Yine, eril zihniyetle hazırlanmış bir yasa: 4+4+4
17:24
Gülşen KOÇUK
ANKARA - Yasalaştıktan sonra da tepkilerin odağı olan 4+4+4 eğitim modeline ilişkin görüş belirten BDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan “AKP, eğitim sistemindeki anadilde eğitim, cinsel, sınıfsal, bölgesel ayrımcılık, öğretmenlerin atama, kadrolaşma sorunlarını çözmekten uzak” dedi. Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Sakine Esen Yılmaz ise, eğitimin bir rant alanına dönüştüğünü belirtti.
Geçtiğimiz Şubat ayı sonlarında gündeme gelen 4+4+4 zorunlu eğitim sistemi, 30 Mart’ta Meclis’ten geçti. AKP Hükümeti’nin 8 yıllık zorunlu eğitime karşı hazırladığı bir sistem şeklinde yorumlanan ve 4+4+4 şeklinde kademeli hale gelen sistem, yoğun tepkilere rağmen yasalaştı. BDP, CHP, Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen) ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu da 4+4+4’e karşı çıktı. 4+4+4’e AKP’nin yanında destek veren tek parti ise, MHP oldu. AKP Hükümeti’nin eğitim alanında var olan sorunları çözmeden yeni bir sistem kurmaya çalıştığına değinen BDP, CHP ve STK’lar, yasa onaylanırken kendi görüşlerine hiç başvurulmadığına dikkat çekti.
‘Güneydoğudaki asimilasyonu hızlandıracak!’
Güneydoğu’da yaşayan, ağırlıklı olarak 15 yaş üstü kadınlara sosyal, psikolojik ve hukuksal destek vermek için 2002 yılında Diyarbakır’da kurulan Selis Kadın Derneği aktif üyelerinden Semra Kıratlı, yasanın sosyolojik boyutunu değerlendirdi. Semra, AKP’nin 4+4+4 yasasını çıkartırken otoriter davrandığını belirtti. AKP iktidarının, seçim sonuçlarına güvenerek eğitim yasasını geçirdiğini dile getiren Semra, eğitim gibi önemli bir yasanın toplumun her kesimi tarafından tartışılması gerektiğini ifade etti. Yeni eğitim modelinin getireceği sorunlardan bazılarına değinen Semra, ‘parasız’ ibaresinin kaldırılmasıyla, yoksul kesimin çocuklarının eğitim olanaklarının düşeceğini ve yasa yürürlüğe girdiğinde okulların istediği gibi ücret talep edebileceklerine dikkat çekti. Öğretmenlerinde mağduriyet yaşayacaklarının altını çizen Semra, “Yapılan çalışmaya göre, 50 bin öğretmen kadro fazlasına düşecek. Bu, Diyarbakır’da 1000’e yakın bir sayı demektir” dedi. 4+4+4 eğitim sistemiyle hazırlanan öğretim paketleri olan ‘Din Paketi’, ‘Sosyal Bilimler Paketi’, ‘Fen Bilimleri Paketi’ni de yorumlayan Semra, ‘Din Paketi’ dışındaki paketlerin okullarda alt yapılarının olmadığına dikkat çekti. Yürürlüğe girecek olan eğitim yasasına göre öğrencilerin diğer sorununun da din, fen bilimleri ve sosyal bilimleri arasından seçim yapmak olduğunu dile getiren Semra, çocuklarının eğitimiyle ilgilenemeyen ve bu konuda bilinçsiz olan ailelerin çocuklarının geleceğinin, okul idaresine ve yöneticilere kaldığını ifade etti. Öğretim paketi seçimlerinde yaşanacak sıkıntıları aktaran Semra, yeni eğitim paketinin güneydoğudaki asimilasyonu hızlandıracağı tehlikesine önemle vurgu yaptı.
‘Yine, eril bir zihniyetle hazırlanmış bir yasa!’
