Fevkalade Tehlikeli Kadınlar
23:27
Mizgin TABU / JINHA
İSTANBUL- Anarşist kadınlar tarafından açılan Sahaf 26A’da çalışanlar, felsefik yaklaşımlarını çalışma yaşamlarına yansıtarak, ortak işlerde karşılıklı dayanışma ve üretimi esas alıyor. Sahaf 26A’nın yanı sıra internet yayımcılığı yapan anarşist kadınların fanzininin ismi ise, Fevkalade Tehlikeli Kadınlar. Anarşist kadınlar, neden bu ismi aldıklarını ise şöyle açıklıyor: “Emma Goldman, Amerika hükümeti tarafından ‘Fevkalade tehlikeli’ olarak isimlendiriliyor. Fark ettik ki, biz de tehlike yaratmaya başladık. Hiyerarşiye, militarizme, kapitalizme fazlasıyla tehdit oluşturmaya başladığımız için ve bu düşüncelerle hareket etiğimiz için, anarşist olduğumuz için, kendimize bu ismi uygun gördük.”
İstanbul’ da yaşayan bir gurup anarşist kadın, paylaşma ve dayanışma amacıyla Kadıköy Caferağa Mahelesi’nde Sahaf 26A’yı açtı. Taksim’de yılardır faaliyette olan ve anarşist gençlerin işlettiği kolektif 26A’nın devamı niteliğinde olan sahaf 26A’da yer alan anarşist kadınlarla görüşmek için randevu istediğimizde, büyük bir ilgiyle kabul edildik. Felsefik yaklaşımlarını çalışma yaşamlarına yansıtan, ortak işlerde karşılıklı dayanışma ve üretimi esas alan kadınların anlattıkları, oldukça etkileyiciydi. Röportaj sırasında Sahaf 26A’nın yanı sıra birçok toplumsal soruna ilişkin çalışmalar gerçekleştirdiklerini öğrendiğimiz anarşist kadınlardan, Belen Yıldırım ve Canan Soylu ile yaptığımız röportajı aktarıyoruz:
- Anarşist kadınlar olarak Sahaf 26A’yı açmayı neden ihtiyaç duydunuz?
Canan Soylu: Bizim amacımız, kolektif çalışmayı büyütmek. Kolektifin içerisinde ne kadar parça olursa, bizim için çok daha iyi olur diye düşünüyoruz. Bunun devamının gelmesini umuyoruz. Bundan bir yıl önce kolektif olarak Kadıköy’de böyle bir mekâna ihtiyacımız olduğunu, kolektifimizin büyümesi gerektiğini düşündük. Buradaki ilişkilerimiz açısından, anarşist kadınları, tanımak isteyen insanların bizimle iletişime girmeleri için, Kadıköy’de kafe açmaya karar verdik. Buranın, sadece anarşist kadınların faaliyet yürüteceği, inisiyatif kullanabileceği değil de, bütünlüklü bir yer, kolektifin bir parçası olduğunu, düşünüyoruz. Genel itibariyle anarşist kadınların varlığını sürdürdüğü bir mekân.
- Sahaf 26A’nın çalışma felsefesi nedir?
Belen Yıldırım: Sahaf 26A’da patron yok. İşçi yok. Gönüllü olarak burada çalışmalarımızı yapıyoruz. Patron işçi ilişkisi olmadığı için, bu her şeyi çok daha farklı kılıyor. Sahaf 26A’da, bütün işleri kendimiz yapıyoruz. Buraya elektrikçi, tesisatçı girmiyor. Biz kendimiz yapıyoruz. Bilmiyorsak, öğreniyoruz. Sahaf 26A’yı açtığımızda, duvardaki raflara kadar, her şey bizim elimizden geçti. Kendimiz yapabilmeyi sevdiğimiz için, böyle mekânlar oluşturuyoruz beklide. Hiyerarşisiz, patronsuz, işçisiz, kapitalizme alternatif yaratacak mekânlar.. Buranının çalışma prensibine, mantığına uyacak şeyler.
- Ağırlıklı olarak ne tür kitaplar satıyorsunuz?
Canan: Ağırlıklı olarak sattığımız bir kitap kategorisi yok. Daha çok düşündüğümüz benimsediğimiz ideolojik felsefe, anarşist kadınların kitaplarını satıyoruz. Onun yanında tarih, siyaset, edebiyat ve şiir kitapları da var.
- Peki Sahaf 26A’ya daha çok felsefenize yakın kişiler mi gelip, alış-veriş yapar?
Belen: İlk başta muhalif kesim bizden kitap alıyordu. Gelip kafemize, çayımızı içiyorlardı. Ama artık öyle değil. Artık herkese ulaşabiliyoruz. Üst kattaki komşu teyze, sokaktan herhangi biri. Yani herkes gelip bizden ihtiyacı olan kitabı alabiliyor. Ya da oturup çay, kahve içebiliyor. Herkese hitap ediyoruz.
