Diyarbakır Cezaevindeki kadınlardan, FARC’lı kadınların desteğine cevap!
02:45
JINHA
AMED – Diyarbakır Cezaevindeki kadınlardan, FARC’lı kadınların desteğine cevap: “Kadın şahsında kaybedilmiş tüm toplumsal ve insani değerlerin yeniden kazanılmadığını biliyoruz. Bunun en gerçek ifadesi, tanrıçaların, cadıların, onların umutlarını günümüze taşıyan direnişçi ve devrimci kadının bugünkü ifadesi olan FARC’lı, PAJK- PKK’li, EZLN’li, ETA’lı, IRA’lı, Hintli, Mısırlı, Afrikalı kadının başkaldırışı ve direnişidir. Zindan direnişimizde yanımızda olduğunuzu bilmek bize moral, coşku verdi. Başka bir dünyayı mümkün kılmayı, ancak böyle evrensel bir kadın ve halk dayanışması ve yoldaşlaşması sağlayacaktır. Ancak o zaman, kadın renginde, özgür bir dünya yaratılacaktır.”
Süresiz-dönüşümsüz açlık grevine giren PKK ve PAJK’lı tutuklu ve hükümlerin sağlık durumları her geçen gün kötüye giderken, greve yeni gurupların eklenmesiyle sayı gittikçe artıyor. Açlık grevine giren tutuklu ve hükümlüler, kendilerine destek verdiğini açıklayan Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) üyesi kadınlara bir mektupla cevap verdi. Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevinde süresiz -dönüşümsüz açlık grevinde olan PAJK’lı kadın tutuklu ve hükümlülerin, FARC’lı kadınlara yazdıkları mektupta şunlar yer aldı:
‘Tek başına özgür olmak, yarım kalmış özgürlüktür’
“Devrim rüzgârı, öncelikle en yakınımızdaki kendi halkımızı özgürlüğe taşımaya çalışır. Özgürlük, bir birey yâda bir halk için elzem olsa da, bu dünyada tek başına özgür olmak, yarım kalmış bir özgürlüktür! Çünkü uygarlık karşıtı olan her halk, her topluluk, her sınıf, her ulus aynı tarihsel yazgının sahibidir. Bu yüzdende yoksulluğumuz, açlığımız, ölümlerimiz, direnişlerimiz, coşkularımız, sevinçlerimiz birbirine benzer. Bu, tarihsel bir kardeşlik ve yoldaşlıktır. Bu nedenle okyanus ötesinde olsanız da, sizleri hiç görmeyip - dokunmasak da, yüreğimizi, cesaretimizi, direnişimizi, mücadelemizi tanıyor, biliyor ve seviyoruz.”
‘Bin yılardır kendi topraklarımızda mülteciyiz’
“Kadının beş bin yıllık sömürgeleştirme tarihi karşısında, var olma mücadelesinin evrensel dayanışması her zamankinden daha anlamlı ve daha değerlidir. Çünkü kapitalizmin ruhuyla beslenen uygarlık canavarı, kadının şahsında insanlığa ve topluma dair ne varsa, tüm hızıyla inkâr edip yok etmeye çalışmaktadır. Bizler Mezopotamya’nın kadim bir halkı olarak bin yılardır kendi topraklarımızda mülteciyiz. Trajik olan şudur ki, insanlığın büyüyüp geliştiği, toplumsallığa dair tüm kültürel, bilimsel yazımsal değerlerin ve yaratımların çıkış yeri olan Mezopotamya’nın bugün yaşam yerine ölümün diyarı haline getirilmesidir. Kürdistan toprakları ise parçalanmakla yetinmemiş aynı zamanda dili, kültürü, varlığı yok sayılmıştır. Kürt Özgürlük Hareketinin (PKK) politik, ideolojik ve siyasi duruşu sadece Türkiye’yi rahatsız etmemiştir. Aynı zamanda ABD başta olmak üzere, tüm uygarlık ‘koruyucuların’ orta doğudaki siyasi ve politikle oyunlarını bozmaktadır. Dolaysıyla orta doğu halklarının barışına demokratik iradi birlikteliklere öncülük yapmaktadır. Kapitalist modernite zihniyetine karşılık demokratik demokratik modernite anlayışını yaşamsallaştırmaktadır. Tıpkı sizler gibi, tıpkı Latin Amerikalılar gibi, tıpkı dilleri, kültürleri, sınıfları için direniş içinde olan tüm toplumlar gibi!”
