Kadınlar: Barışa olanak sağlamayan boş bir paket
08:42
Sarya Gözüoğlu – Hicret Çiftçi / JINHA
AMED- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Demokratikleşme paketi”ni değerlendiren kadınlar, pakette çözüm sürecini karşılayabilecek maddelerin yer almadığına tepki göstererek, kadını tanımayan, barışa olanak sağlamayan boş bir paketle karşılaştıklarını söyledi.
Kadınlar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Demokratikleşme paketi”ne ilişkin düşüncelerini dile getirirken, ortak noktaları barış istemi ve Kürtlerin haklı taleplerinin karşılanmasıydı. Kadınların konuşmalarında, Kürt halkına barış sürecinde boş umutlar vaat edildiği ve açıklanan paketin bütün beklentileri boşa çıkardığı düşüncesi dikkat çekti. Pakete ilişkin konuşan Gulê Baş, Başbakan’ın okullarda anadilde eğitim-öğretime izin vermemesine ilişkin, “Yapmazsa yapmasın dil bizim dilimiz zaten biz konuşuyoruz” ifadelerinde bulundu. Demokratikleşme paketinin bir hiçten ibaret olduğunu ve hiçbir beklentiyi karşılamadığını ifade eden Gulé, “Cezaevindeki tutuklular için beklentilerimiz vardı. Onu da yapmadı” diye konuştu. Kadınları tanımayan ve barışa olanak sağlamayan bir paketle karşılaştıklarını kaydeden Gulé, “Pakette kadınlar için, barış için, anneler için bir şey yoktu. Benim kızım şehit düştü benim yüreğim yandı başka bir annenin yüreği yanmasın diyoruz” sözlerini ifade etti.
‘Bizim için barış Önderliğimizin özgürlüğüdür’
Diyarbakır’da 21 Mart Newrozu’nda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın başlattığı barış sürecine dikkat çeken Gulé, “Bu sürecin barış ile sonuçlanmasını istiyoruz. Bizim için barış Önderliğimizin özgürlüğüdür. Önderliğimiz olmadan asla barış gerçekleşemez” şeklinde konuştu. Başbakan’ın her seferinde PKK Liderinin ve Kürt halkının çabalarını boşa çıkardığına işaret eden Gulé, “Başbakan ne umut ediyor. Yalan dolandan başka yaptığı başka bir şey yok. Biz onu niye bekleyelim ki. Biz Kürtler başaracağız. Allah’ın yardımı, Önderliğimizin ve gerillalarımızın yardımıyla kendimiz barışı getireceğiz” ifadelerinde bulundu. Maşallah Işık Aslan, “7 yıl önce PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın başlattığı barış sürecine değinerek, “Önderliğimizin başlattığı kutsal bir süreç vardı. Ancak Başbakan bu süreç için hiçbir adım atmadı ve hazırladıkları paket de boş çıktı. Sanki Başbakan aklını yitirmiş gibi. Kendine nasıl yakıştırdı” sözlerini kaydetti.
‘70 yılda geçse biz o paketi benimseyemeyeceğiz’
Kürtlerin yıllardır kendi diliyle yaşamını sürdürdüğüne işaret eden Maşallah konuşmasında, “Biz zaten Kürdüz, zaten kendi dilimizi konuşuyoruz. Dili Allah bize vermiş Başbakan bize vermemiş. Önderliğin başlattığı süreçle annelerin gözyaşları durdu. Anneler artık biraz daha rahat uyuyorlar” dedi. Maşallah, açıklanan paketle birlikte her şeyin tersine dönmesinden endişe ettiklerini belirterek, “70 yılda geçse biz o paketi benimsemeyeceğiz Biz kendi gücümüzle önderliğimizin, gerillalarımızın, tutuklularımızın gücüyle başaracağız” sözlerini ifade etti. PKK’lilerin Öcalan’ın başlattığı barış sürecine uyarak, geri çekildiğini kaydeden Beyam Kanar, “AKP’nin bu süreci heba edecek. Geri çekilme oldu ancak somut adımlar atmıyor. Pakette çözüm sürecini karşılayabilecek bir madde yok. Açıkladığı paket boş bir pakettir sadece kendisine yarıyor. AKP’nin seçim politikalarına yarıyor” diye konuştu.
‘Tek isteğimiz barışın sağlanması’
Kadınların tek isteğinin barış ortamının sağlanması ve akan kanın durdurulması olduğuna işaret eden Beyam, “Madem Başbakan sürecin iyi gitmesi için çabaladığını söylüyor. Bir taraftan Rojava’da Kürtlerini katletmek için El Kaide örgütüne destek veriyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Başbakan Fethullah Gülen ile birlikte Rojava’da kirli politikalarını yürütmek için oraya asker göndermek istiyor” şeklinde konuştu. “Aslında hem gerilla bizim çocuğumuzdur, hem de asker bizim çocuğumuz” ifadesinde bulunan Beyam, “Başbakan Rojava’ya asker göndermek gibi bir hakkı yoktur. Onun çocuğu Amerikalarda yaşıyor. Trilyonlar değerinde gemileri oğluna alıyor. Onun umurunda değil bizim çocuklarımız ise savaşlarda ölüyor” dedi.
(hç-sg/mg)

