‘Hâkimler ve savcılar, gözlerimizin içine baka baka karar versinler!’
02:50
Hülya ADIYAMAN
SİİRT - Siirt'te, şiddet gördüğü eşine açtığı boşanma davası sürerken, uçurumun dibinde cesedi bulunan ve kazayla düşüp öldüğü iddia edilen 25 yaşındaki Esin Güneş'in davası, kadın katliamlarından yalnızca biri. Esin’in ailesine destek veren ve katil zanlısı Güven Güneş'in hâlâ tutuksuz olmasına tepki gösteren kadınlar, "Hâkimler ve savcılar, gözlerimizin içine baka baka karar versinler. Ve bu kadar kolayca o adamlara indirim uygulayamasınlar" dedi.
Sadece resmi kayıtlara göre Türkiye' de günde ortalama 5 kadının yaşama hakkı elinden alınıyor. Siirt'te, şiddet gördüğü eşine açtığı boşanma davası sürerken, uçurumun dibinde cesedi bulunan ve kazayla düşüp öldüğü iddia edilen öğretmen 25 yaşındaki Esin Güneş'in davası, söz konusu cinayetlerden yalnızca biri. İntihar tanımını kabul etmeyen Esin Güneş'in annesi Fahriye Işık, kızının damadı Güven Güneş tarafından öldürüldüğü iddia ederek, "Bu dava kapanmayacak, bu savcılar, bu hâkimler böyle bilsin. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar bu olayı götüreceğim" dedi. Olayın kamuoyu tarafından duyulmasının ardından, kadın konusunda çalışma yapan dernek ve inisiyatifler, yargı sürecine müdahil olabilmek için duruşma günleri adliye önünde bulundu.
Gittikçe artan kadın desteği
Siirt Belediyesi Berfin Kadın Danışma Merkezi, SELİS Kadın Derneği, EHP’li Kadınlar, Ceren Kadın Derneği ,Bağlar Kadın Kooperatifi, Büyükşehir Belediyesi DİKASUM , Bağlar Belediyesi KARDELEN, Sur Belediyesi KADEM, Yenişehir Belediyesi EPİDEM, DİSK Kadın Komisyonu, İMECE, Siirt Barış Anneleri İnisiyatifi, BDP Siirt İl Örgütü, Halkların Demokratik Kongresi, KESK, İHD, TUHAD-DER, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, Esin Güneş davasının takipçisi. Esin Güneş’in avukatı, aynı zamanda Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun Hukuk Sorumlusu Gökçesu Özgül, Esin’in evinde araştırma yapılmadığını ve dosyanın kapatıldığını belirtti. Dosyanın bir buçuk yıl sonra tekrar açıldığına dikkat çeken Gökçesu, "Davaya katılımım kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile birlikte oldu. Ancak platformun müdahil olma talebinin reddedilmesi ardından, bireysel katılımda bulundum" dedi.
‘Kadın cinayetlerinde beraat kararı verilmesin!’
Esin’in 24 ağustos 2010 tarihinde Siirt’te Tillo denen bölgedeki kayalıklardan atlayarak intihar ettiği yönündeki iddialara değinen Gökçesu, savcılığın detaylı ve verimli bir araştırma yapmamasından dolayı dosyanın kapatıldığını ifade etti. Olayın yargıya intikal ettiği anda Esin’in evinde araştırma yapılmadığına dikkat çeken Gökçesu, "Dosya kapatıldıktan sonra 1 buçuk yıl sonra tekrar açıldı. Kasım 2011 tarihinde ilk celse görüldü. Şu an 4. celsedeyiz. Keşif yapılmamıştı, DNA analizleri Güven Güneş’in çalıştığı devlet hastanesinde yapılmıştı. Biz şimdi tekrar keşif talebinde bulunduk ve talebimiz kabul edildi. DNA analizleri tekrar istendi. Onların dosyaya girmesini bekliyoruz” dedi. katil zanlısı Güven Güneş' in hala tutuksuz yargılandığına işaret eden Gökçesu, “Tutukluluk kararı verilmesini ümit ettik. Her celsede bu talebimizi tekrar ediyoruz. Bu aşamadan sonra tutuklama kararının verilmesini bekleyeceğiz. Beraat etmemelerini ümit ediyoruz” şeklinde konuştu.
