin BİR ERKEK- BİR KADIN olarak düzenlenmesini istediklerini belirtti, ayrıca FERMUAR denilen bu sistemin artık uygulanması gerektiği vurgusunu yaptı.


5 Aralık 1934’ten bu yana Türkiye’de kadınların seçme ve seçilme hakkı var. O günden beri kadınlar, işini ve eşini seçebilmek, siyasi mevkilere seçilebilmek için engellerle mücadele ediyor. Seçilme hakkını elde etmenin 78. yılında, Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER), seçerken de seçilirken de “eşitlik” istediklerini dile getirdiler.


‘FERMUAR sistemi şart’


Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER) adına Genel Yönetim Kurulu üyesi Çiğdem Aydın 5 Aralık Kadın Hakları günü vesilesi ile yazılı bir açıklama yaptı.  Kadınlar olarak adalet, demokrasi ve eşitlik için ‘Fermuar Sistemi’ istediklerini belirten Çiğdem Aydin, kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınmasının ardından 78 yıl geçti, bu hakkı elde eden kadınlar, 78 yıldır eşit temsil için zorlu bir mücadele veriyor dedi.


Çiğdem Aydin, KA.DER olarak, tüm siyasi partilere çağrıda bulunuyor ve seçimle gelinen tüm karar organları için aday listelerinin BİR ERKEK- BİR KADIN olarak düzenlenmesini istediklerini, FERMUAR denilen bu sistemin artık uygulanması gerektiğini hatırlatıyoruz vurgusunu yaptı.


‘Artık kota yeterli değil’


Kadınların karar mekanizmalarında yer alması için kota yeterli değil diyen Çiğdem, “ Çünkü kotada yine seçilebilir sıralara erkekler, dolgu maddesi olarak da alt sıralara kadınlar yazılıyor. Bunu istemiyoruz. Politik, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda eşitlik için karar alınan tüm yönetim birimlerinde eşit temsil hakkı istiyoruz. Kadınlar; yarınları, kendilerinin ve çocuklarının geleceği için mutlaka siyasetle uğraşmalıdır. Oysaki çok az kadın siyaset içindeki erkek egemen anlayışa direnebilmekte, siyaset yapmaya devam edebilmektedir. Kadınlar arasında dayanışma ve birliktelik kültürü geliştikçe, her alandaki erkek hakimiyetine son vermek mümkün olacaktır. Kadınlar siyasetle uğraştıkça, katılımcı, güçlendirici ve kalıcı olduklarını göstereceklerdir” dedi.


Çigdem, nüfusunun yarısı kadın olan Türkiye’de, yüzde 14.2 olan meclisteki kadın sayısıyla kadınlar lehine hiçbir yasanın çıkarılamayacağı ortadadır vurgu yaparak bizce bunun utancı tüm yasa çıkarıcılara ve parti genel başkanlarına aittir dedi.


‘Hala aynı yerde sayıyoruz’


TBMM’deki 550 koltuktan 275’inin kadınların hakkı olduğunu biliyoruz, erkekler tarafından gasp edilen hakkımızı istiyoruz diye belirten Çiğden şöyle devam etti: “Önümüzde yerel seçimler var. Bazı belediyelerin kapatılması ile o belediyelerin seçilen başkan ve meclis üyelerinin yine bazı seçilecek yerlerde aday gösterilerek kadınların alanının daraltılacağını biliyor, buna da “Hayır” diyoruz. Bugüne kadar seçilmişlerin tekrar tekrar aday olmasını, yine biz kadınların siyasette yeterince yer almamızın önüne geçen engel olduğunu biliyor, bu yöntemlere artık son verilmesini istiyoruz. Osmanlı döneminden beri oy hakkı mücadelesi veren kadınlar, ilk kez 1935 Genel Seçimleri için seçme ve seçilme hakkını kullandı ve 5’inci dönem olan bu seçimlerde TBMM’ye 18 kadın milletvekili girdi. O tarihten bu güne kadar birçok yasa çıkmasına rağmen hala aynı yerde sayıyoruz.”


Ciğdem, eşit temsil için “FERMUAR” siteminin uygulanmasının, aday listelerinin bir erkek bir kadın şeklinde düzenlenerek, parlamento, belediye meclis üyelikleri, il genel meclis üyeliklerinin belirlenmesinin sosyal adalet gereği olduğunu tekrar hatırlatıyoruz ifadelerini kullandı.


(la)