'Sınıf farkı, kıyafetle örtülemez'
12:01
Mizgin TABU / JINHA
AMED – Yasa haliyle kamuoyunun gündemine sunulan yeni ‘Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Yönelik Kanun’a ilişkin konuşan Eğitim Sen Amed Şubesi yönetim kurulu üyesi Fatmagül Gülçiçek, "Sınıf farklılıkları, sadece bir kıyafet üzerinden örtülecek birşey değil. Ekonomik uçurum, çocuğun aldığı çikolatadan, giydiği monttan, kullandığı ayakkabıdan, kaleminden de açığa çıkar. Devlet kılık kıyafet noktasında değil silaha, savaşa ayırdığı bütçeyi aile bütçesine ayırma noktasında değişikliğe gitmelidir” dedi.
Bir haftadır gündeme gelen ‘Okullarda Kılık Kıyafet Serbestliği’ yasası, hiç tartışılmadan, kamuoyu gündeminde ‘yasa’ haliyle yerini aldı. Bu durum, kimi muhalif kesimler tarafından ‘ekonomik farklılıkları ortaya çıkaracağı’ nedeniyle doğru bulunmazken, kimileri tarafından da özgürlükler adına atılmış iyi bir adım ya da siyasi rant amaçlı bir adım olarak değerlendirildi. Eğitim Sen Amed Şubesi yönetim kurulu üyesi ve 10 yıllık öğretmen olan Fatmagül Gülçiçek, yeni kılık kıyafet yasasını değerlendirdi.
‘Kamuoyundan görüş alınmaması, ‘tekçi’ mantığın bir sonucudur’
Eğitim Sen Amed Şubesi yönetim kurulu üyelerinden Fatmagül Gülçiçek, okul kıyafetlerinde serbestliğin getirilmesinin özgürlükler bazında önemli bir adım olduğunu ifade etti. Çocukları tek tipleştirmenin doğru olmadığının altını çizen Fatmagül, “AKP, 10 yıldır iktidar ve bu kılık kıyafet sorunu 5 yıl önce de çözülebilirdi. Bunu şimdi gündeme getirmeleri, seçim yatırımı olarak görüyoruz” şeklinde konuştu. Yasa’da değişiklik yapılırken öğretmen ve öğrencilere sorulmamasını sıkıntılı bulduklarını söyleyen Fatmagül, durumu, asıl mücadele verilmesi ve değiştirilmesi gereken ‘tekçi’ mantığın bir sonucu olarak değerlendird.
‘Sınıf farkı, kıyafetle örtülecek bir şey değil’
CHP’nin yasaya tepki göstererek “Sınıf farklılıkları ortaya çıkacak. Çocuklar kendilerini kötü hissedecek” sözlerine ilişkin konuşan öğretmen Fatmagül, “Sınıf farkı bundan öncesinde vardı. Ekonomik uçurumlar çok fazla. Çocuğa, uçurumlar yokmuş gibi davranmak; çocuğu aldatarak, sadece bir kıyafet üzerinden örtülecek bir şey değil. Çocuğun aldığı çikolatadan, giydiği monttan, kullandığı ayakkabıdan, kaleminden de açığa çıkar” dedi. 1923’den bugüne kadar ekonomik farklılıklar arasındaki uçurumun gittikçe büyüdüğünü dile getiren Fatmagül, devlet kılık kıyafet noktasında değil silaha, savaşa ayırdığı bütçeyi aile bütçesine ayırma noktasında değişikliğe gitmesi gerektiğini belirtti.
‘Ama’larla başlayan cümleler, özgürlük anlayışına terstir’
“Kılık kıyafete özgürlük getirdiysen bırak özgür kalsın. Siz bunu kırpıp, anayasa gibi ama’larla başlayan cümleler kullanırsanız sorundur” ifadelerini kullanan Fatmagül Gülçiçek, “Kimse dışarıda pijama ile dolaşmıyor. Bunu ekstra vurgulamak sizin özgürlük anlayışınızın kısıtlı olduğu anlamına gelir. Birey, ne giyeceğine kendisi karar vermelidir. Çocukların kararları bizim için önemli” dedi. Kılık kıyafetlerin serbest olma yasasının aniden gündeme gelmesi ve kimseye danışılmamış olmasını siyasi bir rant olarak gördüklerini kaydeden Fatmagül, şöyle devam etti:
“Toplumda özgürlükleri kullanma noktasında sıkıntılar var. Sizin çocuğunuz başını örttüğünde ben de ‘Benim çocuğum da başını örtsün’ diyebilirim. Dincilik kötü, herkes dinini istediği gibi yaşayabilir. Fakat, siz din politikasını kullandığınızda, din aklı durduran bir şeydir. Din siyaseten insanlar üzerinde uygulanıyorsa eğer, sizin siyasetin üstüne çıkma şansını yakalamayabilirsiniz. Bu konularda sıkıntılar yaşayacağımızı düşünüyoruz. Biz bölgesel olarak sıkıntılar yaşayacağımızı düşünüyoruz. Bu yasa keşke bize de danışılarak, tartışılarak bir seviyeye gelseydi de öyle çıksaydı diyoruz. AKP bir gece yarısı bir yasa çıkarttı. Şimdi bunu cebelleşmesini biz yaşayacağız.”
(gk)