‘Bütün devlet kurumları erkekten yana’
Bu olaya kadın cinayeti demediklerini belirten ‘Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’ Temsilcisi Berna Görgülü, kadının öldürülme gerekçesinin 'kadınlık rolleri' ile ilgili olduğunu belirtti. Toplumsal cinsiyet rollerindeki eşitsizliğe dikkat çeken Berna, "Toplumda erkeklik rolleri ve kadınlık rolleri diye bir şey var. Biz kadınlar bu rolleri yerine getirmek istemediğimizde, bu rollerin dışına çıkma eğilimimizde, bize geri dönen şey, öldürülmemiz oluyor. Bunların bedelini canımızla ödüyoruz. Adını da kadın cinayetleri olarak tanımlıyoruz” dedi. Tüm kadınların öldürülme tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Berna, bütün adalet kurumlarının, bütün devlet kurumlarının erkekten yana, zenginden yana işlediğini düşündüklerini ifade etti. Kamuoyu yaratmanın dava sonucunu etkileyeceğine inandıklarını dile getiren Berna, "Hâkimler ve savcılar, gözlerimizin içine baka baka karar versinler. Ve bu kadar kolayca o adamlara indirim uygulayamasınlar" dedi.
'Öldürülen kadınlar ülkesi'
Kadın cinayetlerinin sona erdirilmesinin kadın ve erkek arsındaki eşitliğin sağlanmasıyla mümkün olacağını ifade eden Berna, şunları kaydetti:
“Türkiye, öldürülen kadınların ülkesidir. Her gün artan cinayetlerle yaşam hakkımız elimizden alınıyor. Kadın katillerine verilen cezalarda, haksız tahrik, iyi hal, gelecek, etkin pişmanlık gibi pek çok gerekçe gösterilerek sürekli ceza indirimi uygulanıyor. Biz, kadınlar ve erkekler arasındaki eşitliği sağlayamadığımız sürece - siyasal, sosyal, ekonomik, bütün eşitliklerden bahsediyorum- kadın cinayetleri sıfıra inmeyecek. Ama bu eşitliği sağlayana kadar, elbette ki yapılması gereken ve yapılması çok elzem olan şeyler var. Bu da devletin kurumlarının harekete geçmesidir. Bu toprak parçasının üzerinde yaşayanların haklarını korumak, devletin görevidir. Yasalarını buna göre düzenlemek zorundadır. Mesela TCK' yı buna göre düzenlemelidir. Kadın katillerinin hiç birine, bu ülkede ağır ceza verilmiyor.”
'Delillerin çoğu toplanmadı'
Davanın müdahil avukatlarından Abdulhakim Gider, Esin Güneş' in ailesinin kendisine müracaatı ardından, girişimde bulunduklarını ifade etti. Esin’in evinde arama yapılması gerektiğini savcılığa ilettiklerine değinen Abdulhakim Gider, "Esin'in günlük tuttuğunu, bu günlüklerin ele geçirilmesi gerektiğini belirttik. Aydınlar İlçesi'nde ve o yol güzergahında bulunan petrol istasyonlarındaki güvenlik kameralarının kayıtlarının alınmasını istedik. Telefonlarının alınıp incelenmesini talep ettik. Tabi bunların çoğu yapılmadı. Sadece belirli bir kısım delil toplandı” şeklinde konuştu.
Kadın kurumlarının müdahillik talepleri reddedildi
Toplumsal cinsiyet eşitliğinin yaşamsallaştırılmasının önemine dikkat çeken Siirt Belediyesi Berfin Kadın Danışma Merkezi'nde görev yapan Sosyolog Katibe Demir,"Kadın cinayetlerinin önüne geçmek, toplumsal değişim gerçekleşmeden mümkün değildir. Bu nedenle, erkek eliyle yapılan bu hukuk sisteminin yıkılması çok önemli." dedi. Esin Güneş davasında da suçluların cezalandırılması gerektiğine işaret eden Katibe, davanın adaletli bir şekilde sonuçlanmasının, kadın cinayeti davaları için emsal teşkil edeceğini ifade etti. Kadın danışma merkezi olarak her türlü 'kadın kırımının' karşısında olduklarını söyleyen Katibe, "Davayı yakından takip ediyoruz. Aksi taktirde olayın üstü kapatılabilir. Gerçekler açığa çıkmayabilir. Ancak davaya müdahil olma başvurumuz kabul edilmedi. Biz her şeye rağmen, Esin Güneş için her zaman olduğu gibi yine mahkeme önlerinde sesimizi yükseltmeye davam edeceğiz” dedi.
Fotoğraf - Kamera: Hülya ADIYAMAN
JINHA
(ha/ho/hp)

