PAJK’lı tutuklular: AKP Hükümeti, Kürt kadınlarını hedef aldı

10:57

 


JINHA


AMED – AKP’nin, uzun süredir siyaset alanındaki kadınlara yönelik şiddet içeren cinsiyetçi bir tutumun sergilendiğini belirten Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde bulunan PAJK’lı tutuklu ve hükümlüler tarafından yapılan açıklamada, “Bu temelde ilk etapta hedef tahtasına oturttuğu Kürt kadınları olmaktadır” denildi.


 


Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde bulunan PAJK’lı tutuklu ve hükümlüler, AKP hükümetinin ‘Kürt kadınlarına’ yönelik geliştirdiği siyasete ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. AKP’nin, uzun süredir siyaset alanındaki kadınlara yönelik şiddet içeren cinsiyetçi bir tutum sergilediği belirtilen açıklamada, “Bu temelde ilk etapta hedef tahtasına oturttuğu Kürt kadınları olmaktadır. AKP Hükümeti Kürt kadınlarını hedef aldı” denildi. Son dönemlerde Kürt kadın milletvekillerine dönük uygulanan şiddete değinen PAJK’lı tutuklu ve hükümlüler, şunları ifade etti:


“’AKP’nin emniyet gücü’ bu tutumu talimat sayarak Kürt kadınlarına karşı her türlü şiddeti kullanmakta, mafyavari yöntemlerle milletvekili kadınların bacakları kırılmakta, yüzlerine gaz sıkılmakta, tutuklanmakta. AKP’nin cinsiyetçi politikalarını deşifre eden her duruş yargı kıskacıyla cendereye alınmakta, açılan soruşturmalarla yüzlerce kadın cezaevine atılmaktadır. Bu politikalar AKP’nin ‘başarıyla’ uyguladığı ama sonuç alamadığı politikalardır.”


‘Hükümetin açıklamalarında, kadın ‘acayip bir şeye’ dönüşüyor’


Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın, “BDP’ li kadınların ‘kadından sayılmaması’ gerektiğini” belirttiği söze dikkat çeken PAJK’ lı tutuklu ve hükümlüler açıklamalarında, “Bu zevatın nazarında verili toplumsal rolünü red edip, eril zihniyetin oluşturduğu handikapları aşmak için siyaset yapan kadınlar – özelde de Kürt kadınları – birden cinsiyetsizleşip ‘acayip bir şeye’ dönüşüyor. TBMM Başkanı Cemil Çiçek hızını alamayıp ‘örgütün selameti için’ kadına rol ve konum biçmeye bile kalkışıyor. Kadının her eylemde önde olmasının nedenini kendi yoz algı dünyasıyla yorumlamaya çalışıyor. Bu cinsiyetçi, ırkçı, faşist söylemlerle kamuoyunu yanına almaya ve linç politikalarına dahil etmek istemektedir” denildi.


Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:


“Nitekim Galatasaray Üniversitesi’nin Sebahat Tuncel’in katılımcı olduğu konferansa salon vermemesi, yine beş yıldır bekleyen dava dosyasının alelacele sonuçlandırılıp örgüt üyeliğinden ceza verilmesi, Gültan Kışanak ve Aysel Tuğluk’a dönük hükümetin başını çektiği yandaş medyanın linç girişimi kesinlikle bu söylem ve hükümetin kadın kırım konseptinin bir ürünüdür, sonucudur. Evet, Kürt kadınları eylemlerde yediden yetmişe hep en öndedir. Çünkü, otuz yıllık savaşın acısını en çok çeken bizleriz. Göç, yıkım, ölüm, yoksulluk yaşayan ve bu nedenle daha fazla söz hakkına sahip olan yine bizleriz. Özgür, eşit, demokratik bir yaşam, şiddetin, sömürünün, savaşın, eril aklın ve iktidarın olmadığı bir dünya yaratmak, politik ve ahlaki bir toplum inşa etmek için siyaset yapmalıyız. Çünkü, siyaset Bülent Arınç, Cemil Çiçek, Toktamış Ateş gibilerine bırakılamayacak kadar yaşamsaldır, kadınsaldır. Cemil Çiçek ve Bülent Arınç’ın bu açıklamalarını ve bu açıklamalara taraf olan kurumları kınıyoruz. Hükümet bu yolla Kürt kadınına karşı uyguladığı şiddet, taciz, tecavüz, tutuklama ve cezalandırma politikalarını kamuoyunun gözü önünden kaçırmaya, meşrulaştırmaya ve destek bulmaya çalışmaktadır. Eril siyasetin geldiği ve gelebileceği son noktadayız. Çözümden, demokrasiden, barıştan yana olan her bireyin hükümetin bu cinsiyetçi politikalarına karşı durup, sesini yükseltmesi gerekir. Bütün kadınlar bu cinsiyetçi politikalara karşı tutum almaya çağırıyoruz.


Bir kez daha belirtiyoruz ki, bu politikalar bizi yıldırmayacak ve sonuç almayacaktır. Asla hükümetin ve eril zihniyetin istediği kadınlar olmayacağız. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak’ın dediği gibi “BDP’li kadınlar AKP’nin kâbusu olmaya devam edecektir.”


(hp)