Bismilli tarla işçisi kadınlar: Bu adalet mi?

19:57

 


Mizgin TABU - JINHA 


AMED – Günlerini tarlada, güneşin altında 20 TL karşılığında çalışarak geçiren Bismilli tarla işçileri, tarlaya ya çocuklarıyla giderek, onlarla çalışıyor, ya da çocuklarını evde bırakıp gidiyor. Bizi çok sıcak karşılayan işçiler, hem çalıştı, hem de yaşadıkları zorlukları anlattı: “Küçücük olan çocuklarımı tarlaya getiriyorum. Çocuklarıma tarla işi yaptırıyorum. Bu küçük çocuklara iş yaptırılır mı? Bende çocuklarımın şimdi denizde, sahil kenarında olmasını isterdim. Çocuğumun sırtına torbalar yükleyip30 metreuzağına kadar taşıttırıyorum. İş yüzünden okula bir gün gidiyor, dört gün gitmiyor. Bu adalet mi?”


 


Sabah erken saatlerinde tarlada güneşin altında saatlerce çalışan Bismilli tarla işçisi kadınlar, aynı zamanda tarla sonrası da evde çalışıyorlar. Kadın olmaktan dolayı sorumlulukları artan tarla işçileri, çocuklarını zaman ayıramamaktan ve çalıştıklarının karşılığını alamadıkları için ailelerini geçindiremediklerinden yakınıyor. İşçiler, ürün alım fiyatının az olmasının, geçimlerini sağlayamamalarının temel nedenlerinden biri olduğunu söylüyor. Günlük 20 TL karşılığında çalışan kadınlar, tarlaya ya çocuklarıyla giderek, onlarla çalışıyor, ya da çocuklarını evde bırakıp gidiyor. Bizi çok sıcak karşılayan işçiler, hem çalıştı, hem de yaşadıkları zorlukları anlattı.


Günün erken saatlerinden itibaren tarlaya patlıcan, salatalık, domates, biber toplamaya gittiklerini belirten 6 çocuk annesi Vesile Baran, en küçüğü bir yaşında olan çocuğunu evde bıraktığını ve bütün gün çocuğuna bir zarar gelme korkusuyla yaşadığını dile getiriyor. Diğer çocuklarını ise beraberinde tarlada çalışmaya götürdüğünü söyleyen Vesile, “Küçücük olan çocuklarımı tarlaya getiriyorum. Çocuklarıma tarla işi yaptırıyorum. Bu küçük çocuklara iş yaptırılır mı? Bende istiyorum çocuklarım şimdi denizde, sahil kenarında olsun. Bizim çocuklarımızın yaşam hakları böyle mi olmalı? Çocuğumun sırtına torbalar yükleyip30 metreuzağına kadar taşıttırıyorum. Çocuğum iş yüzünde okula bir gün gidiyor, dört gün gitmiyor. Ne yapabilirim? Tek geçim kaynağımız tarla, oda geçimimiz için yeterli olmuyor” diyor. Başbakan Erdoğan’ın 3 çocuk yapılmasına ilişkin konuşmasını hatırlatan Vesile, AKP hükümetinin çocuk sayısını belirlemek yerine, halkın emeğinin karşılığını alabileceği bir hayat yaşaması için çalışmaları gerektiğini söylüyor.


‘Çocuklarımıza bakamıyoruz’


Ektikleri üründen yeterince kazanç sağlayamadıklarını, her sene fiyatların düştüğünü aktaran Vesile, tütün ekmelerinin yasaklandığını, sigaranın ya satışının yapılmamasını, ya da tütün ekimine izin vermeleri gerektiğinin altını çiziyor. Geçim kaynaklarının ellerinden alındığını söyleyen Vesile, “Sigarayı dışarıdan getirtiyorsun, kendi halkının geçim kaynağını elinden alıyorsun. Müslümanlığın adaleti böyle olmamalı” diyor.


Tarla çalışması sonunda eve döndüklerini ve ev işi yaptıklarını dile getiren Vesile, “Tarladan eve gittiğimde hamur yoğur, ateşte ekmek pişir, havalar çok sıcak ve oruçluyum. Bir de akşama yemek yap. Bu adalet mi?” diye soruyor. Küçük yaştan itibaren tarlada çalıştığını belirten Besra Çetinbaş, tarla da çalışmanın çok zahmetli bir iş olduğunu ve başka bir geçim kaynaklarının olmadığını dile getiriyor. Tarla da çalışmaktan çocuklarına zaman ayırmadıklarını aktaran Besra, “Sabahtan akşama kadar çalışıyoruz. Günlük aldığımız para 20 TL. Siz söyleyin bu paraya geçim olur mu? Çocuklarımız evde yalnız kalıyorlar. Sokakta büyüyorlar. Doğru dürüst çocuklarımıza bakamıyoruz” diyor. Yaşamdan ne beklediğini sorduğumuz Besra, “Aslına bakarsan, paradan da önemli olan halk olarak yaşadığımız sorunların çözümüdür. Kürtçe dilimiz resmi olsun, haklarımızı alalım da aç kalalım diyoruz” diyor.


‘Tarladan sonra ev de çalışıyoruz’


Günün bütün zamanı tarlada güneşin altında çalışarak geçirdiklerini belirten Şükran Oğur, “Geçimizi tarladan sağlıyoruz. Ona da pek geçiniyoruz denmez. Ürün alım fiyatları çok az” diyor. Eşinin maaşlı bir işi olmadığını dile getiren Şükran, “Domatesi pazara götürüp, kilosunu 25 kuruştan satıyoruz. Patlıcan desen aynı. Bu fiyatla nasıl geçim olsun. 13 yaşındaki oğlum pazarda çalışarak geçimimizi sağlıyor. Evde çalışan olan tek oğlumdur. Büyük oğlum şu an cezaevinde, eşimin işi de yok çalışmıyor” diye ekliyor. Dört tane çocuğu olduğunu ifade eden Şükran, evde çocuklarını yalnız bırakarak tarlaya çalışmaya geldiğini aktarıyor. Tarladan sonra evde çalıştığını söyleyen Şükran, “Kadının yaptığı iş zordur” şeklinde konuşuyor. 


Görüşmemizin ardında, tarla işçilerinin çocukları tarafından söylenen şarkılarla bizi uğurluyorlar.


Foto – Kamera: Mizgin TABU


(ha/hp)