‘Erdoğan ölümlerin hesabını verebilecek mi?’

00:50

 


‘Erdoğan ölümlerin hesabını verebilecek mi?’


Mizgin TABU – Bahar CİRASUN /JINHA


AMED – Kürt kadınları: Açlık grevleri 67. gününde. Bu insanlar öldüğünde, Erdoğan ölümlerin hesabını verebilecek mi? Yüreğimiz yanıyor. Biz Kürt olarak dünyaya geldik. Dilimiz Kürtçe, Kürtçe konuşuyoruz. Erdoğan bizi zorla Türkleştiremez. Açlık grevindeki insanlar, istedikleri taleplerde haklılar. Bu talepleri, biz Kürt halkı olarak da istiyoruz. 30 yıldır Kürdistan’da bu katliamları yaşatıyorlar bizlere. Artık yeter! Tüm Kürt halkına çağrımdır “Uyanın, bir olalım.”


 


Türkiye ve bölge cezaevlerinde 12 Eylül’de PKK ve PAJK’lı tutsakların başlattığı süzeriz-dönüşümsüz açlık grevi bugün 67. gününde. Tehlikeli sınırını çoktan aşan tutsakların, sağlık sorunları hızla artarken, halkın hükümete tepkisi her geçen saniye büyüyor. Hükümetin sessizliğine sesini yükselten halk, grevdeki eylemcilerin haklı taleplerinin kabul edilmesini istemiyor. JINHA mikrofonlarını, hükümetin sessizliğine karşı sesini yükselten kadınlara uzattı.


‘Sayın Öcalan’la görüşülmeli’


Semra Tekin (28): Açlık grevindeki tutsaklar şimdi 67. günde. Buna rağmen sürdürülen sessizlik, bizi çok üzüyor. Biz Kürt halkı olarak, açlık grevlerini başlatan tutsakların, istedikleri talepleri destekliyoruz. Devletin de bu talepler için adım atmasını istiyoruz. Tüm Kürt halkına çağrımdır. Bütün halk sesini yükseltsin. Sayın Abdullah Öcalan’la görüşmeler alınsın istiyoruz. Tek çözümün Abdullah Öcalan’la görüşmek olduğuna inanıyoruz.


Sebahat Bayram (24): Açlık grevindeki insanların durumu bizi çok üzüyor. Bugün 67. gün ve böyle seyirci kalmak gerçekten çok kütü bir şey, barış istiyoruz. Açlık grevindeki insanlar için bir şey yapamıyoruz. Onları gözümüzün önünde kaybetmek çok acı verici. Buradan barış sesimizi duyurmak ve barış adaylarına sesleniyorum. Bizim dileğimiz, bir an önce bu savaşın bitmesi ve barış için adım atılmasıdır. Bu açlık grevlerine sesiz kalanlar ve açlık grevlerinin bu kadar uzun sürmesine neden olanlar iki gün aç kalsınlar. Devletin bizlere her gün iyi bir haber vermesini beklerken onlar her gün ölüm için çözümsüzlüğü karşımıza getiriyor. Barış olsun. Bu süreç içerisinde, halkın birlik beraberlik içinde olması ve seslerini duyurması gerekiyor. Devlet duysun artık sesimizi, kendi anadilimizi konuşmak ve özgür bir halk olmak istiyoruz.


‘Erdoğan, bizi zorla Türkleştiremez’


Emine Tugan (30): Cezaevindeki insanların başlattıkları açlık grevleri 67. Gününde. Tutsakların istenilen taleplerine karşı devletin sessizliği bizi çok üzüyor. Gün be gün ölüme yaklaşıyoruz. Allah hakkımızı Erdoğan’ın yanına bırakmasın. Türk devleti zindanları doldurmuş. Zindandaki tüm tutsaklar, bizlerin kardeşi, çocuğu, arkadaşlarıdır. Erdoğan’ın çocuğu zindanda değil. Erdoğan Almanya’ya gidip “Hiç kimse açlık grevlerinde değil. Sadece bir kişi açlık grevindedir” diyor. Erdoğan açlık grevlerindeki insanların sesini duyması için, bu insanların ölmesi mi gerekiyor? Bu insanlar öldüğünde, Erdoğan ölümlerin hesabını verebilecek mi? Yüreğimiz yanıyor. Biz Kürt olarak dünyaya geldik. Dilimiz Kürtçe, Kürtçe konuşuyoruz. Erdoğan bizi zorla Türkleştiremez. Açlık grevindeki insanlar istedikleri taleplerde haklılar ve bu talepleri biz Kürt halkı olarak da istiyoruz. Kürt halkı ve bütün kesimler yüreğimizin yandığını söylüyoruz. Açlık grevindeki insanların taleplerinin kabul edilmesi için bizler bir olmalıyız. 24 saat boyunca televizyonun başında, “Acaba Başbakan bu açlık grevlerindeki insanlar için olumlu bir şey söyleyecek mi?” diye bekliyoruz. 30 yıldır Kürdistan’da bu katliamları yaşatıyorlar bizlere. Artık yeter! Tüm Kürt halkına çağrımdır “Uyanın, bir olalım”.


(mt/gk/hp)