‘Kadınlar, topraklarını geri almalı’
13:46
Asya TEKİN
İSTANBUL – Kalkınmada Kadın Hakları Derneği (AWİD) ‘Kadın hakları ve adaleti geliştirmek için ekonomik gücü dönüştürmek’ adıyla düzenlediği 12. Uluslararası AWİD Formu devam ediyor. Filipinler’den foruma katılan Victoria Tauli- Corpuz, “Yerli kadınlardan toprakları alındı. Topraklarımıza ve kaynaklarımıza el koyanlardan, geri almamız gerekiyor. Doğayla iç içe yaşamak bizim benliğimizin bir parçasıdır. Biz kadınlarda bu değerlere sahip çıkmaya çalışıyoruz” dedi.
12. Uluslar arası AWID kadın hakları ve kalkınma forumu İstanbul Haliç Kongre Merkezinde yapılıyor. Forumda çok sayıda konu başlığı belirlenirken, kadın aktivistlerin yoga ve meditasyon yapabilecekleri alanlar oluşturuldu. ‘Dönüşüm için temel eğilimler ve bazı teklifler’ adlı oturumunun Moderatörlüğünü Yvonne Underhill-Sem yaptı. Oturuma Ortadoğu Teknik Üniversitesinden katılan Yakın Ertürk, kalkınma ve kadın konusunu değerlendirdi. Kalkınma bağlamında yapılan tartışmaların ve hakların, kültürel haklar değil, insan hakları açısından ele alınması gerektiğini dile getiren Ertürk, “Kadın haklarıyla ilgili tartışmalar kültürel çalışmalar üzerinden tanımlanıyor. Buda feministler için sorun teşkil ediyor, kadın konusu ekonomik politik olandan uzaklaştırılmıştır. Kültür üzerinden yapılan bu söylem ataerkil bir söylemdir” dedi. Kalforniya –Davis Üniversitesinden katılan Amina Mama ise, militarizme değinerek, toplumsal kimlik cinsiyetlerinin değiştiğini ve bununda savaşla bağlandırılması gerektiğini belirtti. Amina, militarizme harcanan giderlerin ve sosyal harcamaların, birbirine zıt harcamalar olduğuna işaret etti. Savaşların artık erkeklerin savaş alanlarına gitmesiyle yetinmediğini söyleyen Amina, militarizmin bir bütünen yaşamı etkilediğini, bunun ise kadınların kimliklerine yansıdığını söyledi.
‘Egemen paradigma, sınırlarımızı zorluyor’
Üçüncü dünya ağı Çin’den katılan Chee Yoke Ling, dönüşüm ve algılayış biçimi üzerine yaptığı konuşmasında, dünyanın içinde bulunduğu durumun kötücül bir hal olduğunu ifade etti. Chee, 1992 yılında BM’ de yapılan Rio Zirvesi’ nde farkındanlık yaratılmaya çalışıldığını belirtti. Kalkınma hakkının herkese ait bir hak olduğuna değinen Chee, “Kalkınma ve çevreyle ilgili haklar elde ettik, borç, adalet kavramları üzerine tartıştık. Üretimi ve tüketimi kalkınma üzerine olan ülkelerin yok edilmemesi gerektiğini tartıştık. Anlaşmalar yaptık. Bio-çeşitliliğin korunması, çevre hakları ve toprak haklarının korunması gerektiğini söyledik. Bu gün ise gezegenin sınırlarını zorlamaya başladık. Egemen paradigma, sınırlarımızı zorluyor. Gezegenin sınırlarını nasıl dengeleyeceğiz. Kadınlar insan hakları çerçevesinde doğayı tanıyarak çözebilir” dedi.
‘Doğa bizim bir parçamız’
Filipinler’den Tebtebba Vakfı’ndan foruma katılan Victoria Tauli- Corpuz ise, yerli halkalar üzerine yaptığı konuşmasında, gücün, kaynakların kontrolü anlamına getirildiğini belirtti. Yerli kadınların ellerinden topraklarının uzun yıllardır alındığını ifade eden Victoria, “Topraklarımıza ve kaynaklarımıza el koyanlardan geri almamız gerekiyor. Doğayla iç içe yaşamak bizim benliğimizin bir parçasıdır. Biz kadınlar da bu değerlere sahip çıkmaya çalışıyoruz. Hakların bireyselleştirildiğini düşünüyoruz. Haklar kolektiftir. Bu söylemlerimiz insan hakları söylemine bir katkıdır. Biz yerli kadınlar ormana ve okyanusa sadece bakıp kalmayacağız. Eko-sisteme bütünlüklü bakacağız. Doğanın intikam gücü var. Bunu unutmayalım” dedi.
Fotoğraf: Asya TEKİN
(at/hp)

