Sebahat Tuncel: Kadının kendi iradesiyle siyaset yapabileceğini gösterdik

13:59

 


Pelin İKTÜEREN – Hazal PEKER / JINHA


İSTANBUL - Uluslararası Cinsiyet Eşitliğinin İnşası Konferansında Cinsiyet Eşitsizliği, Beden Politikaları ve Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele Deneyimleri konusu ele alındı. AKP’nin Kürt kadın vekilleri hedef aldığını hatırlatan BDP’li Milletvekili Sebahat Tuncel, “AKP’li vekiller, platformlarda bizim erkek arkadaşlarımıza, siz bu kadınlarla nasıl baş ediyorsunuz şeklinde sözde şaka yapıyorlar. Kürt kadınlarından korkuyorlar. Çünkü biz, aile içine sıkıştırılan kadını, dışarı çıkarmak için çalışıp, başka bir yaşamın mümkün olduğunu gösterdik. Onların kadın politikalarını boşa çıkardık. BDP olarak gösterdik ki kadın, tek başına, kendi iradesiyle siyaset yapabilir. Mesela kota uygulamamız yüzde 40’tı, şimdi arttırmayı düşünüyoruz”  dedi. Sebahat Tuncel’in bu sözü, katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı.


 


Uluslararası Cinsiyet Eşitliğinin İnşası Konferansı İsveç – Türkiye Deneyimleri, Boğaziçi Üniversitesi Şahenk Salonu- Garanti Kültür Merkezi’nde devam ediyor. Filmmor Kadın Kooperatifi, Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği, GSÜ Medya Çalışmaları, Araştırma ve Uygulama Merkezi, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı tarafından organize edilen konferans 2 gün sürecek. Konferansta, “Mevcut eşitsiz koşullarda, inşa edilmesine özel önem verilmeden kadın-erkek eşitliği sağlanabilir mi? Kadın-erkek eşitliğini inşa etme sürecinde özel önlemler, özel politikalar neler olmalı? İsveç ve Türkiye’de kadın-erkek eşitliği uygulamaları, yasalar, özel önlemler, politik yaklaşım nasıl olmalı? Politik, ekonomik, sosyal, kültürel alanlarda kadın-erkek eşitliğini bir bütün olarak inşa etme politikaları neler olmalı?” Sorularının yanıtlarını tartışılıyor. Uluslararası Cinsiyet Eşitliğinin İnşası Konferansına, İsveç ve Türkiye’den, çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi, akademisyen, öğrenci, gazeteci ve siyasetçi kadın katılıyor.


Konferansın 3. Forum başlığı Cinsiyet Eşitsizliği, Beden Politikaları ve Kadınlara Yönelik Şiddetle Mücadele Deneyimleri konusuydu. Panele konuşmacı olarak, İsveç’den Terrafem üyesi Debbie Nujen, ROKS’dan Malin Olsson, Türkiye’den CEİD üyesi Ayça Kurtoğlu, BDP Milletvekili Sebahat Tuncel, Mor Çatı’dan Canan Arın ve Özlem Özkan, Kadın Dayanışma Vakfı Ebru Hanbay Çakır, İstanbul Feminist Kolektifinden Meriç Eyüboğlu, Sosyalist Feminist Kolektif Özgün Akduran, VAKAD’dan Zozan Özgökçe katıldı.


‘Kadın cinayeti duruşmalarına katılıyoruz’


Konuşmacılardan İstanbul Feminist Kolektifinden Meriç Eyüboğlu Meriç Eyüboğlu, kadın cinayetleri ve feminist harekete değindi. Kadın cinayetlerinin, kadın olmaktan dolayı yaşanan bir durum olduğunu dile getiren Eyüboğlu, şunları söyledi:


“Biz kolektif olarak, kadınların kadın cinayetine ilişkin yapılan davalara katılması için başvurularda bulunuyoruz. Cinayeti işleyenler sırasıyla eş, baba, ağabey şeklinde devam ediyor. Yani katil ‘Erkek’. Bu ülkede karar veren hakimlerin çoğu erkek. Kadın hakimlerde çok sert kararlar veriyor. Eşini bıçak darbesiyle öldüren adamın “Cilveli bir şekilde başka bir adama saati sordu” dedi diye, katilin cezasında indirime gitti. Bu tür nedenlerle katil erkeğin cezaları indiriliyor. Bu konuya ilişkin mücadele ediyoruz. Mahkemelerden yansıyan cinsiyetçiliğin görünür olduğu yer, haksız ceza indirimleriydi. Duruşmalara katılma mücadelemiz Türkiye açısından Güldünya Töre davasıyla başladı, sonrasında da devam etti.”


