PDPKS: Kürt Halkının Özgürlüğünün önüne kimse geçemez (Dosya 10)
09:04
Haber: Hazal PEKER - JINHA
Kürt halkının Suriye’de kimliksiz yaşadığını ve yasalara göre ‘beyani’ (yabancı) sayıldığını söyleyen PDPKS’ li Selman Huso, “Kürtlerin, bu topraklarda bir tarihi var. Biz buraya sürgün edilerek gelip yerleşmedik. Zaten bizim olan topraklar, diğer güçler tarafından parçalara ayrıldı. Bunun için mücadele etmemiz çok olağan. Artık Kürt halkının özgürlüğünün önüne, kimse geçemez. Kendi aramızda sağladığımız birliktelik ruhu, bizi özgürlüğe götürecek” dedi.
ROJAVADA KÜRT DEVRİMİ!
ROJAVA – Rojava’ da, devrim sürecinde Baas Partisi binaları Kürtler tarafından boşaltıldı. Kobanê, Amude ve Derîk’ te Baas Parti binaları boşaltıldıktan sonra 19 Temmuz günü sonrası ateşe verilirken, diğer Kürt yerleşim yerlerinde ki parti binaları boşaltılarak Kürt halkına hizmet verecek kurumlara dönüştürüldü. Kobanê’ de Baas Partisine ait en büyük bina, halk tarafından ele geçirildikten sonra Kobanêli kadınların çalışmalarını örgütlediği bir merkez haline getirildi. Parti binası içindeki Araplar ise, canlarına zarar gelmeden, güvenli bir şekilde Arap bölgesine gönderildi. Bir kısmı ise Caş-el Hür’ ün (Özgür Suriye Ordusu) eline geçebileceğini düşünerek, can güvenliklerinin olmadığı gerekçesi ile Kürt yerleşim yerlerinde yaşamaya devam etti. Halk Savunma Birlikleri (YPG), Kürt bölgelerinde kalmayı tercih eden Arapların güvenliklerini sağlıyor.
Bölgede konuştuğumuz halk, bu durumun Kürt siyasi partiler arasında Hewler Antlaşması ile zirveye ulaşan birlikte hareket etme ruhunun olduğunu belirtti. Rojavada ki tüm bölgelerde genel bir kıyaslama yapacak olursak halkın yüzde 90’ı Partiya Yekîtiya Demokrat’ı (PYD), geri kalanı ise diğer Kürt partilerini destekliyor. Fakat diğer siyasi partilerde, PYD’ de kendi aralarında oluşturduğu Yüksek Kürt Konseyinin aldığı kararlara bağlı olarak hareket ediyor. Arada bir farklı sesler çıksa da, halk ‘Yekîti’ dediği birlikteliği korumakta kararlı. Cuma akşamları yapılan Özgürlük Yürüyüşlerinde, çok sayıda siyasi parti amblemi görmek mümkün. Bu siyasi partiler içerisinde yer alan Partiya Demokrat a Pêşverû Kurd li Suriyê (PDPKS - Suriye Kürtleri İlerici Demokrat Partisi) ile görüştük. Bizi Qamişlo’ da ki parti bürolarında ağırlayan PDPKS’li siyasetçi Selman Huso, partinin kadın üyeleri Şehnaz Abbas ve Nezire Melek ise devrim sürecine ilişkin görüştük:
‘Kimliği yok sayılan her halk, başkaldırıya hazırdır’
PDPKS’li siyasetçi Selman Huso, Suriye’ de ki iç çatışmalarda Kürt bölgesinin öne çıktığını belirterek, bunun nedeninin Kürt sorunun sadece Suriye’ yi değil, tüm Ortadoğu’yu ilgilendirmesi olduğunu söyledi. Kürtlerin özgürlük mücadelesinin, büyük bir sorun olduğuna işaret eden Selman Huso, halkın adım adım özgürlüğe yürüdüğünü ifade etti. Baas rejimi tarafından uygulanan baskılar sonucunda Kürt halkının tahammülünün kalmadığına dikkat çeken Selman Huso, “Suriye rejimi Rojavada bulunan Kürtleri çok sömürdü. Topraklarımızı ellerimizden aldılar. Kimliğimizi yok saydılar. Yok etme politikaları uyguladılar. Bu yüzden Rojava Kürtleri başkaldırmaya hazırdı. Böyle bir iç sorun da Kürtlere zemin hazırladı” dedi.
Kürtler, Suriye yasalarında ‘beyani’ (yabancı)
Suriye’de Arap, Türkmen, Ermeni, Süryani ve Kürtler gibi bir çok halkın yaşadığını dile getiren Selman Huso, Suriye’ ye acı çekmiş bir çok halkın sığındığı söyledi. Bu halkların Suriye’ de kendileri ‘misafir’ olarak tanımladığını belirten Selman Huso, Kürtlerin bunu yapmasının imkansız olduğunu kaydetti. Kürt halkının Suriye’de kimliksiz yaşadığını ve yasalara göre ‘beyani’ (yabancı) sayıldığını söyleyen Selman, “Kürtlerin, bu topraklarda bir tarihi var. Biz buraya sürgün edilerek gelip yerleşmedik. Zaten bizim olan topraklar, diğer güçler tarafından parçalara ayrıldı. Bunun için mücadele etmemiz çok olağan” dedi.
