Mevsimlik işçiler: Emeğimizin karşılığını alamıyoruz
10:18
Gülşen KOÇUK - JINHA
ŞIRNAK – Şırnak’ın Cizre ilçesinden Malatya’ya kayısı işçiliği yapmak amacıyla gidenlerden Gurbet Merter, “Ağır kasalar taşıyoruz. İlaçlardan dolayı zehirlenmeler oluyor. Sağlığımızdan oluyoruz. Bütün zorlukların karşılığı 30 lira bile değil. Emeğimizin karşılığını istiyoruz” diyor.
Malatya’da her yılın yaz aylarında kayısıların işlenmesi için Türkiye’nin birçok yerinden, mevsimlik işçiler Malatya’ya akın ediyor. Öğrenciler okul harçlıklarını çıkartmak için çalışırken, anne babalar da ev geçimini sağlamak için mevsimlik işçi olarak geliyor. Fakat bu iki üç aylık çalışma süreci kolay geçmiyor. Çalışma şartlarının zorluğu, işçilerin sağlıklarını olumsuz bir şekilde etkiliyor. Zor koşullara dayanamayan işçiler işi bırakarak geri dönmek zorunda kalıyor. Bu işçilerden bazıları da Şırnak’ın Cizre ilçesinden Malatya’ya giden mevsimlik işçiler.
‘Anlaştığımız şartların hiçbiri yerine getirilmedi’
Malatya’ya mevsimlik işçi olarak gittiklerini fakat çalışma koşularının ağır olmasından dolayı geri döndüklerini söyleyen Gurbet Merter, her gün 25 kiloluk kasaları defalarca taşıdıklarını ifade ediyor. Kayısının işlenme aşamalarının çok zor olduğunu dile getiren Gurbet, şöyle devam ediyor: “Erkekler ağaçları silkeliyor, biz kadınlar da silkelenen kayısıları toplayıp kasalara dolduruyorduk. 25 kiloluk kasaları traktörlere taşıyorduk. Sonrasında kasaları indirip ilaçlanması için ambarlara taşıyorduk. İlaçlamadan sonra kayısıları birkaç gün sürekli dışarı çıkarıp sergi yapıyorduk. Bir hafta sonra da kayısıların çekirdeklerini çıkartarak patik yapmaya başlıyorduk.”
‘İlaçlama nedeniyle zehirlenmeler oluyor’
Kayısıların bozulmaması için yapılan ilaçlamadan dolayı birçok işçinin zehirlenerek hastaneye kaldırıldığını kaydeden Gurbet, “Bazı arkadaşlarımız, kokudan rahatsız oldular, ateşleri yükseldi, kustular, hastaneye götürdük. İki arkadaşımızın durumu çok ağırlaştı” diyor. Kayısıların çekirdek çıkarma işlemlerinden dolayı ellerinin hareket ettiremeyecek duruma geldiğine vurgu yapan Gurbet, yaşadıkları zorluk ve verdikleri çabanın karşılığını alamadıklarına dikkat çekiyor. Gurbet ayrıca, aşçı, dayıbaşı ücretlerinin kendilerine ait olduğuna da değiniyor. Çalışma koşullarının anlaştıkları gibi olmadığını belirten Gurbet, aldıkları 30 TL ücretin, 12 saatlik bir çalışma karşılığında verileceğinin söylenmesine rağmen her gün 12 saatin üzerinde çalıştıklarına dikkat çekiyor. Yemek malzemelerinin ve diğer ödemelerin 30 TL’lik yevmiyeden karşılandığını söyleyen Gurbet şöyle konuşuyor:
“İş saatlerimiz hiç düzenli değildi. 5 buçukta uyanıp akşam 7, 8’e kadar, bazen 9’a kadar çalışmaya devam ediyorduk. Oysaki anlaştığımız çalışma süresi 12 saatti ve sabah 7’de başlayacaktık. Bütün ihtiyaçlarımızın orada karşılanacağını söylemişlerdi. Fakat Malatya’daki eşyalarımız evimizdekilerden çoktu…”
‘İşçiler, yazın sıcağında kapısız, penceresiz evlerde kalıyor’
Cizre’den Malatya’ya başlayan yolculuk serüveninin dahi çile gibi olduğunu ifade eden Malatya Üniversitesi’nde Basın-Yayın Teknolojileri bölümünde okuyan Abdülvahap Erdoğan, sürekli işçileri ziyaret edip onlara yardımcı olmaya çalıştığını belirtiyor. Ziyaretlerinde, işçilerin sorunlarını dinlediğini ve çalışma koşullarının zorluğuna tanıklık ettiğini söyleyen Abdülvahap, işçilerin sorunlarını anlatıyor. Mevsimlik işçilerin en büyük sorunlarından birinin sivrisinekler olduğunu dile getiren Abdülvahap, sivrisineklerin durdukları yerlerde çok büyük yaralar meydana geldiğini ifade ediyor. Kayısı çekirdeklerini çıkaran çocukların sabahtan akşama kadar sırtları eğri bir şekilde çalışmasının da çocuklarda kalıcı sağlık sorunları meydana getirdiğine işaret eden Abdülvahap, ilaçlardan zehirlenen işçilere de vurgu yapıyor. “İş sahipleri isterlerse yemek, hastane gibi konularda işçilere daha çok imkân sunabilirler” diyen Abdülvahap, ayrıca işçilerin, nefes dahi alamadıkları barakalarda kaldıklarını dile getirdi. Abdülvahap, barınma sorunlarına ilişkin şunları söylüyor:
“Yazın sıcağında kapısız, penceresiz, klimasız evlerde ya da çadırlarda kalıyorlar. İşçilerin sağlığı için en azından bir klima taktırılabilir. Bu şekilde hem işçi hem de işveren memnun olur. Bizim insanımız, işinin ehli insanlar oldukları için bu işi de zevke dönüştürerek verimli oluyorlar. Ücret konusunda artırım olursa daha verimli olacaklarını düşünüyorum. Bu şekilde işveren de işçi de memnun kalır.”
İşçilerin çalışma süresi boyunca hiç dinlenmeden her gün çalıştığına dikkat çeken Abdülvahap, işçilere haftanın bir günü çarşı izni verilmesi gerektiğini vurguladı. Mevsimlik işçilere seslenen Abdülvahap, işe başlamadan önce şartların net olarak konuşularak işi kabul etmelerini söylüyor.
Kamera – Foto: Gülşen KOÇUK
(gk/hp)

