‘KCK’ ana davasına Hüseyin Çelik’in açıklamaları damga vurdu

16:06

JINHA


AMED  – “KCK” ana davasının ara karar duruşmasına, AKP Genel Başkanı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik’in açıklamaları damgasını vururken müdafi avukat Meral Danış Beştaş, açıklamanın yargıya bir müdahale olduğunu, mahkemenin Hüseyin Çelik hakkında suç duyurusunda bulunması gerektiği ve mahkemenin bu açıklamanın etkisinde kalmadığını göstermek için tüm tutukluları tahliyesi yönünde karar vermesi gerektiğini belirtti.


"KCK" ana davası kapsamında aralarında milletvekilleri, belediye başkanları, insan hakları savunucularının da bulunduğu 97'si tutuklu 175 Kürt siyasetçinin Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden 59'uncu duruşmasının 16'ncı oturumunun ara karar duruşması müdafi avukatların savunmaları ile devam ediyor. İlk olarak müdafi avukatlardan Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi söz alarak, savcının okuduğu mütalaaya tepki göstererek “savcının okuduğu mütalaanın insan haklarını kapsayacak hiçbir yanı yok. Bu dava çok büyük bir toplumsal soruna neden olmuştur. Bu davaların yargıçları toplumun bu beklentilerini göz önüne alarak karar vermelidirler. Bu beklentiler göz ardı edilemez” dedi.


‘Leyla ve Sara siyasi parti çalışmalarından dolayı tutukludur’


Leyla Deniz ile Sara Aktaş’ın savunma avukatlarından Rahşan Bataray söz alarak, “Bu iki kadın da kadın etkinliklerine, siyasi parti çalışmalarından kaynaklı tutukludur. Gizli tanık sadece kendisini DÖKH üyesi olduğunu söylemiş ve bu delil olarak dosyaya alınmış. Yine Sara Aktaş’ın Diyarbakır doğumlu ve Mersin’de yaşıyor demiş. Oysa Sara Aktaş Mersin’de değil Iğdır’da yaşıyor ve Iğdırlıdır. Sara Aktaş’ın yurt dışı geliş ve gidişleri de delil olarak gösterilmiş. Ancak gidilme nedenleri dosyada yer almıyor” diyerek, Leyla ve Sara’nın tahliye edilmesini talep etti.


Mahkemenin ‘Kürt  toplumu’ ifadesine müdahalesi  


Ardından söz alan müdafi avukatlardan Servet Demir, savunmasında “Kürt toplumu” ifadesini kullandığından kaynaklı mahkeme başkanı müdahalede bulunarak, “Kürt toplumu sözcüğü kabul edilemez, sınırları aşmayalım” ifadesinde bulundu. Ardından söz alan Batman Baro Başkanı Ahmet Sevim, sanıkların siyasi kimliklerinden kaynaklı yargılandıklarını, bu siyasi kimliklerinin göz ardı edildiği taktirde bağlı bulundukları siyasi partinin resmi tüzüğünün içi boşaltılmış olacağını ifade etti.


‘Mahkeme Hüseyin Çelik hakkında suç duyurusunda bulunmalıdır’


Duruşma verilen aranın ardından müdafi avukat Meral Danış Beştaş’ın söz alması ile başladı. İlk olarak bu gün AKP Genel Başkanı ve AKP Genel Sözcüsü Hüseyin Çelik’in yaptığı açıklamayı okuyan Meral, “KCK” ana davasında ara kararın verileceği bir günde bu tür bir açıklamanın yapılmasının manidar olduğunu ifade etti. Meral, “Bu açıklamanın şimdi biz neresinden tutacağız. Mahkeme Hüseyin Çelik hakkında suç duyurusunda bulunmalıdır. Bu açıklama yargıyı etkisi altına alma ve yargıya bir müdahaledir. Bu ülke nasıl bir hukuk devletidir ki bu kadar rahat bir şekilde hukuka müdahale ediyorlar. Söylemekten dilimizde tüy bitti. Bu dava siyasi bir davadır” dedi.


‘Hüseyin Çelik, kime, nasıl, niçin talimat veriyor?’


“KCK” ana davasının müdafi avukatları olarak AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Hüseyin Çelik hakkında mahkemenin suç duyurusunda bulunmasını talep ettiklerini ifade eden Meral, “Savcı bu davanın dosyasını okumuş değil. Bu dosyayı okuyan bir savcı nasıl olurda bu kadar kişi için tutuklama talebinde bulunuyor. Hüseyin Çelik, kime, nasıl, niçin talimat veriyor. Kuvvetler ayrılığı ilkesini çiğnediği, kendi görev sınırlarını aştığı, yargı erkini etkilediği için suç duyurusunda bulunulmalı. Bir parti genel başkan yardımcısının ‘Onlar tutuklu kalacak’ sözünü söyleme yetkisi yok. Burada yargılananlar dağdan inerek, silahları bırakarak, demokratik siyasete başladılar ama yine de tutuklandılar. Demokratik pakette KCK davaları ortada. Neden silahlı güçler silahlarını bırakıp gelsinler? Biz savunma avukatları demokratik siyaset kanallarını açmaya çalışırken, yaklaşımlar kapatmaya çalışmaktadır. Savcıda tutukluluk halinin devamını isteyecek kadar ilgisiz. Mahkeme bu açıklamanın tesirinde ve etkisinde kalmadığını göstermek için tüm tutukluların tahliyesini vermelidir. Aksi halini kabul etmiyoruz” uyarısında bulundu.


‘Bu dava ile hukukçuluk kimliğimizde kırılmalar yaşadık’


Avukat Reyhan yalçındağ, “Bu dava ile hukukçuluk kimliğimizde kırılmalar yaşadık. Bu hukuka aykırı yargılamaya bugün bir son vererek, bütün müvekkillerimizin serbest bırakılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.  Avukat Mustafa Özal ise, “Kuvvetler ayrılığının cari olduğu bir ülkede, Hüseyin Çelik’in açıklamalarına ilişkin hukuki bir süreç başlatılması zorunluluktur. Buradakiler tutuklu değil, rehinedir. Hüseyin Çelik’in açıklamalarından bunu anlıyoruz” sözlerine yer verdi.


Duruşma müdafi avukatların savunmaları ile devam ediyor.


(gk/mg)