‘Korkuya karşı örgütlü mücadele’
14:40
JINHA
AMED – 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla görüşlerini dile getiren Eskişehir LGBT örgütü MorEl LGBT’den Eylül Yıldız, İzmir Siyah Pembe Üçgen’den Deniz Solmaz, Amed Hebûn LGBT İnisiyatifi’nden Öykü Sezer, Ankara Pembe Hayat LGBT Derneği’nden Belgin Çelik, erkek egemen zihniyet ve yarattıklarına karşı örgütlü bir mücadele verilmesi gerektiğini belirtti.
25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü nedeniyle çeşitli etkinlikler ve basın açıklamaları yapılıyor. Görüşlerini JINHA ile paylaşan Eskişehir, Ankara, İzmir ve Amed’den trans bireyler, kendi gerçek kimliklerinden dolayı şiddete maruz kaldıklarını çaresizlikten dolayı fuhuş ağına düştüklerini, polis, tinerci, mahalle sakinlerinin şiddetine maruz kaldıklarını ve bunun karşısında örgütlü bir mücadele gerektiğini ifade etti.
‘Örgütlülük gerekiyor’
Eskişehir MorEl LGBT örgütünden Eylül Yıldız: Türkiyeli trans bireyler birçok ciddi sorunla karşı karşıya kalıyor. Eğer örgütlü değilsen, sorunlarını çözemezsin ve tek başına kalırsın. Biz, yaşadığımız evlerden atılıyoruz, çalışma alanlarımız daraltılıyor. Her zaman polis ve halk baskısı, sözlü ve fiziki şiddete maruz kalıyoruz. Yaşamak için mücadele vermek zorundayız. Türkiye’deki LGBT örgütleri, önemli çalışmalar yapıyor. Bizler, erkek egemen bir toplumda yaşadığımız için bu sorunlarla yüzyüze kalıyoruz. Bir çok sorun var. Fakat önemli olan, bu sorunların nasıl çözüleceğine dair mücadele verilmeli. Bunu sadece trans bireyler için değil, herkes için söylüyorum. Biz, Eskişehir’de yaşayan translar olarak kendi oluşumumuzu kurduk. Fakat her zaman sözlü şiddetle karşılaşıyoruz. Bunun karşısında bir mücadele verilmeli ve sessizlik son bulmalı.
‘Kanunlar, haklarımızı korumuyor’
İzmir Siyah Pembe Üçgen Derneği’nden Deniz Solmaz: Bütün LGBT oluşumu üyeleri, her zaman insan hakları karşısında duyarlı oldular. Biz her zaman, var olan sistemin karşısında durduk. Kendi haklarımız için de her zaman bir çaba içerisindeyiz, hukuki yollar arıyoruz. Fakat herşey her zaman istediğimiz gibi olmuyor. Çünkü sistem, bizden yana değil… Sistem, açık ve net olmayan kanunları kendine göre yorumluyor ve bize karşı kullanıyor.
‘Birçok arkadaşımız katledildi’
LGBT Amed oluşumu Hebûn’dan Öykü Sezer: Türkiye’nin her yerinden LGBT örgütleri ve trans bireyler bu mücadelenin içindeler. Fakat bu bize yetmiyor. Çünkü sistem hala bizi tanımıyor, anayasal haklarımızı vermiyor. Bu da birçok arkadaşımızın katledilmesine ve katillerin serbest bırakılmasına neden oluyor. Öğretilmiş bilgiler, mahalle baskısı, erkek egemen toplum ve yine sistemin nefret üretmesi ana akım medyanın cinsiyetçi ve homofobik/transfobik söylemleri bizleri sorun kaynağı haline getiriyor. Biz bir manifesto yayınladık. İstanbul LGBT’nin düzenlediği Trans Pride Haftası etkinliklerinde Ülke’nin sesi olmaya çalışıyoruz. Nefret cinayetleri ve nefret söylemlerini durdurmak için basın açıklamaları yapıyoruz ve oturma eylemleri düzenliyoruz.
‘Korkmamamız gerekiyor’
Ankara Pembe Hayat Derneği’nden Belgin Çelik: Trans bireyler ciddi şekilde şiddete maruz kalıyorlar. Çaresizlikten dolayı fuhuş ağına düşüyor, polisten, tinerciden ve mahalle sakinlerinden vb. şiddet görüyor. Para cezaları geliyor, para yoksa eve haciz geliyor, bankadaki paramıza el konuluyor. Yaşadığımız evler, fuhuş iddiasıyla mühürleniyor, bir yandan da fuhuş yasak değil deniliyor. Bu büyük bir çelişkidir. Birçok kişi, bu yaklaşımlardan dolayı sokaklarda yaşıyor. Büyük bir mücadele veriyoruz ama yetmiyor. Şu an ki çalışmalarımız bilinçlendirme üzerinedir. Hukuksal temelde haklarımızı öğreniyoruz. Sokak çeteleri bilinçli olarak bize saldırıyor, haraç alıyorlar. Bu çeteler ne polisten ne de kanunlardan korkuyor. Bizim için tek yol var. O da örgütlü mücadeledir. Bizler açılan davaları takip etmeli ve korkmamalıyız. Artık korkmamamız gerekiyor.
(la/gk)

