‘AKP kadına ‘muğlak’ kavramlar kullanmayan bir paket borçludur’

14:59

JINHA


İSTANBUL –  Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, AKP’nin kadına temel hak ve özgürlükleri sınırlamak üzere, “genel ahlak”, “adap” ve “kamu düzeni” gibi muğlak kavramlar kullanmayan bir paket borçlu olduğunu söyledi.  


 Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, kadın cinayetlerine ilişkin değerlendirme yaptı. Gülsüm, kadın cinayetlerini durdurmaya yönelik verdikleri mücadeleye değinerek, “Eylül ayında hayatı kurtulan kadın kardeşlerimiz var, yani daha az sayıda kardeşimiz hayatını kaybetmiş. Hem de AKP’nin her gün bir yenisini ekleyerek sürdürdüğü kadın düşmanı siyasetine rağmen böyle olmuş. Bu sonuç, kadın cinayetlerini durdurabileceğimizin ve AKP’nin her gün ihlal etmeye çalıştığı her tür hakkımızdan asla vazgeçmeyip alacağımızın umududur, göstergesidir” dedi.


‘Hukuk bir ölçeğe göre bedel belirliyor’


Münevver Karabulut cinayetine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Gülsüm, “Münevver Karabulut için manevi tazminat konusu gündemde. Ve yine kadın cinayeti gibi başka hiçbir şeye benzemeyen bu ağır olguyu hafifletmeye çalışan değerlendirmeler de yapılabiliyor. Söz konusu olan adı üstünde ‘manevi tazminat’ ama sadece para miktarı konuşuluyor. Mevcut hukuk ister istemez bir ölçeğe göre bedel belirliyor ancak bu konu sadece bedel miktarı konuşularak mı ele alınmalıdır? Bu sırada öğreniyoruz ki, Cem Garipoğlu ailesi davayla birlikte el çabukluğu ile üzerindeki mal varlıklarını devretmiş bile” sözlerini ifade etti.


‘AKP kadına borçludur’


Gülsüm, “AKP’nin kadınlara, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlayan, kadın cinayetlerine dur diyen, tüm cinsiyetçi yaklaşımlara son veren, toplumsal cinsiyet eşitliğini hem kanun önünde hem de uygulamada fiilen sağlayan ve pozitif ayrımcılık ilkesini esas alan, kadın cinayetlerinin insanlık suçu olduğunu kabul ederek, bu cinayetlerin ve kadına yönelik şiddetin engellenmesi için her tür önlemi geliştiren, sığınma evlerini yaygınlaştıran, kadınların özgür seçimlerine bağlı olarak doğurganlık haklarını destekleyen, ev işleri ve tüm bakım hizmetlerini kadın işi olmaktan çıkarıp toplumsallaştıran, yemekhane, çamaşırhane, kreş, anaokulu gibi kurumları yaygın ve sürekli hale getiren, istihdam politikalarında, işe alma ve ücrette cinsiyetçi uygulamaları engelleyen, kadın-erkek emeğini eşitleyen, ev kadınlarını işgücü sayarak istihdam edilmelerinin önünü açan, LGBT bireylerin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli uğradığı ayrımcılığa karşı olan, eşitlik maddesinde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği de ayrımcılık kategorileri arasında sayan, temel hak ve özgürlükleri sınırlamak üzere, ‘genel ahlak’, ‘adap’, ‘kamu düzeni’ gibi muğlak kavramlar kullanmayan bir paket borçludur” dedi.


(mg)