5 yaşındaki çocuğa okul mu olur?
18:09
Zehra DOĞAN - JINHA
AMED - Diyarbakır Eğitim-Sen Şubesi Hukuk Sekreteri Fatmagül Çiçek Arı, 5 yaşındaki çocuğun, 40 dakika kesintisiz masaya oturtmanın imkansız olduğunu söyleyerek, bunun ileride erken yaşta yaşlanma demek olduğunu belirtti. 5 ve 7 yaş arasındaki çocukların, aynı sınıfta eğitim görmelerinin ciddi problem ortaya çıkacağına dikkat çeken Şube Sekreteri Hikmet Korkmaz: “Küçük çocuk kendini ifade edemeyince özgüven eksikliği yaşayacak. Büyük çocukta da, kendini üstün görme psikolojisi ortaya çıkacak.”
Eğitim sisteminin 4+4+4 olmasıyla birlikte 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren okula başlama yaşı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanan 12 yıllık zorunlu eğitim genelgesiyle netliğe kavuştu. Veliler, çocuklarını erken yaşta okula göndermek istemiyor. Onlar, çocukların henüz fiziksel olarak okul için yeterli derecede gelişmediği için bu karara tepkili. 66 ayı dolduran çocuklarını okula kayıt ettirmeyen velileri, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, ”12 Yıllık Zorunlu Eğitime Yönelik Uygulamalar Genelgesi”yle, ilköğretime başlama yaşının 66 ay olduğunu belirterek, ”66. ayını dolduran çocuğumuzu biz okula zorunlu olarak kayıt edeceğiz. Kayıt yaptırmayan veliye de bunun hesabını soracağız” diyor. Eğitim-Sen, bu kararın çocuklar üzerinde psikolojik ve fizyolojik açıdan kötü etki bırakacağını her fırsatta yineliyor.
‘Özgüven sorunu yaşanacak!’
Eğitim Sen Diyarbakır Şube Sekreteri Hikmet Korkmaz, çocuğun eğitim ve öğretime başlaması için, öncelikle psikolojik ve fizyolojik açıdan hazır olması gerektiğini söyledi. Erken yaşta okula başlamanın pedagojik açıdan doğru olmadığını belirten Hikmet, “Bu durumun ne kadar ciddi olduğunu velilere anlatmaya çalışıyoruz. Aksi halde, bunun zararını ileride çocuklarımız görecek” dedi. Yeni sistem ile birlikte 66 ay ve 82 ay arasındaki çocukların, aynı sınıfta eğitim görmeleri sonucunda ciddi problemler ortaya çıkacağının altını çizen Hikmet, “Küçük çocuk kendini ifade edemeyince ve bazı şeyleri başaramayınca özgüven eksikliği yaşayacak. Bunun yanı sıra büyük çocukta da, kendini üstün görme psikolojisi ortaya çıkacak” dedi.
Bir çocuğun altı yaşına kadar, annesinden damıtarak getirdiği ana dili ile eğitim görüyor olması gerektiğini dile getiren Hikmet, “Cumhuriyetten bu yana süre gelen tekçi anlayış ve toplumu homojenize etme, toplumdaki farklılıkları görmezden gelme anlayışı, maalesef ana dilli olumsuz etkiliyor. Buna bir şekilde müdahale edilmesi ve düzeltilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘Kervan yolda düzülür gibi yola çıktık’
Beş yaşındaki çocuğun uzun süre tuvalette oturması bile sıkıntı iken, 40 dakika kesintisiz masaya oturtmanın imkansız olduğunu belirten Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi Hukuk Sekreteri Fatmagül Çiçek Arı, “Çocukların, kemik gelişimi için sürekli oyun oynamaları gerekiyor. Çocukların erken yaşta okula gidip masada uzun süre oturması demek, erken yaşta yaşlanma ve iskelette değişikliklerin daha erken ortaya çıkması demektir” dedi. Beş yaşındaki çocuğa eğitim vermesi için öğretmenlerin çok kısıtlı bir şekilde ön eğitim aldıklarını ve bunun yeterli olmadığını belirten Fatmagül, “Biz öyle kervan yolda düzülür gibi yola çıktık. Fakat bu kervanın bileşeni çocuklar. Bu sürecin içinde yitik bir kitle yetiştirmiş olacağız. Öğretmenler domates yetiştirmiyor ki, kötü olduğunda çöpe atabilesiniz. Biz ileride anne ve baba olacak bireyler yetiştiriyoruz. Bu yüzden özgüven sorunlarının olmaması ve toplumda kendilerini bir şekilde ifade edebilen bireyler yetiştirmemiz gerekiyor. Aksi halde ciddi problemlerle karşı karşıya kalmış olacağız”
Foto – Kamera: Zehra DOĞAN
(zd/hp)