Kürtaj konusuna da değinen Meriç Eyüboğlu, AKP’nin kadına dönük kürtaj politikalarını eleştirdi.  


Sebahat Tuncel: Kadın hakları konusunda anayasal değişim önemli


Daha sonra söz alan BDP’li milletvekili Sebahat Tuncel, Galatasaray Üniversitesinde yapılması planlanan konferansın, kendisinin konferanstan çıkarılması şartı konulduğundan dolayı yer değiştirilmek zorunda kalınmasına değindi. Galatasaray Üniversitesinin rektörlüğünün “Sebahat Tuncel’i konferanstan çıkarın” şartı getirince, kadınların Boğaziçi Üniversitesine geçmesini çok anlamlı bulduğunu dile getiren Sebahat, “Konferansı düzenleyen kadınların, beni konuşmacılar arasından çıkarmak yerine, konferansın yerini değiştirmeleri çok anlamlıydı. Bu nedenle tekrar kadın hareketi üyesi olmaktan onur duydum. Boğaziçi Üniversitesine de bize yer verdiklerini için teşekkür ediyoruz” dedi. Kadın hareketlerinin ideolojik bir mücadele yürüttüğünü dile getiren konuşmacı BDP Milletvekili Sebahat Tuncel ise, kadın hareketlerinin devrimci bir hareket olduğunu belirtti. Uzun yıllardır kadın hakları mücadelesi verdiklerini söyleyen Sebahat Tuncel, “Biz sokakta olmayı önemserdik. Kadın hareketleri olarak, kadın parlamenterlere ulaşmaya çalışırdık. Ama şimdi feminist hareketlerden gelen kadın vekiller olduğundan, meclis kapıları feminist kadınlara açıldı. Rahat gelip dilekçelerini verebiliyorlar. Bu bir gelişme” dedi. Mecliste yeni anayasanın hazırlanma sürecinde, mücadelelerini sürdürdüklerini ifade eden Sebahat Tuncel, kadın – lgbt - yaşayan tüm halkların hakları ve ekoloji konusunun anayasada yer almasının önemine işaret etti. Yaptıkları önerilerin ele alınırken “Bunlar zaten teröristtir” bakış açısıyla kendilerine yaklaşıldığını söyleyen Sebahat, “Bunlar değişmediği sürece, bu anayasa yeni bir anayasa olmuyor. Biz ‘demokratik anayasa yapıyoruz’ diyoruz. Ama kesinlikle öyle değil” dedi.


‘BDP olarak, yüzde 40 kadın kotasını arttıracağız’


Konuşmasında AKP’nin kadına ilişkin politikalarını eleştiren Sebahat Tuncel, “Mesela AKP’li Bakan Fatma Şahin gidiyor ve ‘Biz kadın için şunları şunları yaptık’ diyor. Ama bir yandan da kadınlar neden 3 çocuk yapması gerektiğini anlattı. İlginçtir ki Fatma Şahin durmadan evlilik merasimlerine katılıyor. Mecliste ki isimlendirmelerde ‘kadın’ adı çıkarılıyor. Yerine ‘aile’ geçiyor. Hem kadını, hem de erkeği birey olmaktan çıkartıp, aile içinde hiçleştiren bir pozisyona getiriliyor” dedi. Aile de babanın konumuna, devletin ailedeki temsilini yaptığına değinen Sebahat, aile de genç erkeğinde söz hakkının olmadığını belirtti. Kadının zaten evlenene kadar ailenin, evlendikten sonra ‘koca’nın malı olarak tanımlandığını ifade eden Sebahat, bu sorunun ideolojik bir mesele olduğunu söyledi. AKP’nin Kürt kadın vekilleri hedef aldığını hatırlatan Sebahat Tuncel, “AKP’li vekiller, platformlarda bizim erkek arkadaşlarımıza, siz bu kadınlarla nasıl baş ediyorsunuz şeklinde sözde şaka yapıyorlar. Kürt kadınlarından korkuyorlar. Çünkü, biz o aile içine sıkıştırılan kadını, dışarı çıkarmak için çalışıp, başka bir yaşamın mümkün olduğunu gösterdik. Onların kadın politikalarını boşa çıkardık. BDP olarak gösterdik ki kadın tek başına, kendi iradesiyle siyaset yapabilir. Mesela kota uygulamamız yüzde 40’tı, şimdi arttırmayı düşünüyoruz”  dedi. Sebahat Tuncel’in bu sözü, katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı.