4+4+4 eğitim yasasında kadın oluşumlarının hiçbirinin görüşünün alınmadığına dikkat çeken Semra, tepkisini “Yine, eril bir zihniyetle hazırlanmış bir yasa!” sözleriyle dile getirdi. Toplumdaki kadın cinayetlerinin, tacizlerin, tecavüzlerin geçmişteki eğitim sisteminin bir sonucu olduğuna işaret eden Semra, “Yeni eğitim sistemi, kadın sorununa dönük hiçbir şey yapılmadan şimdiki eril zihniyetli sistemin bir devamı niteliğinde oldu. Bu sistemin doğurduğu erkek, kadının şiddet gördüğü ve ikinci plana atıldığı düzenin devamını sağlayacaktır” dedi. Eğitim sisteminde değişimi hedefleyen bu yasanın son şeklini almadan önce, sadece ilk 4 yıllık kademenin zorunlu olduğunu aktaran Semra, üç kademenin de zorunlu hale gelmesini kadın mücadelesinin bir kazancı olarak değerlendirdi. Semra, “Eğitim sisteminde, toplumsal cinsiyet eğitimleri var olabilmeli. Bununla ilgili hiçbir çalışma yapılmadı. Tekrar ilişkide olduğumuz kurumlarla bir araya gelip, bunun çalışmasını yürütmeyi düşünüyoruz” dedi.
‘Yasa hakkında eleştiri yapabilecek kadar bile bilgimiz yok”
İstanbul Amargi Kadın Akademisi Üyesi Aslı Dilara Kızıldağ, 30 Martta kabul edilen 4+4+4 kesintili, zorunlu eğitim yasasına ilişkin görüşlerini dile getirdi. Onaylandığında dahi herkesin kafasında bilmece olarak kalan 4+4+4 eğitim yasasına ilişkin konuşan Dilara, halka, öğretmenlere sorulmadan, tartışılmadan onaylanan yasa için yaşanılan kaygının haklı olduğunu ifade etti. Eğitimin, üstten bir dayatmayla işlemekte olduğunu söyleyen Dilara, “Eğitim, insanı eğip büken, tek tipleştiren, farklılıklarımızı öğüten, şiddeti, itaati olumlayan bir aygıt” dedi. 4+4+4 eğitim yasasının onay sürecinde, yasanın ne kadar demokratik olduğunu gösterdiğine işaret eden Dilara, çocukların 5 yaşında okul sıralarına gönderilmesinin, 9 yaşında eğitimine nasıl devam edeceğine dair karar vermesinin kabul edilemeyeceğini kaydetti.
‘Eğitim rant alanına dönüştü’
Ankara Eğitim Sen Genel Merkez Sekreteri Sakine Esen Yılmaz, yasayı bir eğitim emekçisi olarak yorumladı. Sakine, eğitim sisteminde değişiklikler yapılırken eğitimcilerin de görüşlerinin alınması gerektiğine dile getirdi ve eğitimin bir rant alanına dönüştüğüne dikkat çekti. Eğitim sisteminde değişiklik yapılırken görüşlerine başvurulmadığını hatırlatan Sakine, “Bu da yetmiyormuş gibi basın yoluyla ifade ettiklerimiz de değerlendirilmedi” dedi. Birçok ilden Ankara’ya gelmek için yola çıkmak isteyen Eğitim Sen’lilerin göz altılarla engellenmek istediğini hatırlatan Sakine, alanlarda da biber gazı ve copla engellenmeye çalışıldıklarını söyledi. Bilimsel, demokratik ve anadilde eğitimden yana olduklarını yineleyen Sakine, seçmeli ‘Kur’an ’ ve ‘Peygamberin Hayatı’ derslerinin eğitimde laiklik ilkesine aykırı olduğunu vurguladı.
‘Çocuklar tek tipleştirilecek’
Kademeli sistemin okullaşma oranında düşüş olacağını düşündüklerini ifade eden Sakine, “Bunun anlamı, çocuk işçiliğinin ve çocuk gelinlerin artmasıdır” dedi. Ayrıca birinci kademe sınıf öğretmenlerinde kadro fazlası oluşurken, ikinci kademede de öğretmen açığı oluşacağına da dikkat çeken Sakine, Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu sorunların çözümüne ilişkin hazırlığı olmadığını sözlerine ekledi. Yeni eğitim sistemiyle paralı eğitimin temellerinin atıldığına ve yoksul çocukların eğitime erişimine engel olduğuna vurgu yapan Sakine, endişelerini şöyle sıraladı:
“Muhafazakâr Türk İslam sentezci bir eğitimle, çocukların tek tipleştirileceği endişesini taşıyoruz. Ayrıca sertifika sistemi ile, öğrenciler okul dışı kurslara yönlendirilecek. Bu da, yeni rant kapıları yaratmak anlamına geliyor. Eğitim sistemi, öğrencileri meslek okullarına yönlendiriyor. Piyasa, ara eleman ihtiyacını da buradan karşılayacak ve bu ihtiyaç, erkek öğrencilerden oluşacak.”
