DİHA: Tüm baskılara rağmen ‘Özgür Basın’ kimliğini terk etmeyeceğiz

15:39

 


JINHA


AMED – DİHA, muhabirlerine yönelik gözaltı ve tutuklanmaları protesto etmek amacıyla basın açıklaması yaptı. Her iktidarın kendi basınını yarattığını, ancak kendilerinin 'Özgür Basın' kimliğini asla terk etmediğini ifade eden Kürtçe Haber Editörü Mehmet Ali Ertaş, bu nedenle DİHA’nın kurulduğu günden itibaren iktidarların baskısına maruz kaldığını dile getirdi. M.Ali Ertaş, ”Hedef gösterildik, tutuklandık, bürolarımız basıldı ve çoğu arkadaşımız sürgüne gitmek zorunda bırakıldı. Onlarca arkadaşımız şu an cezaevlerinde zorla ve hiçbir hukuki dayanağı olmadan tutuklandı. Bizler bedenlerimizi iktidarların zindanlarına yatırabiliriz, ancak kalemlerimizi onların hizmetine asla ve asla sunmayacağız" dedi.


 


Dicle Haber Ajansı (DİHA), 6 Kasım tarihinde Mersin’de gerçekleştirilen tutuklamalarda DİHA Muhabiri Zeynep Kuriş'in de tutuklanması nedeniyle Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde basın açıklaması yaptı. Türkçe ve Kürtçe yapılan basın açıklamasına aralarında DİHA çalışanları, Özgür Gündem, Azadiya Welat, Yeni Gün, Olay gazetelerinin de bulunduğu birçok yerel basın katıldı. Kürtçe Haber Editörü Mehmet Ali Ertaş ve DİHA muhabiri Sebahat Altun Çelik’in yaptığı basın açıklamasında, hiçbir hukuki dayanak olmadan cezaevlerinde tutulan muhabirlerin serbest bırakılması istendi.


Özgür Basın kimliğimize halel getirmedik’

İktidarın yandaş ve candaş medya etiketlerini dağıttığı dönemde, tüm baskılara rağmen, kendilerinin DİHA olarak ‘Özgür Basın’ kimliğinden taviz vermediklerine vurgu yapılan basın açıklamasında, “Biz, özgür basın kimliğimizi asla terk etmedik, bu kimliğe halel getirmedik. Bu nedenle kurulduğumuz günden itibaren, sürekli iktidarın baskısına maruz kaldık, tutuklandık, bürolarımız basıldı ve çoğu arkadaşımız sürgün edilmek zorunda bırakıldı” denildi. Mersin'de 6 Kasım günü gerçekleştirilen operasyonlarda DİHA Muhabiri Zeynep Kuriş’in de tutuklandığı dile getirilirken, daha önce de yine DİHA Mersin Muhabiri Ferhat Arslan ve DİHA Adana Muhabiri Özlem Ağuş’un da benzer gerekçelerden, gerçeklerden taviz vermedikleri için tutuklandıkları ifade edildi. Basın açıklamasında, tutuklanan her üç muhabirin de Pozantı Cezaevi'nde çocuk tutsaklara yönelik gerçekleştirilen tecavüz vahşetini haberleştiren muhabirler olduğunun altı çizildi.


‘Hatırlatmak isteriz ki bizler gazeteciyiz…’


Tutuklamaların sadece gazetecilik faaliyetinin yürütülmesinden kaynaklandığını ve ortada işlenmiş hiçbir suçun bulunmadığının ifade edildiği açıklamaya şöyle devam edildi:


"Savcılık ve emniyet sorgulamalarında muhabir arkadaşlarımıza, 'Neden şuraya gidiyorsun? Neden bu haberi yapıyorsun? Bu açıklamayı niye izlediniz? Neden İHD ve BDP haberlerini sürekli yapıyorsunuz?' gibi saçma ve bir o kadar da art niyetli sorular sorulmaktadır. Hatırlatmak isteriz ki bizler gazeteciyiz. Gazeteciliğin uluslararası mesleki ilkeleri bulunmaktadır. Bizler hangi haberi nasıl ve ne zaman yapacağımızı, neyin haber olup olmayacağını, hükümetlerden ve onların emrindeki savcı ve polis amirlerine sormayacağız. Bağımsız ve objektif hiç bir basın kurumunun da sormayacağına inanıyoruz. Bu nedenle yapılan müdahaleler, sorulan sorular arkadaşlarımıza değil, özgür basın ilkelerine yöneliktir. Kimse gazetecilik ahlakını ve ilkelerini terk etmemizi beklememelidir. Bizler bedenlerimizi iktidarların zindanlarına yatırabiliriz, ancak kalemlerimizi onların hizmetine asla ve asla sunmayacağız. Bu mesleğin onuru ve haysiyetini yandaş ve candaş medya gibi üç kuruşa satmayacağız."


Basın açıklamasına DİHA Mersin Muhabiri Zeynep Kuriş de dahil tüm tutuklu basın çalışanlarının serbest bırakılması istenilerek son verildi.


(gk)