‘Kürtler şunu gördü ki ‘Yekîti’ (Birliktelik) çok güzel bir şey’(Dosya 4)
15:54
‘Kürtler şunu gördü ki ‘Yekîti’ (Birliktelik) çok güzel bir şey’(Dosya 4)
Rojava Bölgesi Yüksek Kürt Konseyi Üyesi: Artık bunu herkes biliyor ki, Kürtler herhangi bir parti ayrımı olamadan, hep beraber özgürlüğe doğru gidiyor. Ne kadar bu birliktelik, dış güçler tarafından bozulmak istense de, kimsenin buna gücü yetmeyecek. Başka güçlere bağlı çalışan Kürt partileri de ne zaman bu birliktelikten koparsa, eriyerek yok olacaklar. Eserleri bile kalmayacak. Kürtler şunu gördü ki ‘Yekîti’ (Birliktelik) çok güzel bir şey. Kürtler anladılar ki güçleri, birliktelikten doğuyor. Bu nedenle kim ki Kürt birliğini geri çekmeye ve bozmaya çalışırsa, halk onlara gerekli cevabı verecektir. Tüm dünya şunu bilmeli ki Batı Kürdistan siyasi, askeri ve ekonomik açıdan örgütlüdür.
Haber: Hazal PEKER
ROJAVA’DA KÜRT DEVRİMİ
ROJAVA - 19. yüz yılda Ortadoğu’ da bölünmüş, parçalanmış ve her biri başka bir sömürgeci yönetime terk edilmiş Kürt coğrafyası, kendi varlık mücadelesini verirken, Kürt partileri arasında anlaşmazlıklar ve çatışmalar baş göstermişti. Binlerce Kürt savaşçı kimi zaman partiler arası çatışma, kimi zamanda ‘Birakujî’ adı verilen bu savaşlarda hayatını kaybetmişti. Bugün artık Kürt halkı arasında ki iç çatışma sona erse de, yaşanan ölümlerin Kürtlere kazandırdığı en önemli ders, “Kürtler, birlikte ve ortak çıkarlarda birleşmediği sürece, özgürlüğü yakalayamayacağı” oldu. İşte bu durumun Rojava Bölgesinde vücut bulduğunu rahatlıkla görebiliriz. Çünkü bölgede ki tüm Kürt partileri, eski dargınlık ve düşmanlıkları bir kenara bırakarak, ulusal çıkarlarda ortak hareket etmeyi başarmıştır. Bunun kanıtı ise 24 Temmuz2012’de Qamişlo’ da kuruluşunu ilan eden Yüksek Kürt Konseyidir.
Kürtlerin Rojava Bölgesinde neden birlikte hareket etme kararı aldığını, Yüksek Kürt Konseyi’ nin olası bir saldırıya karşı ‘güvenlik’ konusunda nasıl bir anlaşma sağladığını, Rojava Bölgesinde Kürtlerin kazandığı statünün, diğer bölgelerde ki Kürtleri nasıl etkileyeceğini Yüksek Kürt Konseyi üyesi İlham Ahmet ile görüştük.
‘3 büyük Kürt partisi müttefiktir ve olaylara yaklaşımları ortaktır’
Suriye’ de ki Kürt Bölgesinde bulunan tüm Kürt partileri, birlikte hareket etme kararı aldı. Neden böyle bir birliğe ihtiyaç duyuldu?
