Heskîf’ de dört bin metrekare, sanatın denetiminde!
10:36
JINHA
ÊLÎH – Sanatın, doğanın yok edilişine, katliama uğratılmasına, görmezden gelinmesine karşı bir tavrı ve üretimi olması gerektiğini söyleyen 1. Uluslararası Tarihi Hasankeyf Taş Heykel Sempozyumu Organizatörü ressam - heykeltıraş Sait Zaim Keleş, “Derelerimiz ve sularımız, politik nedenlerden ve beceriksiz hükümetlerden dolayı büyük sermayelere satılıyor. Binlerce yıllık tarihi ve kültürel miraslarımız üzerine asimilasyon maksatlı barajlar kuruluyor. Yaşadığımız coğrafyalarda barışı, doğanın ve diğer tüm canlıların yaşam hakkını gözeterek var edemiyorsak, sanatın ve sanatçının söyleyeceği bir şeyler olmalı” diyor.
Sınır Tanımaz Heykeltıraşlar Platformu tarafından ilk defa 1-30 Eylül 2012 tarihleri arasında uluslararası medya ve sanatçıların katılımıyla düzenlenen 1. Uluslararası Tarihi Hasankeyf Taş Heykel Sempozyumunun açılışı yapıldı. Sempozyumun amacı, kültürel değerler ve tabiatın karşı karşıya kaldığı şiddete dikkat çekmek. Sempozyuma yurt içi ve yurt dışından birçok sanatçı katıldı. Sempozyuma katılan sanatçılar, Federal Kürdistan’dan Adalaet Reza Garmiany, Ermenistan’dan Hayk Tokmajyan, Gürcistan’dan Jikia Valerian, Suriye’den Kinana Lakoud, Almanya’dan Mehtap Baydu, Ukrayna’dan Michael Levchenko, Arjantin’den Maria Trinidad Caminos ve Türkiye’den Nail Yardım, Sait Zaim Keleş, Şiyar Bar Epözdemir, Zekeriya Erdinç.
Sempozyumlar devam edecek
Uludere Katliamına bir tavır olarak, 5 Ekim - 5 Kasım arası Roboski Sempozyumu, 1 – 30 Mart Hewler Enfal Taş Heykel Sempozyumu, 2 Haziran – 2 Temmuz Sivas Katliamı Sempozyumu, 26 Haziran – 26 Temmuz Munzur barajlarına karşı sempozyumlarını düzenleyecek. Sanat ve sanatçının, tüm cesaretiyle fütursuz yıkımların karşısına dikilmesi gerektiğini savunan Sınır Tanımaz Ressamlar ve Heykeltıraşlar Platformu, tüm sanatseverleri bu sempozyumlara davet ediyor.
Sait: Yaşam hakkımıza tecavüz ediliyor
Sanatın, ‘yok etmeye, görmezden gelmeye, katliama karşı’ bir tavrı ve üretimi olması gerektiğini söyleyen 1. Uluslararası Tarihi Hasankeyf Taş Heykel Sempozyumu Organizatörü ressam- heykeltıraş Sait Zaim Keleş, “Derelerimiz ve sularımız politik nedenlerden ve beceriksiz hükümetlerden dolayı büyük sermayelere satılıyor. Binlerce yıllık tarihi ve kültürel miraslarınız üzerine asimilasyon maksatlı barajlar kuruluyor. Altın ve diğer madenlerin çıkarılması için yasalarla yaşam coğrafyamız, bilmediğimiz ülkelerin sermayedarları tarafından yağmalanıp oyuluyorsa ve bizler siyanürle yaşamaya mahkum ediliyoruz. Ulusal devlet zihniyetiyle diğer kültürler ve toplumlar aşağılanıp değer ve yaşam hakkımıza tecavüz ediliyor. Yaşadığımız coğrafyalarda barışı doğanın ve diğer tüm canlıların yaşam hakkını gözeterek var edemiyorsak, sanatın ve sanatçının söyleyeceği bir şeyler olmalı” diyor.
‘Kültür yıkımına, karşı durmalıyız!’
1.Uluslararası Tarihi Taş Heykel Sempozyumunu, 12 heykeltıraş ve 6 asistan ile birlikte tarihi mağaralar önünde gerçekleştireceğini belirten Sait, “Ilısu Baraj Projesi kırk yıllık bir devlet politikasıdır. Devletin politikası kendinden olmayanı yok etmektir. Eyyubi yerleşim yeri olan bu yer, Kürt ve Süryani şehridir. Yapılan araştırmalarda, Türklüğe dair bir buluntuya rastlanmadığı için devlet, on bin yıllık bu kenti yok ediyor. Aynı şey, Antep Zeugma ve Antik Alyona şehri üzerinde de yapıldı. Belki barajlara engel olamayabiliriz. Fakat önemli olan, burada insan olarak duruş sergilemektir” diyor.
Foto: Zehra Doğan
(zd/ha/hp)

