Nazarboncuğu üreten Nazarköy’de, kadınlar aktif

18:38

 


Pelin İKTÜEREN - JINHA


İZMİR – 1940’lı yıllardan bugüne kadar nazar boncuğu üretimi yapan ve ismini buradan alan İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde bulunan Nazarköy’ün ekonomisinde, kadınlar önemli rol oynuyor. Köy kadınlarının üretimlerinden söz eden Zeynep Teyze, “Kadınlarımız hünerlerini her alanda gösteriyor. Takı tasarım, el süsleri yapıyoruz. Boncukları erkekler yapıyor, biz kadınlar da işlemesini yapıp dükkânlarda satıyoruz” diyor.


 


Nazar Boncuğu insanlık tarihi boyunca, her kültürde ve dinsel inançta, göz figürü, kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul edilmiştir. Bu figüre Musevi, Hıristiyan ve İslam kültürlerinin yanı sıra, Budist ve Hindu toplumlarda da rastlanmaktadır. Bu ortak gelenek Anadolu'nun 3 bin yıl öncesine dayanan cam sanatında yeni bir kimlik kazanır. Anadolulu bir cam ustası, göz figürünün gücünü ateşin gücüyle birleştirerek yepyeni bir tılsım yaratır: Nazar Boncuğu… O zamandan bu yana insanlar, kötülüklerden korumak istedikleri her şeye nazar boncuğu iliştire gelmiştir. Yeni doğmuş bebeklerden, bindikleri ata, hatta evlerinin kapılarına bile.


Nazar boncuğu geleneği Anadolu'da hâlâ yaşamaktadır. Sayıları giderek azalan nazar boncuğu ustalarının hünerli elleriyle biçimlendirdiği ışıltılı göz boncukları, Anadolu'dan dünyanın dört bucağına yayılmaktadır. İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde de nazar boncuğu Nazarköy’de hayat bulmuştur. Köy, dere yatağında kurulmasından dolayı Kurudere Köyü ismini almış, ancak ismi el emeği göz nuru göz boncuğu imalatından dolayı 20 Mart 2007 günü Bakanlık onayı ile Nazarköy olarak değiştirilmiştir. Nazar Köyü’nde yaklaşık 1940 yılından bu yana Nazar Boncuğu Ocakları ile cam süs eşyalarının yapıldığı ve halen devam edildiği görülmektedir.


‘Nazarköy ekonomisini kadınlar yürütüyor’


1942 yılında Bekir Usta tarafından köye getirilen ilk fırın, Bekir Usta’dan sonra köy sakinlerinden Mehmet tarafından tekrar yapılmıştır. Nazarköy hakkında konuştuğumuz köy kadınları, geçimlerini bu işten sağladıklarını ve çoluk çocuk boncuk işi yaptıklarını ifade ediyor. Nazarköy sakinlerinden Aysel Duman, “Yapılan baraka dükkânlar sayesinde kadınla rahat etti. Daha önce tezgâhlarla uğraşıp yağmurda çamurda koştururken, şimdi bu sorunları yaşamıyoruz” dedi.


Köydeki erkekler tarafından dönüşümlü olarak çalıştırılan 6 Ocak bulunduğunu dile getiren köy sakini Vedat Duman, “Bizler ocak başında çalışıyoruz. Bu yönüyle, kadınların işi bize göre daha rahat. Köyümüzde, kadın erkek herkes çalışıyor. Bu durum, İzmir’de en çok gelir elde eden köy olmamızı sağlıyor” şeklinde konuştu.


Ayrıca Nazarköy’de, köy kadınlarının köyün çarşısına kurduğu gözleme tezgâhları da kadınların ekonomideki etkinliklerini gözler önüne sermektedir. El emeklerinde sınır tanımayan Nazarköylü kadınlardan Aktar Zeynep Özşahin de topladığı otlardan şifalı karışımlar yaparak “Köyün eczanesi” haline gelmiştir. Zeynep Teyze, “Takı tasarım, el süsleri yapıyoruz. Boncukları erkekler yapıyor, biz kadınlar da işlemesini yapıp dükkânlarda satıyoruz” dedi.


Foto: Pelin İKTÜEREN


(pi/gk/hp)