‘Neo-liberal dönüşümün bir parçası’
Yasalaşan 4+4+4 eğitim sistemine ilişkin JINHA’ya konuşan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan, kaygılarını paylaştı. AKP hükümetinin eğitimi, kendisinin ve piyasanın kabul ettiği ölçülerdeki bireyleri yetiştirecek ideolojik bir araç olarak ele aldığını söyleyen Nursel, 4+4+4 eğitim sisteminin bu yaklaşımın en somut adımı olduğunu dile getirdi. 4+4+4 eğitim sisteminin neo-liberal dönüşümün bir parçası olduğunu ifade eden Nursel, bu değişikliğin, bilişim teknolojileri adı altında devasa bir pazara dönüştürülmesi ve eğitim sisteminin tamamen sermayenin emrine sokulması boyutlarına dikkat çekti. AKP hükümetinin 4+4+4 yasası ile eğitim sistemini sermayenin emrine sokarak toplumsal ayrışmayı derinleştirdiğinin altını çizen Nursel, bunun, yoksullara, engellilere, Kürtlere, kadınlara ve tüm ötekilere ‘Neredeysen orada kal’ anlamına geldiğini belirtti. Nursel, 2012-2013 Eğitim Öğretim Yılı’nda yürürlüğe girecek olan sistemin, sermayeye çocuk yaşta ucuz ve nitelikli iş gücü yetiştirmeyi hedeflediğine vurgu yaptı. “Meslek lisesi mezunlarının çoğunun işsiz olduğundan ya da meslekleri ile alakasız iş yaptıklarından ya da çalışanların, asgari ücrete, güvencesiz ve ucuz iş gücü olarak çalıştırıldıklarından haberleri yok mu?” diye soran Nursel, bugüne kadar eğitime iktidarlar tarafından hep torna gözüyle bakıldığını söyledi. Öğrencilerin birer ham madde olarak ele alındığının altını çizdi Nursel ve “Değişen iktidarlar ve üretim ilişkilerine göre eğitim de sürekli değiştirilmiş ve tam bir sorunlar yumağı haline gelmiştir” dedi. AKP hükümetinin yeni eğitim sistemi ile bugünkü sorunları çözmek bir yana, toplumsal ayrışmayı derinleştirdiğine dikkat çekti Nursel. AKP’nin kendi iktidarının istediği uysal gençliği ve sermayenin ihtiyaç duyduğu nitelikli ucuz iş gücünü yetiştirmekten başka hiçbir şeye hizmet etmediğini de sözlerine ekledi.
‘Kadın öğrenciler azalacak’
AKP hükümetinin samimiyetini eğitime yaklaşımını değiştirerek göstereceğine değinen Nursel, “Eğitimi ideolojik olarak ele aldığı sürece, istediği modeli getirsin; 4+4+4 yapsın, 1+1+1+1+... yapsın, 5+10 yapsın… Getirilen model, anadilde eğitimin yapılmaması, eğitimin tekçi resmi ideolojiyi yeniden üretmek üzerine kurulu olması, eğitimde var olan sınıfsal, bölgesel ayrımcılık, yatılı asimile okulları, taşımalı eğitim uygulaması, sınav merkezli eğitim sistemi devam ediyor. Eğitimin piyasaya açılıp ticarileştirilmesi, cinsel ayrımcılık, eğitim emekçilerinin sosyal ve mali haklarının hiç edilmişliği, kadrolaşma, ataması yapılmayan yüz binlerce öğretmen gibi, eğitim sisteminin temel sorunlarını çözmeyecek. Toplumun beklentilerini karşılamayacak, demokratik, özgür ve bilimsel bir eğitimin kurumsallaşmasını sağlamayacaktır” dedi. Lise eğitiminde Açıköğretim seçeneğinin bulunduğunu belirten Nursel, özellikle kadın öğrencilerin okullaşma oranında ciddi bir düşüş olacağına önemle vurgu yaptı. BDP’nin, eğitimi ideolojik bir aygıt olarak ele almadığına dikkat çeken Nursel; BDP olarak eğitime, toplumsal dönüşümün, özgürleşmenin, eleştirel ve yaratıcı düşüncenin gelişmesinin en temel dinamiği olarak baktıklarını aktardı. BDP olarak, anadilde eğitime, çok dilli eğitime ilişkin Meclis’e sundukları çok sayıda kanun teklifi, araştırma ve soru önergesi olduğunu da kaydeden Nursel, AKP iktidarı tarafından bu kanun değişikliklerinin sürekli olarak reddedildiğini söyledi.
Fotoğraf-Kamera: Gülşen KOÇUK
JINHA
(gk/hö/hp)