‘Kürt Özgürlük Hareketi, kadın eksenli bir ideolojiye sahip’
“Özgürlük mücadelemiz, birçok zafer yaratmış olsa da, biz kadınların en önemli devrimi, Kürt Özgürlük Hareketinin kadın eksenli bir ideolojiye sahip olmayı başarmış olmasıdır. Kürt kadınının, kendi varlığıyla, iradesiyle, değerleriyle emeğiyle buluşturan ve kadın kuruluş ideolojisinin mimarı, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’dır. Bildiğiniz üzere önderimiz Abdullah Öcalan 13 yıldır tutsak ve tak başına bir adada tutulmaktadır. Son bir buçuk yıldır da başta avukatları olmak üzere, kimseyle görüştürülmeyerek, ağır bir tecrit uygulanmaktadır. Bu tecride paralel olarak, Türkiye Kürdistan’ında savaş tüm hızıyla tırmandırılmaktadır. Kürtler ise, bir yanda gerilla mücadelesiyle tüm saldırılara cevap olmak çalışmakta, bir yanda da legal demokratik siyaset yapmaya çalışmaktadır. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın bu süreçteki tüm barış çağrılarına ve çözüm önerilerine savaşla karşılık verilmiş, son dört yılda on bin Kürt siyasetçi tutuklanmıştır.”
‘Halkınızın yazgısını belirleyecek barış girişimlerinizi yakından takip ediyoruz’
Bizler Kürt kadınları olarak, Kürtlere dayatılan imha ve inkâr politikalarına karşılık siyaset yaptığımız ve mücadele yürüttüğümüz için şu an tutsağız. Ancak esaret, etrafımızdaki dört duvar direnişimizi ve mücadelemizi engellenmemiştir. Dilimize ve önderliğimize yönelik yasak ve tecrit uygulamalarına karşı, on bine yakın tutuklu ve hükümlünün başlattığı süresiz- dönüşümsüz açlık grevlerimiz devam etmektedir. Halkınızın yazgısını belirleyecek barış girişimlerinizi yakından takip ediyoruz. Çünkü Oslo görüşmeleri, geçen yıl Kürtler açısında bir umut ışığı olmuştu. Ancak bu görüşmeler savaş yanlılarınca sabote edilmiştir. Umuyoruz ve diliyoruz ki, Oslo görüşmeleri Kolombiya Halkları için barış kapısını aralar.”
‘Kadın renginde, özgür bir dünya yaratılacak’
“Kadın şahsında kaybedilmiş tüm toplumsal ve insani değerlerin yeniden kazanılmadığını biliyoruz. Bunun en gerçek ifadesi, tanrıçaların, cadıların, bilge kadınların ve onların umutlarını günümüze taşıyan milyonlarca direnişçi ve devrimci kadının bugünkü ifadesi olan FARC’lı, PAJK- PKK’li, EZLN’li, ETA’lı, IRA’lı, Hintli, Mısırlı, Afrikalı, kadın başkaldırışı ve direnişidir. Zindan direnişimizde yanımızda olduğunuzu bilmek bize moral, coşku verdi. Direnişimizi güçlendirdi. Başka bir dünyayı mümkün kılmayı, ancak böyle evrensel bir kadın ve halk dayanışması ve yoldaşlaşması sağlayacaktır. Ancak o zaman, kadın renginde, özgür bir dünya yaratılacaktır.”
FARC: Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri – Halk Ordusu (İspanyolca: Fuerzas Armadas Revolucionarias de Colombia – Ejército del Pueblo), FARC veya FARC-EP kısaltmasıyla bilinen, Marksist-Leninist devrimci gerilla örgütüdür. Kolombiya hükümeti, Amerikan Dışişleri Bakanlığı, Kanada ve Avrupa Birliği tarafından terör örgütü ilan edilmiştir. FARC, 1960'lı yıllarda Kolombiya Komünist Partisi'nin askeri kanadı olarak kuruldu. Örgütün kurucusu Manuel Marulanda'dır.
(zd/hp)