Devrimin başında tüm Kürt siyasi parti temsilcileri bir araya geldi. Burada 15-16 Kürt partisi bulunuyor. Birlikte hareket etmemiz gerekiyordu. Dış güçler her bir Kürt partisini etkisi altına almaya çalıştı. Oysa ki Kürt iradesinin ortaya çıkması gerekiyordu. Şu anda burada halk tabanı en yüksek olan siyasi parti PYD’ dir. Şu bir gerçek ki, dünyanın gözü önünde tüm Kürt partilerinin, Kürt halkı için ortak bir dil oluşturulması gerekiyordu. İdeolojik olarak birliktelik sağlanamaz ama, siyasi hedefimizde sözümüz bir olmalıydı. Bu amaçla Qamişlo’ da bir toplantı yaptık. Bu toplantıda birlikte hareket etme kararı aldık. Fakat bazı partiler var ki dış güçlere dayanıyorlar. Biliyoruz ki dış güçler, Kürtlere müdahale etmek istediğinde ilk yapacakları şey, siyasetimizde ki birlikteliği parçalamak olacak. Bu yüzden halkımız üzerinde çirkin bir siyaset yürütülüyor. Şimdi de parçalanmaya çalışılıyoruz. Tabi biz bu anti-propagandaları boşa çıkarttık. Birlikteliğimizi koruduk. Mevcut süreçte bu birliktelik çok önemli. Biz zaten Kürt Konferansının yapılmasını, Kürtlerin birlikte hareket etmesinin önemi biliyorduk. Bu çerçevede çalışmalar gerçekleştiriyorduk. Şu kesin ki 3 büyük Kürt partisi müttefiktir ve olaylara yaklaşımları ortaktır. Burada yaşayan Kürt halkı, bu ittifakın bozulmasını istemiyor. Şu anda yaratılan Konseya Kurdiya Bilind (Yüksek Kürt Konseyi) çok iyi bir sonuç aldı. Halk arasında rahatlığa neden oldu. Ne zaman Meşa Yekîti (Birliktelik Yürüyüşü) olsa, halk müthiş heyecanlanıyor. Sizde bu yürüyüşlerden birinde çekim yaptınız, coşkuyu gördünüz. Kürt tarihinde geçmişte ilk kez, 12 Martta Batı Kürdistan’ da partiler eşliğinde değil, halk “Biz Kürdüz” diyerek sokağa çıkmıştı. Şimdi de ikinci kez Batı Kürdistan bu olaya tanıklık ediyor. Artık bunu herkes biliyor ki Kürtler herhangi bir parti ayrımı olamadan, hep beraber özgürlüğe doğru gidiyor. Ne kadar bu birliktelik, dış güçler tarafından bozulmak istense de, kimsenin buna gücü yetmeyecek. Başka güçlere bağlı çalışan Kürt partileri de ne zaman bu birliktelikten koparsa, eriyerek yok olacaklar. Eserleri bile kalmayacak. Kürtler şunu gördü ki ‘Yekîti’ (Birliktelik) çok güzel bir şey. Anladılar ki güçleri, birliktelikten doğuyor. Mesela Partiya Niştimani, konseyimizden gizli ve habersiz bir şekilde Türkiye Dış İşleri Bakanı Davutoğlu ile görüştüğünde, o partiye gönülden bağlı halk bize gelerek “Biz artık o partiden değiliz” dediler. Hatta dediler ki “Bunlar Kürtlerin yüzünü kara etti” Bu nedenle kim ki Kürt birliğini geri çekmeye ve bozmaya çalışırsa, halk onlara gerekli cevabı verecektir. Tüm dünya şunu bilmeli ki Batı Kürdistan askeri, siyasi ve ekonomik açıdan örgütlüdür. Suriye’ yi kazanmak isteyenler, Kürtlere yaklaşmak zorundadır. Amerika’da, Avrupa’ da, Rusya’da, İran’ da, Türkiye’de bunun içinde. Suriye’ yi kazanmak isteyen, Kürtlerin yanında olmalıdır. Bu yüzden bugün muhalefet bile diyor ki “Kürtler, dostumuzdur.” Meclisa Niştimaniya Suriye (Suriye Özgürlük Meclisi) önceden Kürtleri tanımıyordu. Kürtlerin olmadığını söylüyordu. Ama şimdi de diyorlar ki “Biz Kürtlerle görüşmeye hazırız” Türkiye, Kürtlerin adını bile duymaya tahammül edemezken, bu gün o da diyor ki “Kürtler orada var.” Bu Kürtlerin iradesinin Batı Kürdistan’ da ne düzeyde örgütlü olduğunun bir sonucudur.
Kürt partileri arasındaki anlaşmada ‘güvenlik’ konusu nasıl ele alınıyor? Olası bir saldırı için hazırlığınız bulunuyor mu?
Evet, 2004 yılından bu yana 12 Mart tarihinde, sistemin Kürt halkı üzerine saldırmasından sonra, Kürtler kendi savunma güçlerini oluşturmaya başlamıştı. Ama bu son süreçte Kürt illerinde yönetim halkın eline geçtiğinde, savunma gücümüzün olduğu ilanını resmi olarak yapmış olduk. Adı Yekitîya Parastina Gel (YPG – Halk Savunma Birlikleri). Halkı korumak demek, sadece askeri anlamda olmaz. Halk öyle bir düzeyde ki kendilerini her anlamda koruyabilir. Hem siyasi alanda, yani siyasi iradesini ortaya koyabilir. Hem kültürel ve dil açısından kendilerini savunabilir. Bu konularda da savunma mekanizmamız var. Hem de kentlerin asayîşleri, giriş ve çıkışları, adli olaylar, toplumsal sorunlar oluştuğunda, kentin düzeni için gerekli savunma gücü halk tarafından oluşturulmuş ve işlevli hale gelmiş durumdadır. Bir diğer güvenlik alanı ise Kürt bölgesinin sınırda olmasından dolayı, sınırların güvenliği. Mesela Efrîn, Kobanê gibi yerler Türkiye sınırı. Bir diğer sınır Arap sınırı. Kürtler sınırda güvenliği sağlamak zorunda. Tüm bu bölgeler Kürtlerin oluşturduğu ulusal Kürt savunma güçlerimizce, kontrol altında.