- Çevreniz, bu çalışmalarınıza nasıl bakılıyor?
Canan: Kolektif durumu, ailem içinde yabancı. Aslında, baktığın zaman birçok insana yabancı. Kolektif 26A’nın amacı, paylaşmanın ve dayanışmanın özgürce yaşandığı, insanların buraya gönüllü bir şekilde katılım göstermeleri. Sahaf 26A’ya baktığın zaman ticari bir amaç yürütmüyor. Böyle bir yer için insanlar bazen tepki gösteriyor. “Nasıl olur? Bu mümkün mü?” diyorlar. Biz, ‘mümkün olmayan algı’ düşüncesini değiştirmek istiyoruz. Bu yaptıklarımız mümkün ve biz bunları yapıyoruz. ‘Siz de bize katılın’ diyoruz. Çevremden ise çok iyi tepkiler alıyorum. İnsanlar buraya geldiğinde farklı buluyorlar ve burayı benimsiyorlar.
- Sahaf 26A’nın yanı sıra ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?
Belen: Kolektifte sahaf üzerinden söylersem, yazın sinema film gösterimleri yaptık. Burası açık hava sinemasına rahatça uyan bir ortam. Yazın açık hava sinemasını yaptık. Baharda kitap söyleşimiz oldu. Kış içinde benzer şeyler düşünüyoruz. Çünkü burası mekân olarak, kitap söyleşi, film gösterimi aktivitelere fazlasıyla uygun. Onun dışında felsefe toplantıları gerçekleştiren guruplar oluyor. Onlara da kapımız açık. Ayrıca bir de fanzinimiz var. İsmi Fevkalade Tehlikeli Kadınlar.
‘Fevkalade tehlikeli sohbetler yapmaya başladık’
- İsimde geçen ‘Tehlikeli Kadınlar’ ibaresine gelirsek, neden tehlikelisiniz? Ya da kimin için tehlike oluşturuyorsunuz?
Belen: Fanzinin ismi Fevkalade Tehlikeli Kadınlar. Emma Goldman’dan aldık. Emma Goldman, Amerika hükümeti tarafından ‘Fevkalade tehlikeli’ olarak isimlendiriliyor. Fark ettik ki, biz de tehlike yaratmaya başladık. Hiyerarşiye, militarizme, kapitalizme fazlasıyla tehdit oluşturmaya başladığımız için ve bu düşüncelerle hareket etiğimiz için, anarşist olduğumuz için, kendimize bu ismi uygun gördük.
- Fanzininizi ne amaçla çıkartıyorsunuz?
Belen: Günlük yaşantımızda sürekli konuştuğumuz konu kapitalizim, bizim yaşantımıza ve bütün insanların yaşamına sirayet etmiş durumda. Fevkalade Tehlikeli Kadınlar isimli fanzinimizin son sayısında kapitalizmi iyice araştırdık. Anarşist kadınlar olarak, hafta içi ve hafta sonları bir araya gelip, fevkalade tehlikeli sohbetler yapmaya başladık. Daha sonra bu sohbet ve konuşmalarımızı, ‘Kapitalizm öldürür, öldürüyor. Yaşamlara son vermelerine neden oluyor’ başlığı ile, yazılarımıza işledik.
- Fanzinde daha çok hangi konulara ağırlık veriyorsunuz?
Canan: Bu son fanzin sayımızda, ‘Kadın neden kapitalizme karşı mücadele vermelidir?’ sorusunu araştırdık. Fanzinimizde yer alan yazılar, uzun çalışmalarımızın ardında çıkan yazlardır. Bu yazımızdan sonra şöyle bir karar aldık. Sohbetlerimizi biraz daha ilerleteceğiz ve artık kapitalizme karşı mücadeleyi kadınlar olarak kooperatif noktasında devam ettireceğiz. Kooperatif çalışmasını yapacağız.
- Fanzinde kimler yazabiliyor?
Canan: Biz çeşitli sosyal ağlarda kadın arkadaşlara ulaşmaya çalışıyorduk. Her hafta düzenli şekilde sohbetler yaptığımızı ve katılım göstermek isteyenlere gelebileceklerini ifade ettik. Düşüncelerini aktarabileceklerini ve paylaşabileceklerini söylüyorduk. Birçok kadın arkadaş, bize gelip fikirlerini paylaştı. Biz de onlarla kendi düşüncelerimizi paylaştık. Sohbetlerimiz belirli bir süre devam ettikten sonra, hep birlikte yazılar oluşmaya başladı. Konuyla ilgilenen, araştıran, sorgulayan ve yazan tüm kadınlar, fanzinde yer alabilir.
Foto – Kamera: Mizgin Tabu
(mt/na/hp)

