‘Kadına şiddet, erkeğin bilinçlenmesiyle son bulur’

12:13

 


Zehra DOĞAN / JINHA


AMED -  Kadına yönelik şiddettin sona ermesi için sadece kadınların değil erkeklerin de bu konu hakkında bilinçlenmesi gerektiğine dikkat çeken Psikiyatrist Dr. Hira Selma Kalkan, “Kıraathaneler gibi erkeğin yoğun olduğu yerlere gidip onları bu konu hakkında bilinçlendirmeliyiz. Camilerde imamlara bu konuya ilişkin vaaz vermesini önermeliyiz. Ancak bu şekilde kadına yönelik şiddetin önüne geçebiliriz” dedi.


Geçmişten bu güne baktığımızda kadına yönelik şiddetin olağanlaştırıldığı bir dünya içerisinde olduğumuzu görebiliriz. Fabrikalarda iş saatlerinin azalması için eylem yapan kadınların yakılarak cezalandırılmasından tutun, diktatör rejime karşı çıkan Mirabel Kardeşlerin arabalarından zorla çıkartılarak tecavüze uğramalarına kadar birçok acı gerçekle karşılaşıldı. Kadına yönelik şiddet gerek dünyada gerek Türkiye’de eril zihniyet tarafından hala uygulanmaktadır.  Psikiyatrist Dr. Hira  Selma Kalkan, Kadına yönelik şiddettin sona ermesi için  sadece kadınların değil erkeklerin de bu konu hakkında bilinçlenmesi gerektiğini ifade etti.


‘Türk atasözleri kadına şiddetin ne kadar olağanlaştırıldığına örnektir’


Kadına yönelik şiddetin dünyanın her yerinde var olduğuna dikkat çeken Psikiyatrist Doktor Hira Selma Kalkan, Avrupa’da kadına yapılan şiddetin bitmediğini, sadece yöntem ve şiddet şeklinin farklı olduğunu kaydetti. Türkiye’de kadının toplumda yer alması ve birey olarak kabul edilmesi için geleneklerin henüz aşılamadığına işaret eden Hira, “ Türkiye’de kadına her zaman değersiz bir varlık gözüyle bakıldı. Atasözlerimize bile baktığımızda, ‘Kızını dövmeyen dizini döver’, ‘Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin’ diye sözlerimizden yola çıkarak bu ülkedeki kadına şiddetin ne kadar olağanlaştırıldığını görebiliriz” ifadelerine yer verdi. Kadınların da erkekleşerek bu durumu benimsediklerinin altını çizen Hira, kadının ‘kaynana’ olduğunda, ‘gücü eline aldığında’ gelinine şiddet uygulamaya başlaması, kadının erkekleşmesi ve iktidarı ele geçirdiğini düşünmesiyle ilgili bir sorun olduğuna işaret etti.


‘İntihar girişimi, bir çeşit yardım çığlığıdır’


Doktor Hira Selma Kalkan, şiddet gören kadınlarda beliren rahatsızlıklara değindi. Aile içi şiddete maruz kalan kadınlarda somatik yakınma, kaygı gibi şikayetlerin daha fazla olduğunu belirten Hira, eşinden şiddet gören kadının çocuğuna şiddet uygulamasını doğurarak, istismarın kuşaklar boyu sürdüğüne vurgu yaptı. Kadının bunalım sürecinde çocuklarının dahi intihar fikrine engel olamadığını kaydeden Hira, “Yapılan intiharların bir kısmı sadece girişimdir. Kadının intihar girişiminin nedeni, durumdan sıkılması ve artık yardım istemesidir. İntihar girişimi bir çeşit yardım çığlığıdır. Bunun yanında ölümle biten intiharların nedeni ise durumun değişebileceğine artık inancın kalmamasından kaynaklı bir kaçmaktır” dedi.


‘Sadece kadınların bilinçlenmesi yeterli değil’


İntiharların birçoğunun da ailelerin kadını bizzat yönlendirmelerinden kaynaklı olduğuna dikkat çeken Hira Selma Kalkan ‘namus kirletme’ anlayışının henüz bitmediğine dikkat çekerek, “Bu anlayışı yıkmayan aileler, ‘namusun kirlendiğini’ öne sürerek kadını intihara sürükler. ‘Namusumuzu kirlettin, git kendi ellerinle kendini öldür’ der. Bu anlayışları yıkmak çok zor fakat imkansız değil” dedi.


Şiddet ortamının kadınları intiharı seçmeye yönelttiğine işaret eden Hira, şöyle devam etti:


“Kadınlara ulaşmaya çalışmalıyız. Artık ilçelerde kadınlar için psikiyatrist desteği var. Destek olduğumuz kadınlar da diğer kadınlara ulaşıp bu konu hakkında yardım almalarının mümkün olduğunu söyler. Kadın sığınma evlerini çoğaltıp güçlendirebiliriz. Bunlar mümkün olan şeylerdir. Kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılması için sadece kadına verilen eğitim ve destekler yetmiyor. Kadınlarla beraber erkeklere de ulaşmalıyız. Kadını istediğimiz kadar bir yerlerde tutup eğitebiliriz. Çünkü kadın, evine gittiği zaman yine o bilinçlenmemiş eş ile muhatap olmak zorunda kalıyor. Bu yüzden kıraathaneler gibi erkeğin yoğun olduğu yerlere gidip onları bu konu hakkında bilinçlendirmeliyiz. Camilerde imamlara bu konuya ilişkin vaaz vermesini önermeliyiz. Ancak bu şekilde kadına yönelik şiddetin önüne geçebiliriz.”


Fotoğraf - Kamera: Zehra DOĞAN


(zd/gk)