‘Hem kadın, hem Kürt olduğumuz için eziliyoruz’


Kürt kadınları olarak politik şiddetin 2 türüne maruz kaldıklarını söyleyen BDP’li vekil Sebahat Tuncel, “Bir erkek egemen sistemin şiddeti, birde Kürt olduğumuzdan dolayı eziliyoruz. Bizim dilimiz, kültürümüz, kimliğimiz gasp edilmiş durumda. Bunun için mücadele ediyoruz diye, şiddete maruz kalıyoruz” dedi.  Uzun yıllardır Kürt kadınlarının devlet memurları tarafından tecavüz edildiğini hatırlatan Sebahat, tecavüzlerin hala devam ettiğini söyledi. N.Ç. davasına değinen Sebahat, “N.Ç. Kürt kızı olduğu için devlet görevlilerince tecavüze uğradı. Çünkü devlet bunu kendinde hak görüyor. Kürtleri soykırım altına almasının nedeni de, devletin Kürtlerin üzerinde istediğini yapmayı kendisinde hak görüyor” dedi.   


‘Kadın hareketleri, diğer ezilmişlerle empati kuruyor’


Kadın hareketlerinin önemli bir tecrübe yarattığını ifade eden Sebahat Tuncel, kadınların kendi mücadelelerini verirken, diğer ezilmişlerle de empati kurabildiklerini söyledi. LGBT mücadelesine destek verdiklerine dikkat çeken Sebahat Tuncel, ortak mücadeleleri önemsediklerini dile getirdi. “Kürt Kadın Hareketi olarak devrimden sonra başımıza ne geleceğini biliyoruz. Diğer devrimler bunu bize gösterdi. O yüzden tedbirimizi alıyoruz” diyen Sebahat, Kürt halkının hak mücadelesinin yanı sıra kadın mücadelesini de vermiş olmalarının, geldikleri en önemli nokta olduğunu kaydetti.


‘Kadın hareketi, devrimci bir harekettir’


Mevcut sistemin eşitsizlik ve şiddet ürettiğini dile getiren Sebahat Tuncel, tüm kadınların ayrı ayrı yaptığı mücadeleleri birleştirerek hareket etmelerinin önemli olduğunu söyledi. Kürt kadın hareketi olarak kadının ve erkeğin değişim mücadelesini vermeye devam ettiklerine işaret eden Sebahat Tuncel, şunları ifade etti:


“Kürt kadınları, dünya kadınlarıyla ortak çalışmalar yapılıyor. Biz erkeği değiştirip dönüştürmeye çalışıyoruz. ‘Kadın kırımına hayır’ adlı bir kampanya başlattık. Kadınların erkekleşmemesi, erkeklerin de kadın – erkek eşitliğine inanması gerekiyor. Devrimci bir hareket olan kadın hareketinin dünyayı değiştireceğine inanıyoruz. Ama bu birden olmaz.  Önce kendimizi değiştirmeyle başlayacağız.”


Uluslararası Cinsiyet Eşitliğinin İnşası Konferansı, bugün sona erecek.


Foto – Kamera: Pelin İKTÜEREN – Hazal PEKER


(hp)