‘Sağladığımız birliktelik ruhu, bizi özgürlüğe götürecek’
Halka karşı birçok katliam uygulayan Baas Rejiminin, öncesinden Kürtleri çok ciddiye almadığını hatırlatan PDPKS’li siyasetçi Selman Huso, Kürt siyasi partilerinin birlikte hareket etme kararını açıklamasının ardından, kendilerine yaklaşımın değiştiğini söyledi. Artık Suriye’ de ki hiçbir gücün, Kürtlerin desteğini almadan bir şey yapamayacağını dile getiren Selman Huso, şunları kaydeti:
“Burada ölümlere tanıklık etmeden, barışçıl yollarla özgürlüğümüzü kazanmayı başardık. Bu dünya tarihi açısından da, bizim için de, büyük anlam ifade ediyor. Bu sürecin, gelecekte de kan dökülmeden devam etmesini umuyoruz. Ama öyle olmasa da, biz hiçbir şekilde geri adım atmayacağız. Biz, devrim sürecindeyiz. Ne olacağı bilinmez. Suriye rejiminin bizim için ne düşündüğünü de bilemeyiz. Ama ne olursa olsun, geri çekilmeyeceğiz. Halk birlik içerisinde. Her Cuma günü yaptığımız Özgürlük Yürüyüşlerimizde de bunu gösteriyoruz. Kürtlerin içinde ‘yekîti’ (birlik), devrim ile başladı. Kürtler kendi içindeki diğer Kürt partilerle birleşti. Birlikte birçok toplantı yaptık. Bunu her platformda aynı sözü söylemek için yaptık. Ortak kararlar almak için yaptık. Siyasiler bir yerde toplandı. Yüksek Kürt Konseyi, Federal Kürdistan Bölgesel Yönetim Başkanı Mesut Barzani’ nin de büyük katkılarıyla kuruldu. Kürtler, özgürlüklerini tam olarak ellerine aldı diyemem ama, sağladığımız bu birliktelik ruhu, bizi özgürlüğe götürecek. Kobanê’den Derik’e kadar her yerde devlet binaları boşaltılıp halk yerleşiyor. Bu, başarımızı gösteriyor. Kürt toplumu Rojavada ki birlikten çok memnun. Farklı görüşlerde olan binlerce Kürt, yürüyüşlerde birliğini gösterip ‘Buradayız, Biz varız ve Birlikteyiz’ dedi. Fakat birçok arabozucu bu işten hiç memnun değil. Arayı bozmak için ellerinden geleni yapıyor. Buna ne biz siyasiler izin vereceğiz, ne de halk buna müsaade eder.”
‘Kürt Baharı, Kürt kadınının devrimidir!’
Partiya Demokrat a Pêşverû Kurd li Suriyê (PDPKS - Suriye Kürtleri İlerici Demokrat Partisi) üyesi Şehnaz Abbas:
“Kürt baharı, en çok da Kürt kadınları için bir devrim niteliğinde oldu. Kürt devrimi sayesinde hem Kürt halkı olarak haklarımızı elde etme de, hem de Kürt kadının gelişimi ile çok büyük değişimler yaşandı. Umut ediyoruz ki böyle devam eder. Biz Kürt kadınları olarak başımız dik ve onurluyuz. Çünkü halkımızın mücadelesinde en önde yer alıyoruz. Mesela din diyor ki, ‘Kadın dışarı çıkmasın, okula gitmesin!’ Ama biz artık bunları aştık. Kadınlar olarak her alanda varız. Var olmaya da devam edeceğiz. Kürt halkının birlikteliği konusunda ise belirtmeliyim ki bu bir arata geliş, çok geç kalmış bir birlikteliktir. Yıllarca öncesinden böyle olmalıydı. Bu durum dış güçlere karşı da oldukça önemliydi. Ortak karar vererek, ortak bir siyaset yürütmemiz gerekliydi. Şu anda biz Kürt partileri olarak, her şekilde ortak hareket ediyoruz. Bu durum, biz Kürtler için, çok önemli bir değişim.”
‘Topraklarımızda çok şey değişti’
PDPKS üyesi Nezire Melek:
“Kürt baharındayız. Ve topraklarımızda çok şey değişti. Çocuklardan tutun da, toplumun her kesiminde ki insanlarda büyük değişimler yaşandı. Biz Kürtler, kendi kendimizi yönetmek istiyoruz. Bir halk için bu istekten daha doğal ne olabilir ki? Kürtçe eğitim almak, kültürümüzü, sanatımızı geliştirmek, asayişi ilgilendiren bir sorunumuz olduğunda, kendi insanımızın çözüm üretmesini istiyoruz. Evet, bunu başardık. Hızla geliştiriyoruz. Kürt halkı olarak tüm siyasi partilerin ortak hareket etmesi, hem biz siyasetle ilgilenenler, hem de halkta büyük bir etki, moral yarattı. Diğer Kürt bölgelerinde ki Kürtler için de çok önemli bir gelişmeydi. Artık ideolojik ve siyasi görüşü ne olursa olsun, biz Kürtler, söz konusu ‘özgürlüğümüz – kendi kendimizi yönetmemiz’ olduğunda, birbirimize sıkı bir şekilde kenetleneceğiz. Önümüzde hiçbir güç duramayacak.”
Fotoğraf: Hazal PEKER
(hp)
Devam Edecek…
Yarın: Siyasi – Askeri ve Halk Meclislerinde öncülük, Kürt kadınlarının (Dosya 11)