‘Tüm dünyada, kendi kimliğimizle tanınmak istiyoruz’
Güneyde federal bir yapı bulunuyor. Kürtlerin Ortadoğu’da ki statüsüzlüğü sona ermesinde şimdide Batı Kürdistan’da yaşanan gelişmeler var. Bu durum, Kürtlerin yaşadığı diğer bölgeleri nasıl etkileyecek?
İlk defa Kürdistan’ın bir bölümünde böyle bir örgütlenme gerçekleştiriliyor. Bu kültürel anlamda çok etki yaratacak. Şimdiden etkisini görüyoruz. Kuzey Kürdistan’ da ki halkımızın sınıra kadar gelip Batı Kürdistan’ da ki halkımızın devrimi gerçekleştirmesini, şölen ve etkinliklerle karşıladı. Denilebilinir ki tüm Kürt halkı, kendi özgürlüğünü bu halkın gelişmesinde gördü. Yani Batı Kürdistan’ daki halkın devrimini gören Kuzey Kürdistan, bu heyecanı, sevinci derinden hissetti ve sanki kendi özgür olmuş gibi düşündü. Bunun için buradaki örgütlülük derecesi ve bilinci, kazanılan tecrübe ve geçilen sınavdaki gelişmeler, direk diğer parçalara da yansıyacak. Özellikle de Türkiye sınırları içerisinde bulunan Kuzey Kürdistan’ da. Halbuki şunu da söyleyebiliriz ki, Kuzey Kürdistan halkının tecrübesi, buradaki halkımızdan daha fazladır. Özellikle örgütlülükte en üst düzeyde. Bu sistemin orada büyük darbe almasına neden oldu. Ama bundan sonra bir buçuk yıldır, Kürtlerin burada yaşadığı tecrübe, Kuzey Kürdistan’ da da etkisini bulacaktır. Kuzey Kürdistan’ da da kan durarak, barışçıl yöntemlerle, adım adım orası da burada aldığımız sonucu kazanacak. Orası da büyük bir serhildanla başarıya ulaşacaktır. Batı Kürdistan’ daki bu devrim, tüm parçalar üzerinde moral ve heyecan yarattığı gibi, Kürtlerin her anlamda statü kazanması için de ön açıcı olacaktır.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Bundan sonra, bizim önümüzde duran görev, şimdiye kadar elde ettiğimiz kazanımları nasıl koruyacağız? Bu esas görevlerimizden bir tanesi ‘Savunma’ dır. Bir diğeri de varlığımızı Demokratik Özerklik sistemini yaratarak, dünyaya kabul ettirmektir. Resmiyette, tüm dünyaya Demokratik Özerklik sistemin, doğru bir sistem olduğunu göstermektir. Kürtler tüm parçalarda özgür olduktan sonra, birlikteliği sağladıktan sonra, görülecek ki Kürtler etrafına zarar vermeyecektir. Çünkü Kürtler, sadece varlığını koruyor. Kültürünü yaşamak istiyor. Tüm dünya resmiyetinde, kendi kimliğimizle tanınmak istiyoruz. İsteğimiz budur. Kürtlerin, Türkleri, Arapları yada Farsları kırımdan geçirmek gibi bir isteği yok ki..
Bu kadar yoğun bir tempoda çalışırken, bize zaman ayırdığınız ve konukseverliğinizden dolayı teşekkür ederiz.
Size Batı Kürdistan halkı olarak tek isteğimizin her halk gibi kendi kimliğimiz, kültürümüz ve dilimizle yaşamak olduğunu belirtmek istiyoruz. Bu savaşın son bulması ve Ortadoğu’nun barışa kavuşması tek hedefimiz. Biz dünyanın ilk kadın haber ajansı olan JINHA’ nın Batı Kürdistan’ da ki gelişmeleri izlemek için, zor koşullarda buraya kadar gelerek haber yapmasından dolayı çok mutluyuz. Sizleri ve okuyucularınızı Kürt devriminin sıcaklığıyla selamlıyoruz.
Foto – Kamera: Hazal PEKER
(hp)
Devam Edecek..
YARIN: Halk Savunma Birlikler: Artık bizi başkasının yönetmesine izin vermeyeceğiz

